Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Ânestünârâ... (BİR ATEŞE YAKLAŞTIM)

I

 

Ne yana geçsem öbür yanda yanar ateşin

Zamanı ve gücümü soğurur azgın bir ırmak

Bütün kaybettiklerim sensin ve bilmediklerim

Gittim mi dikine giderim bu yüzden

Düştüm mü başüstü düşerim

 

Sınamayı seversin, bu senin eski oyunun

Bense yanılmaya tutkunum

Hem sana tutkunum

Hem ortadayım

Nöbet davulları çalarım rüsvay oldukça

Kapıma karışık notlar koyarlar

En muzip yanımla dönerim sabaha

Ve senden uzağa

Ve sana,

 

Sen, sen, sen ki ne belalar gördüm senin yüzünden

Beni "BELA" ile yıkadığın günden beri

Kızgın şerbetler içtiğim senin sofrandı

Damgaladın da ortada koydun köleni.

 

Gel diyorsun

Bense kaza çukurunda çürüyen atlar gördüm

Kanatları yanmış anka kuşlarını yol boylarında

Yol boylarında yosun tutmuş gemiler gördüm

Usta kılavuzlar gördüm şaşkınlık batağında.

 

Dön diyorsun

Nasıl yüzyüze geliriz, yüzsüzler şahıyım ben

Hadd-i müntehadayım, bir kıyl ü kal içindeyim

Hiç bir yerde tarifim yok sanki muhal içindeyim

Büzüldükçe üzerime kurar çadırını korku

Söyle neyim

Yakup muyum

Yusuf muyum

Kuyu mu?

 

II

 

Bu gam viranesinin baykuşuyum ben

Kendi canı üzre tüneyen

Leyla'ya namertlik talim ederim

Bu gönül şarında

Ne bana göre iş, ne başka urba

Bir deli sarkaç olurum kulpuna tutunur da

O yana giderim ordasın

Bu yana gelirim burda

Korkudan öldürme beni

Leyla

Bırakma ellerimi

Merdoğlu mertler aşkına!

 

Mekteplerin bir garip ladeniyim ben

"Lâ"de kaldı tedrisim bu yüzden

Bu yüzden gözlerimi bağladılar

Şimdi hangi yana gitsem yeridir

Şimdi bütün zamanlar leylidir

Bana "Lenterani" deme, ben bilmem

Beni ara yerde mahzun bırakma

Leyla!

 

III

 

Kem sualler giyindim serkeşlik meydanında

Göğe taşlar savurdum dönen olmadı

Hiç adını sormadım adımı çağıranın

En yüksek kuşlardan yüksek uçtum gönül kanmadı

Ne korkular taşladım ardı arkası gelmeyen

Tuttuğunu koparan ne vehimler gördüm ben

Aklın sultanlarından seni bilen olmadı

Seni şanına uygun bilgiyle bilen olmadı.

 

Kulluğa soyunmuşum sultanlar sultanına

Her şeyin tamlığı sensin oysa

Bütün armağanları vareden sen

Ey güzeller güzeli

Ben huysuzum

Töresizim

Tut ipimi

Eşiğine kelp yerine bağla beni

Velvele gününde dost meclisinin.

 

İşte ortasındayım bu konuşan "Sin"in

Sen nazar kılmazsan canlı olamam

Topal vezinlere uyarım söz öğretmezsen

Kelamın sahibi sensin

Ve başlatan

Ve bitiren.

 

And bozmama ses etmeyen sahibim

İşime karışmazsan aklım karışır

Sensin geceye ve güne kefilim

Ekmeğe ve suya

Ve gölgeden çıkan serin uykuya

Seni reddeden hürriyeti reddederim!

 

IV

 

Mucize söyleyen tutiler tutuşup gitti

Dürüldü sancak ve gitti gam askerleri

Gönül kanı sunan gülgûnkaseler çoktan kırıldı

Tecelligahvasfeyleyen bir tecellüdüm ben

Yazık, yazık ki nasibim yok bu bahisten.

 

Şimdi bu kalp  Leyla'ya nasıl sunulur

Bu denize yağmaz o eski yağmur

Lütuf ve kerem sahibi Leyla

Göğün ve yerin sahibi Leyla

Ne söyleyim -ki- sözüm muhtaç sana

Burdasın

Uyanıksın

Varsın ya!

 

Şükrü KARACA


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?