evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Birol  ÖZTÜRK

Birol ÖZTÜRK

AĞANIN FARESİ

Orda bir köy, köyde bir deli varmış...

 

O köyün de, komşu köyün de, o köyün delisinin de, komşu köyün delisinin de ve de tekmil köylerin bilcümle mahlûkatlarının sahibi bir ağa varmış... Allah bir, ağa iki!

 

Hâli pürmelâli ne kadar perişansa köylünün bir o kadar rahat ve huzur içindeymiş ağanın hâli, dirliği...

 

Badem yağıyla parlattığı kaytan bıyıklarını itinayla tarayıp, der daim boyalı körüklü çizmesini çekermiş dizlerine kadar. Has kumaştan cepkeninin cebinden sarkarmış altın kösteğinin altın zinciri, tam yirmi dört ayar. Rengeli fötür şapkası başında ve ucu boncuklu, sapı sığır derisi kırbacı elinde, sağ yanında kâhyası, sol yanında sırtı tüfekli köy bekçisiyle, körüklü çizmesinden gırç gırç sesler gelerekten, köyün tozlu, tezek kokulu yolundan varırmış kahvehaneye.

 

Ağa kahvehaneye girdi mi, delisi velisi bi hizaya gelip, ağayı hoş kılacak, eğlendirecek şeyler yapmanın telaşına düşermiş.

 

En kolayı da delinin işiymiş; deli ya, yaptıklarından ağa hoşnut olsa da, olmasa da “Delidir işte” nin arkasına sığınırmış.

 

Bir gün ağanın cebinden el kadar yeşil bi kadife düşmüş. Bu kadifeyi körüklü çizmesini her an parlatmak için taşırmış ağa cebinde. Deli, kadife parçasını önce fare sanıp bi irkilmiş. Maymun gibi cıyaklayıp, çekirge gibi zıplamış. Bu hâli de ağayı çok güldürmüş. Delinin fare korkusunu fark eden ağa, kulundaki bu zayıflıkla hunharca eğlenmeye başlamış, neredeyse her gün.

 

Kadife parçasını delinin ayaklarının dibine atıp, onun acayip hayvanlara benzeyen çırpınışını kahkahalara boğularak seyredermiş. Sonra da;

 

“Var git konağa, sana un, ekmek, yağ, tuz” versinler dermiş.

 

Talimatı alan deli, ayakları kıçına vuraraktan ok gibi fırlarmış, konaktan yana.

 

Bazen yumurta, bazen şeker, bazen buğday, patates, soğan... Artık o an aklına ne gelirse ondan verirmiş ağa, eğlencesinin diyeti olaraktan deliye.

 

Ağa delinin korkularıyla eğlenerek gününü şen ederken deli de, korkularını ağaya eğlence ederek yolunu bulup gidiyormuş. Ömür dediğin de böylece geçip gidiyormuş işte.

 

Bi gün ağa şehre gitmiş. Uzun da kalmış şehirde. Deli çok fazla uğramaz olmuş kahvehaneye ağasız o günlerde. Her gün ağanın kahvehaneye geliş saatinde uzaktan bi kolaçan edermiş, ağanın olmadığını görünce de ayağını sürüye sürüye çeker gidermiş.

Yine böyle bi gün, uzaktan bakmaktaymış deli.

 

“Yahu hele gel. Bi çay iç” demişler.

 

Gönülsüz gönülsüz gelmiş deli. Her yanını tahtakurusu yemiş gıcırdayan bi sandalyeye ilişmiş. İnce belli, sırtı hareli bardakta gelmiş zift gibi demli çay. Beş şeker atıp “çan çan çan” diye karıştırmış çayını deli ve “Füüüüüt” diye çekmiş koca bi yudum. “Eehhh” diye damağını şaklatıp da pislikten kararıp çatlamış elinin tersiyle silmiş, elinden daha pis ağzını.

 

Üst baş perişan, bi ip çeksen kırk yama dökülecek, yalın ayak, başıkabak, karnı aç fukara bi köylü, ağaya öykünmüş ve birazcık eğlenmek istemiş ağa gibi. Delinin ayağının dibine bi kadife atıvermiş. Deli, göz ucuyla bakmış. Hiç oralı olmamış.

 

“Füüüüüüt” diye, bi yudum daha içmiş çaydan.

 

“Her hâlde görmedi” diye düşünmüş köylü, eğilip almış yerden kadife parçasını ve bu defa göstererek atmış yere. Delide yine bi kıpırtı yokmuş. Fukara köylü bir iki daha denemiş, deli ııı ıııh!

 

Fukara köylü bi anlam verememiş tabi bu işe. Ağanın attığı kadifeden kudurmuş it gibi korkan, ağzından köpükler, salyalar saçarak hoplaya zıplaya kaçan deli, sanki bu deli değilmiş.

 

“Neden korkmadın be?” diye sormuş deliye, köylü.

 

Deli şöyle bi bakmış tepeden tepeden, köylünün dökülen perişan hâline.

 

“Ben bi tek ağanın faresinden korkarım” demiş. 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.