TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hacı  ÖZÇELİK

Hacı ÖZÇELİK

BİR ROMAN ve BİR GERÇEK

Franz Kafka'nın "Dava" adlı romanında Josef K. adında 30 yaşlarında bir banka memurunun hikâyesi anlatılır...

Bir sabah ansızın tutuklandığını; ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenen Josef K, neyle suçlandığı bildirilmediği için önce bunu bir şaka sansa da, kısa sürede durumun ciddiyetini kavrar... Ancak, ne mahkemeye çıkarılır ne de savcılarla görüşebilir... Çalıştığı bankada, kaldığı pansiyonda, gittiği yerlerde herkes, anlaşılmaz bir biçimde bu davadan haberdardır. Kaderin bir tür oyunuyla sürüklenir durur, savunma gücü yoktur; âdeta bir hiçtir o...

Yavaş yavaş bir saplantı haline getirdiği davasıyla arasında hiçbir aracı bulunmadığını, kaçınılmaz bir biçimde bu davanın tam merkezinde kendisinin yer aldığını anladığında ise, cezasını beklemeye başlar.
Aslında ortada gerçek bir dava da yoktur!

Kafka’nın burada anlatmak istediği şey, Bay K'nin zaten yaşam ya da dünya tarafından tutuklanmış olduğudur...  Bay K'nin ise, bunun bilincine hiçbir zaman varamamış olması ilginçtir!

Kısacası; otorite ve yalnızlaşmış bireyin çatışması ele alınmıştır bu romanda...
Kafka, yaklaşık yüz yıl önce yazdığı eserinde, inanılmaz bir uzak görüşlülükle, bugünün kendine yabancılaşmış, çaresizlik içinde yazgısını kabullenmiş, elden ayaktan kesilmiş insanını yazmıştır. Yâni, kendini anlamlandırırken bizi de anlatmıştır...

 

Kafka'nın romanından gelelim bugünün gerçeğine...
Bir kurgu falan değil aşağıda okuyacağınız gariplik...

Kafka'nın ölümünden 90 yıl sonra bu ülkede yaşanan Kafka'lık bir öykü!

 

Jofes K. romanın sonunda öldürülür; bizim sözünü edeceğimiz kişinin yaşadıkları ise ölümden beter!

Şimdi romanı bırakalım; gerçeğe dönelim...

Gerçek şu:

İnternetteki haber sitesi,  yazıda bahsedeceğimiz İlhan Çomak'ın haberine şöyle başlamış:

"1994 yılında tutuklandı İlhan. O günlerde İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencisiydi. Tutuklanmasının üzerinden tam 21 yıl geçti, ortada tek bir delil yok ama İlhan hâlâ cezaevinde tutuluyor…Yâni, İlhan 21 yıldır tutuklu!"

 

Dikkat edin, hükümlü falan değil; "tutuklu"!

Devam edelim...

Haber sitesinden aldığım şekliyle aktarıyorum.

"Bingöl’de oldukça başarılı bir öğrenciliğin ardından İstanbul Üniversitesini kazanarak şehrinden ayrıldı İlhan. Fen Edebiyat Fakültesi’nde Coğrafya okuyordu. Hayalini kurduğu üniversitedeydi artık. Önünde koca bir üniversite hayatı vardı. Yaşanacak, mücadele edecek onca şey...
Ancak tam her şey iyi gidiyor derken bir anda tüm hayatı değişti İlhan’ın... 
İlk gözaltısını Bingöl’de abisiyle yaşayan İlhan, ikincisini 1994’te İstanbul’da yaşadı…
“Orman yakma” ve “örgüt adına faaliyet yürütme” iddialarıyla gözaltına alındı. Aslında o dönem bu tip gözaltılar rutin bir uygulama bile sayılabilirdi. Ancak 16 gün işkenceyle geçen gözaltının ardından İlhan’ın tutuklanmasına karar verildi. Ortada tek bir somut delil olmadan. 
O günlerde ailesi ve kendisi bir süre cezaevinde kaldıktan sonra çıkabileceğini düşündüler ama aradan tam 21 yıl geçti. 21 yaşında cezaevine giren İstanbul Üniversitesi öğrencisi İlhan Çomak, şimdi 42 yaşında ve cezaevinde yazdığı şiirlerle tutunuyor hayata. Şimdiye 
kadar 4 şiir kitabı çıkaran İlhan’ın özgür kalmaya dönük umudu ise artık gittikçe tükeniyor..."

 

İlhan, suçludur ya da değildir...
Onu aklamak ya da karalamak gibi bir amacım da yok...
İlhan'ı tanımam, bilmem!

Bir an, İlhan'ın yerine koydum kendimi; empati yaptım...

Gerçi, "empati" falan gibi şeyler bizi bozar!

Neyse...

Diyeceğim; 21 yıldır "tutuklu" olan bir vatandaşın bu davasına aklım ermedi gitti!

Koca bir ömür...

Nasıl bir şey bu?
21 yıl "tutuklu" olarak cezaevinde ömür tüketmek!!

Bu sözü edilen şeyler, bir romanda geçseydi; " kurgu der, hayal ürünü der" fazlaca dert etmezdik...
Ancak, İlhan bir roman kahramanı değil...

İlhan'ın kendisi de gerçek, yaşadıkları da...

Hem acı, hem tuhaf, hem düşündürücü bir öykü!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.