OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Anladık ki türkün Türk’ten Müslüman’ın Müslüman’dan başka dostu yok. Dostu dışarıda olanda sonunda namussuzluk yapıyor.

*

Aslında uluslararası ilişkilerde dostluk diye bir kavram da yok, çıkar ilişkisi var ve süreci yönetme var. Güçlü olan ve stratejiyi doğru kullanan kazanıyor.

Güçlü olamazsak güçlülerin maskarası oluruz. Güçsüzlüğümüzle dengeli kararlar veremeyiz, dünya deniz biz tekne savrulur dururuz. Bir Rusya bir ABD bir İsrail derken, dün katil dediğimize bugün müttefik demek zorunda kalırız.

*

Anlaşıldı ki...

Mevcut yönetim tarzımızla orta gelir tuzağından kurtulamıyoruz.

Açılış kapanış plaket torpil adam kayırma 08.00-17.00 gitme-gelme vb. uygulamalarının dışına çıkamıyoruz.

Yaylalar boş duruyor, birileri sadece konuşuyor bir şey yapmıyor.

Tarım kuşağı mevcut haliyle her geçen gün geriye gidiyor, verim düşüyor üretim kalitesi yerinde sayıyor veya düşüyor, insanlar tarımdan geçinemiyor ve terk ediyor. Tarım teşkilatları maalesef bu süreci yönetemiyor dönüştüremiyor, bir şey desek alınıyor kırılıyor, tam bir kısır döngü...

Şehirleşmeden zaten betonlaşmayı anlıyoruz. 20 yıldan beri ilimizde yapılanların neredeyse tamamına yakını kentsel dönüşüm kapsamında yıkılmayı ve yenilenmeyi bekliyor. Şimdi bu kafayla yaptıklarımız ise en fazla 30 yıl sonra yıkılacak yenilenecek. Tamamen israf...

*

DÖNÜŞÜM ŞART...

Mülki idare sistemi komple çöktü dönüştürmemiz gerekiyor,

İl ve ilçelerimizde KÜMELENME yaklaşımı ile kalkınma adımları atmamız gerekiyor,

100 yıllık kalkınma planlarımızı kamu yerel özel ve sivil tüm taraflarla birlikte ve yerelin öncülüğünde il ilçe hazırlamamız gerekiyor,

İnsan kaynağımızı bir insanı dahi ihmal etmeden her insanına devlet başkanı yetiştirir hassasiyetiyle yaklaşarak dönüştürmemiz gerekiyor.

Neredeyse her konuda çuvallamış durumdayız, Özetle bakış açımızı ve yönetim tarzımızı dönüştürmemiz gerekiyor.

*

Güçlü olmak için...

Yeni bir kalkınma hamlesi başlatmamız gerekiyor,

Bu hamlenin illa da merkezden yerele olması şart değil, yerel yönetimler olarak büyükşehir belediyesi öncülüğünde bu hamleleri yapmak mümkün...

Bugünkü konumuz aslında “kalkınma önemli ama kalkınmadan kastın yüksek teknoloji olması gerekiyor” şeklinde. Bunun içinde yerel yönetimlerin yapacağı en kestirme yol “İHTİSAS ÜRETİM BÖLGELERİ, İHTİSAS YATIRIM BÖLGELERİ, İHTİSAS TEKNOLOJİ BÖLGELERİ” kurulmasının önünü açmak...

Konu çok önemli ancak başka bir yazımda detaylı işleyeceğim. Dolayısıyla yüksek teknoloji kullanımı ile ilgili bazı verileri paylaşarak yazımı tamamlıyorum.

*

Türkiye’de üretim yapan yerli-yabancı  en büyük 500 sanayi şirketinin sadece % 12’si ve tüm şirketlerimizin ise % 0,3’ü yüksek teknolojili ürün üretiyor.

2016 Temmuz ayı dış ticaretimizde yüksek teknolojili ürün ihracatımız % 3,1 ithalatımız ise 15,3. Güçlü bir ülke olabilmemiz için bu tabloyu değiştirmemiz mümkünse tersine çevirmemiz gerekiyor.

2016 Dünya İnovasyon Kalite İndeksinde 38. Sıradayız. Bu sıralamada da ilk 10 ekonomi içerisinde yer almalıyız.

Ülkemiz siber güvenliğinin korunması için kullanılan yazılımların % 55’i İsrail, % 35’i Amerikan kaynaklı.

2006’da dünyanın en değerli 6 şirketi arasında 1 teknoloji şirketi varken 2016’da 5 teknoloji şirketi var ve bugün bu 5 teknoloji şirketinin piyasa değerleri 2,26 trilyon dolar. Türkiye’nin en değerli 100 markasının toplam değeri 29,3 milyar dolar dolar. Kıyaslama yaptığımızda durumumuz net bir şekilde gözüküyor.

2000 yılında Fortune 500 listesinde olan firmaların % 60’ı digital dönüşüme adapte olamadıkları için bugün listede yoklar.

KALKINMA: KÜMELENME KURUMSALLAŞMA YÜKSEK TEKNOLOJİ

Söz bitti


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.