Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Devletimizin yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretilmesi ile ilgili çok önemli çalışmaları var. Bazen küçük zikzaklar olsa da bu adımların önemini vurgulamamız lazım.

Son 5 yılda yenilenebilir enerjide yoğunlaşılan alan GÜNEŞTEN ELEKTRİK ÜRETİMİ. Öncesinde rüzgar ve daha da öncesinde ise HES’ler vardı.

Malumunuz yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminde lisanslı ve lisanssız olmak üzere iki yöntem var.

Dünkü yazımda lisanssız üretimle ilgili süreci özetlemiş ve gelinen noktayı kısaca belirtmiştim ki o da şu idi: 1) bundan sonra ticari amaçlı lisanssız santral yapılması dönemi kapandı, 2) öz tüketime yönelik daha çok çatı uygulamalarında yoğunlaşılacak (daha önce de öztüketime yönelikti ama tüketimin 30 katı üretme fırsatı veriyordu, şimdi muhtemelen çok kısıtlanacak) 3) lisanssız ticari üretimde daha önce TEDAŞ onayını geçmiş 4.000 MW civarı dosya hayata geçirilecek, bunun 750 MW’ı tamamlanıp üretime başladı, bir o kadarının da inşaatı devam ediyor, geri kalan 2.500 MW’ı önümüzdeki günlerde hayata geçirilecek.

Lisanslı üretimle ilgili süreci ve son durumu kısa kısa aktarayım:

Malumunuz devletimiz lisanslı güneş santrallerini ihale ederek hayata geçiriyor.

Devletimiz şu ana kadar 600 MW’lık güneç santrali lisans ihalesine çıktı, 9.000 MW civarında talep gelince lisans bedelleri beklenenin çok üzerine çıktı. Hatta yatırım bedeline yakın bedellerde ortaya çıkınca yatırımların geri dönüşümü neredeyse iki katına çıkmış oldu. Bu durumda büyük ölçekli enerji yatırımı yapma hazırlığında olan firmaları lisanssız santrallerin mevzuat boşluğundan istifade ederek 1 MW 1 MW yapmaya itti.

Bu böyle devam edemezdi etmedi de. Geri adım atıldı ve gerekli müdahaleler yapıldı. Böylece lisanssız santrallerin 1 MW 1 MW yan yana yapılarak daha büyük ölçekli yatırım yapılması süreci kapandı.

Gelinen noktada 9 Ekim 2016 tarih ve 29852 sayılı “Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanlar Yönetmeliği” yayınlandı. Yönetmeliğin amacı “kamu ve hazine taşınmazları ile özel mülkiyete konu taşınmazlarda büyük ölçekli yenilenebilir enerji kaynak alanları (YEKA) oluşturularak yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, bu alanların yatırımcılara tahsisiyle yatırımların hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretim tesislerinde kullanılan ileri teknoloji içeren aksamın yurt içinde üretilmesi ya da yurt içinden temin edilmesinin sağlanması, teknoloji transferinin teminine katkı sağlanması” şeklinde belirlendi. (yarınki yazım: Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Belirleme ve Derecelendirme Kriterleri)

Bu kapsamda ilk etapta 1.000 MW kapasiteli bir alanda (YEKA) çalışmalar devam ediyor. Başka alanlarda oluşturulabilir elbette. Bu alanların, tamamının tek parça mı veya parça parça mı ihale edileceğine devletimiz karar veriyor. İlk çalışmada bu ihale rakamının en az 500 MW olacağı gözüküyor.

Bu ihalede bir şart birde kriter var.

Şart şu: ihaleye katılacak firmaların, ihaleye esas rakamın en az yarısı kadar hücresi ile birlikte panel imalatı tesisini ülkemizde kurmayı taahhüt etmesi gerekiyor. Yani ihale bu taahhüdü yapanlar arasında yapılıyor. Bu ihale için ön şart. Örneğin YEKA olarak ilan edilen Karapınar’da, bin megavatlık güneş enerjisi santrali ve 500 megavatlık ekipman üretim fabrikası kurulması planlanıyor.

Kriter şu: açık eksiltme, yani devletimizin daha önce taahhüt ettiği “on yıl boyunca kilowatt/saat başına 13,3 $/Cent üzerinden alım” rakamı yerine 15 yıl boyunca 8 $/Cent üzerinden ihaleye çıkılıyor ve firmalar açık eksiltme yoluyla yarışıyorlar.

Eleştirilerim:

  • Süreç Organize Sanayi Bölgelerinde olduğu gibi çok yavaş işleyecek, dolayısıyla hayata geçmeleri 5 yılı bile bulabilecek,
  • İhale rakamları çok büyük. Dolayısıyla bu durum sektörde ciddi anlamda tekelleşme oluşturacak,
  • İhaleye katılan firmalarda hücresiyle birlikte panel imalatı şartı yerli üretimi teşvik açısından çok önemli ancak bu durum güneş santrali yatırımı kadarda ilave bir yatırım maliyeti demek ki bu durum yatırımcılarımızı zorluyor.
  • Devletimiz 1 MW 1 MW veya çok küçük sermayeli işletmelerin veya enerji sektörü ile alakasız aktörlerin dağınık ve ilişkisiz yatırımlarını engelleyecek iken orta ölçekli sermayesi olan, enerji sektöründe veya bu sektöre girmek isteyen potansiyel yatırımcıları tamamen kısıtlıyor.

Desteklediğim yönler:

  • Sektör artık profesyonellerce sürdürülecek,
  • Çok parçalı yapıdan kaynaklanan enerji kaybının önüne geçilecek,
  • Yatırım 13,3 $/Cent yerine 8 $/Cent üzerinde açık eksiltme yoluyla hayata geçirilecek. Dolayısıyla daha düşük ödeyeceği için devletimiz neredeyse yarı yarıya kazançlı çıkacak, alım süresi 10 yıldan 15 yıla çıktığı içince üreticiler kazançlı çıkacak,
  • Her dağa 1 MW gibi parçalı yapıdan büyük ölçekli ve daha lokal stratejik alanlarda düzenli üretime geçilecek,
  • Önceden para, ithal teknolojiden dolayı yurt dışına gidiyordu, şimdi yerel hücre-panel vb. imalatıyla birlikte para içerde kalmış olacak.

Kıymetli okurlarım enerji kan gibi dolayısıyla daha çok yazmamız ve konuşmamız gerekiyor. Bende bu bağlamda üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum. Saygılarımla..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.