Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

YÖNETİMDE DÖNÜŞÜM ŞART

Etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde, yerel kaynaklar ve kurumlar harekete geçirilerek ve kullanıcılar da söz sahibi yapılarak kalkınmanın gerçekleştirilmesi yüzyılımızın önemli gerçeklerinden birisidir.

Dünya ekonomisi ve coğrafyasındaki gelişmeler ülkelerin sosyo-ekonomik yapısında, bölgeler arasında ve kentsel mekanlarda planlama açısından önemli değişikliklere yol açmaktadır.

Ekonomik ve sosyal kalkınma sürecinde geleneksel bölgesel kalkınma politikalarının bu küresel değişim/dönüşüm karşısında hem teorik-teknik yönden yetersiz kalması hem de politik olarak uygulanabilir olmaktan çıkması nedeniyle deneysel olarak başarısız olması, mevcut bölgesel politikaların eleştirel bir yaklaşımla ele alınmasını ve geleceğe yönelik yeni bölgesel gelişme stratejilerinin oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.

Her geçen gün değişimin içeriği ve hızı, takip etmekte zorlanılan bir boyuta ulaşmıştır. Günümüz ve bundan sonraki süreç için bu tespit daha fazla geçerlidir. Değişim kaçınılmazdır. Burada insanlar; ya değişimi yaşayacak, ya değişimi yönetecek veya değişimin mahkumu olacaklardır. Değişimin önündeki engel ise eğitimsizlik ve iletişimsizliktir.

Bugün lüks olan şeyler yarın elzem, bugün olamaz gibi duran şeyler sonrasında “keşke öngörseydim” diyerek üzüleceğimiz konular olabilmektedir. İnsanlar ne kadar dikkatli olurlarsa olsunlar, an’ı iyi planlayarak sadece günü kurtarmış olacaklar, geleceğe zararla yaklaşacaklar, geçmiş penceresinden baktıklarında ise aslında günü kurtarma gibi duran anlık iyi niyetli çalışmalarının da zararla kapandığını göreceklerdir.

Yönetim, insanlıkla başlamış bir süreçtir. Öncelikle içeriği farklılıklar gösterse de “merkezi yönetim” şeklinde yüzyıllarca süre gelen bu süreç günümüzde, yerelin kaynaklarının yerelin öncülüğünde harekete geçirilmesi anlamında “yerel yönetim” olarak ön plana çıkmıştır. Burada olduğu gibi yönetim kavramı da içerik değiştirmiş, yerini yönetenle yönetilenin birlikteliğini ve ciddi iletişimini öngören yönetişim kavramına bırakmıştır.

Bu değişim süreci rastgeleliği değil, planlı hareketi öngörmüş, her alanda hızlı değişimin yaşandığı yüzyılımızda, “Nereye gideceğini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez.” temel felsefesinden hareketle yönetimlerin, kendisini ve kaynaklarını iyi tanımlayarak nasıl bir rotayla kısa, orta ve uzun vadede nereye ne şekilde varacağını tanımlaması önem kazanmıştır.

İçinde bulunduğumuz AB sürecinde aday ülke kapsamında olduğumuzdan, AB aday ülkelerin iller arasındaki adil olmayan gelir farklılıklarının azaltılması ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının ortadan kaldırılmasına yönelik çok yönlü hibe programları yürütülmektedir. Tamda bu süreçte merkezi bir kurumsallaşma üzerinden yürütülen planlama yaklaşımının ve yönetiminin verimliliği sorgulanır olmuş, bu süreç yerel öncelikli yeni arayışları ve kurumsal çalışmaları ortaya çıkarmıştır.

Bu bağlamda İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) yapılmış, kalkınma ajanslarının kurulum süreci AB modellemesi çerçevesinde başlatılmış, stratejik planlama yaklaşımı yerel yönetimlerimiz merkezli başlatılmış ve Kamu Yönetimi Reform Tasarısı (KYRT) kapsamında kamunun merkezi ve yerel düzeyde kurumsal ve mevzuat olarak dönüşümü amaçlanmıştır. Yarınki yazımda “Planlama Yolculuğumuz” kısaca özetlenecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?