evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Birol  ÖZTÜRK

Birol ÖZTÜRK

ŞEHİRLERE BOMBALAR YAĞARDI HER GECE…

 Hiç bombalanan bi şehirde kalakaldın mı?

 

Düşüncesi bile korkunç!

 

Islıklar çalarak gökten inen bombalar, değdiği yerde, mutlak ölümcül bir ısı yayarak patlıyor ve tahrip gücü kıyametten beter! Taş taş üstünde kalmazken, şehrin geçmişini, bugününü ve geleceğini harabeye çeviriyor, korkunç!

 

Ve muhakkak ki savaşlarda en çok ve en ilk çocuklar ölür.

 

2015 yılının Ağustos ayında Damascus’a işte böyle, bombalar yağar.

 

“Şehirlere bombalar yağardı her gece”

 

Yazık, şarkılardaki gibi olmuyor işte! Ölüm, nereden gelirse gelsin; gelmesin!

 

Yusra ve Sarah iki kız kardeş... Tüm varlıkları, dünyaları, Yusra’nın elindeki valiz... Göğünden ölüm yağan “Vatan” dedikleri Suriye’den kaçmaktı, hayatta kalmak.

 

Tüm kentin tüm ayrıntıları bombalarla yok edilirken, Yusra ve Sarah yıkıntılar arasına saklamıştı bir yudum canlarını, kara gözlerinde keder ve korku...

 

Yıkıntılar arasından çıkıp koşmaya başlar iki kardeş ve bi duvarın önüne gelirler, yüksekçe. Valizi duvarın öte yanına atar Yusra, sonra da kendilerini. Duvarın öte yanında kendileri gibi otuz kişi daha, meymenetsiz insan kaçakçıları kılavuzluğunda Lübnan’a doğru yola çıkarlar. Saatlerce yürüyüp varırlar Lübnan’a, şehirlerinin göğünden bomba yağmayan, göğü yıldızlı yerlere.

 

Lübnan sınırına geldiklerinde yüz elli metre kadar ötede, damı maviye boyalı bi evi gösterir meymenetsiz insan kaçakçısı.

 

“Koşarak o eve girin” der.

 

Koşar Yusra, koşar Sarah... Sığınırlar mavi damlı eve, birkaç gün. Valizleri ve umutları yanlarında…

 

Birkaç gün sonra uzun bir yolculuğa çıkarlar... Yolculuk önce Türkiye’ye... Türkiye’de başka insan kaçakçıları kılavuzluğunda Yunanistan’ın Lesbos Adası’na...

 

Şehirlerine bomba yağmadan evvel hiç bilmezdi bu coğrafyaları Yusra! Lübnan üzerinden Türkiye’ye kaç saatte gidilirdi mesela? Türkiye’nin enlem ve boylamı, iklimi ve de nüfusu neydi? Ege Denizi neredeydi? Lesbos Adası, harbiden var mıydı öyle bi yer?

 

“Bu bir kılıçbalığının öyküsüdür/yazılmasa da olurdu”

 

Türkiye’ de bi balıkçı kasabası ve yine meymenetsiz insan kaçakçıları... Çok yıldız varmış gökte o gece. Yerde, Yusra ve Sarah dahil yirmi mülteci, sığınmacı, kaçak; adına ne dersen yani... Ben, sadece “İnsan” diyebildim, insan... İnsan be, in-san...

 

Gökte çok yıldız yerde bi tekne vardır yirmi insandan da mühim. Çünkü kılıçbalığını yeni sulara götürecek akıntıydı o tekne ve taş çatlasın on kişilikti. Yirmi kişi, balık istifi doluşur on kişilik tekneye, tırrrrrrrr çalışır motor... Ege’nin suları köpüklenir teknenin iki yanında, bi ağustos gecesinde. Bi müddet sonra tık diye susar motor... Sırayla asılırlar küreklere, ne çare... Güç yetmez... Umut tükendi tükenecek... Ege’nin kara sularının sulanırken ağzı, yeni kurbanları için; Yusra ve Sarah atlar Ege’nin kara bağrına... Ayaklarına bağladıkları iplerle tam üç saat yüzerek çekerler, içine on sekiz insanın sığındığı tekneyi, kıyıya...

 

Yusra, yorulmuştur. Yorulmuş ama başarmıştır. Tıpkı olimpiyatlarda yarıştıktan sonra yaptığı gibi sırtüstü yataraktan suya, dinlenir Yusra...

 

Yusra Mardini!

 

Olimpik yüzücü, Suriyeli...

 

Yusra ve Sarah, Ege’de o gece on sekiz insanın canını çekip almıştı Azrail’in elinden ve o geceden tam bir yıl sonra kendisi gibi dokuz yüzücüyle olimpiyatlarda kulaç atarken kararıyordu Ege Denizi...

 

Savaş kötüdür azizim... Tüm insani, vicdani hikâyeleri bombalar savaş! Savaştan yana olma n’olur! En boktan barış bile en kallavi savaştan evladır!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.