Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

TÜM ORDU BİR AİLEYİZ

Bir bütünün parçalarıyız veya toplamda bir bütünüz. Ordu küçük yer, karşılaştığımız insanlarla ya akrabayız ya da tanıdık. Dolayısıyla tüm Ordu bir aileyiz.

Hiç kimseyi kenara koyamayız, ötekileştiremeyiz, farklı davranamayız, adamı olanın işe girdiği, işini yüzdürdüğü uygulamaları kabul edemeyiz. Aksi takdirde kendi kendimize kötülük yapmış oluruz.

Yanlış uygulamaları tasvip edemeyiz, adaletsizlikleri kabullenemeyiz, adamları olanların sürekli bir yerlere sıçrama halinde olmasını onaylayamayız, önceden de öyleydi diyerek geçiştiremeyiz.

Ama maalesef öyle olmuyor, ötekileştiriyoruz, kendi haline terk ediyoruz, sıradanlaştırıyoruz, kırıyoruz, döküyoruz. Konuyu genel olarak açtım, şimdi daha özelde devam edeyim.

Öncelikle emeklilerimizi ve ev kadınlarımızı yeterince önemsemediğimizi ve gençlerimizi de anlamadığımızı düşünüyorum.

Emeklilerimizi ötekileştiriyoruz: 58-60 yaş bandında emekli ediyoruz, 1.000 TL civarı emeklilik maaşı veriyoruz. Bu maaşla bir iş kurmaları mümkün değil, şehirde onlar için kahvelerin dışında hiç bir sosyallik yok.

Emeklimizin emeklilik öncesi dönemi en bilgili, olgun ve tecrübeli dönemi iken bu birikimlerini ya toplumsal faydaya ya da kişisel gelire dönüştürecek veya her ikisini birlikte yapacak fırsatlar sunmuyoruz. Kendilerini değersiz hissetmelerine sebep oluyoruz. Tüm bunlar maalesef emeklimizin sağlık sorunlarını tetikliyor, böylece hayatlarını zehir ediyor

Kadınlarımız: geleceğimizin mimarı kadınlarımız. Kadınlarını ihmal edenler geleceklerini ihya edemezler. Kentlerdeki kadınlarımızın önemli bir kısmını yatakla mutfak arasına bağımlı hale getiriyoruz, sıradanlaştırıyoruz, değersizleştiriyoruz, hem aile bütçesine hem de ülke ekonomisine katkı sağlamalarına altyapılar oluşturmuyoruz, zamanlarını, geleceklerini planlamayan bir tutuma terk ediyoruz. Sağlık sorunları ve diğer toplumsal sorunlarla baş başa bırakıyoruz.

Gençler: öncelikle ben dâhil gençleri dinlemediğimizi, anlamadığımızı, yeterince önemsemediğimizi, kullandığımızı düşünüyorum. Gençleri dinlemeden yargılıyoruz. Her şeyi kendimize göre ve kendimiz için yapıyoruz, yapılan hizmetlerin kullanıcılarının çocuklarımız ve torunlarımız olduğunu düşünmüyoruz, yaptığımız işler bittiğinde çocuklarımızın gözünde zaten eskimiş oluyor.

Ondan sonrada “gençler vurdumduymaz, gamsız, bi acayip” gibi laflarla kıyasıya eleştiriyoruz.

ÖZETLE:

  • Sokaktan gelenle kartvizitle gelen arasında farklı davranmamamız,
  • Kentimizi ve geleceğimizi gençlerimize ve gelecek nesillerimize göre planlamamız,
  • Her şeyimizi insan merkezli yapmamız,
  • Emeklilerimizi kahve bağımlılığından kurtararak sosyal yaşamın odağına koymamız ve sosyal üretimlere devam etmelerini sağlamamız,
  • Ev hanımlarımızı yatakla mutfak arasına bağımlı olmaktan kurtarmamız lazım.

ÇÜNKÜ Tüm Ordu (hatta Anadolu) bir aileyiz.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.