TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hacı  ÖZÇELİK

Hacı ÖZÇELİK

NASIL BİR TÜRKİYE?

Nasıl bir Türkiye istiyoruz biz?

Bu soruyu, kendimize bir kez daha soralım.
"Nasıl bir Türkiye istiyorum" sorusuna, adım gibi eminim ki; çoğumuzun vereceği yanıt, üç aşağı beş yukarı aynıdır.
- Gelişmiş, her yönüyle kalkınmış bir Türkiye…
- Kavganın, çatışmanın olmadığı; insanların mutlu yaşadığı bir Türkiye…
- Çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğinden şüphe duymayacağımız bir Türkiye…
- Çağdaş değerleri benimsemiş, demokratik yaşamın olmazsa olmazlarını özümsemiş, demokrasiyi yaşam biçimi olarak kabullenmiş bir Türkiye…
- Kardeşliğin, dayanışmanın önemini bilen; haksızlığa, hukuksuzluğa prim vermeyen, cehaleti yenmiş, vicdanlı bir Türkiye…
- Sokakları güvenli, genci yaşlısı mutlu, insanların birbirini sevdiği, insanların birbirine saygı duyduğu bir Türkiye…
- Mimarisiyle, ulaşımıyla gurur duyacağımız, güven içinde yaşayacağımız kentleri olan bir Türkiye…
- Diğer ülkelerle her alanda rekabet edebilecek; sanayisiyle, tarımıyla, teknolojisiyle gelişmiş zengin bir Türkiye…
- Kimsenin kimseyi öteki saymadığı, kimsenin kimseye "düşman" gözüyle bakmadığı; barış içinde kardeşçe, özgürce yaşayabileceğimiz bir Türkiye…
- Kimsenin kimseyi ezmediği, yokluğun yoksulluğun olmadığı bir Türkiye…

Hepimiz isteriz değil mi böyle bir ülkede yaşamayı. 
Ebette isteriz.
Aklından zoru yoksa, hiç kimse bu isteklere karşı çıkmaz.

"Ben, savaş istiyorum; ben, kavga istiyorum; ben, yoksul bir Türkiye istiyorum; ben, berbat bir eğitim sistemi istiyorum; ben, tembel insanların çoğunlukta olduğu bir memleket istiyorum; ben, herkesin mutsuz olmasını istiyorum; ben, kadınların öldürülmesini istiyorum; ben, cehalet istiyorum" diyecek üç beş manyak çıkar elbette…
Onları da ciddiye almamak gerekir; bu tip hastalar her toplumda çıkar.

Zor günlerden geçiyoruz bu aralar…
Hiç kimsenin keyfi yok, neşesi yok!

Bu zor günlerde yapacağımız tek şey, öncelikle aklımızla hareket etmektir.
Kavgacı üslûptan, tahrik edici söylemlerden, siyasetin fanatizminden uzak durarak; akılla, sağduyuyla bu zor günleri de mutlaka atlatacağız…
Dindarıyla; solcusu sağcısıyla, genciyle yaşlısıyla, amiriyle memuruyla, esnafıyla köylüsüyle, patronuyla işçisiyle, hep birlikte aşacağız bu zor dönemi.
Aşmak zorundayız...
Umutsuzluğa düşmekle, karalar bağlamakla, yaslara bürünmekle hiçbir sorunu çözemeyiz.

Hamaset yapmayı, nutuk atmayı sevmem.
Görünen köy, kılavuz istemezmiş.
Bu coğrafyadaki yangını daha da büyütmeden söndürebilmek için, üzerimize düşeni yapmak, boynumuzun borcudur.

Aksi hâlde, bu yangın hepimizin canını acıtacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.