Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hacı  ÖZÇELİK

Hacı ÖZÇELİK

UÇ BABAM UÇ!

Bizde âdettir…

Savaşların, zaferlerin, ulusal bayramların, yaşanan felaketlerin yıl dönümlerinde "ver gazı gitsin" türünden demeçler sallamak, nutuklar atmak en büyük âdetimizdir.

Oldum olası, hiç sevmedim "ver gazı gitsin" nutuklarını…

Samimiyetsiz, şoven, hamasetle cilâlanmış bir sürü kuru, dandik cümle!

Bu samimiyetsizlik, bu baştan savmacılık yüzünden törenleri de sevmem, kutlamaları da…

17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen Körfez depreminin yıl dönümleri de bu samimiyetsizlik kervanına dâhil edildi son yıllarda…

Doğruyu söylemek gerekirse, sokaktaki vatandaşın da, devletin birçok kurumununda, olası bir İstanbul depreminde canından olacak on binlerce insanın da. pek umrunda değil 17 Ağustos falan!

Ulusal basından aldığım bir haberden kısa bir alıntıyı sizlerle paylaşıyorum:

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Cemal Gökçe:

 "17 Ağustos depreminin 16. yıl dönümünde, depremde yaşamını yitiren on binlerce kişi anılıyor. Ancak, depremin sonrasında bina güvenliği ve âfet sonrası yapılacaklarla ilgili tüm dikkatler jeolojiye ve tektonik hareketlere kaydı; sonra da gittikçe kayboldu. Uzmanlar da İstanbul'a ilişkin ürkütücü bir durumu paylaşarak uyarıda bulundu. Deprem kuşağında yer alan İstanbul’da muhtemel bir deprem sonrası çadır kurulacak ve toplanılacak alanlar imara açıldı. 1999 depreminden sonra belirlenen 470 alandan çoğunda ya gökdelenler ya da alışveriş merkezleri yükseldi… İstanbul’un durumu 1999’dan çok daha kötü durumda” demiş.

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Sekreteri Ali Hacıalioğlu ise “Süreç böyle devam ederse çok büyük bir felaketle karşılaşabilir” uyarısında bulunmuş.

Uzmanlar bugün itibariyle içinde bulunduğumuz durumu uzun uzun anlatmışlar. Ben, kısa bir bölümü aldım…

İstanbul'da yaşayan biri olarak söyleyeyim; 7 ve üzerindeki bir depremde İstanbul'da ölenler şanslıdır!

Çöken binaların altında kalanlara ise Allah acısın!

Gerçek bu!

Toplanma alanıymış, şuymuş buymuş hepsi fasarya!

Bu kentte 20 milyon insan var beyler…

Ne alanından bahsediyorsunuz siz?

İstanbul'un sadece Bağcılar ilçesinde 1 milyona yakın nüfus var…

Bir deprem anında, bu kadar nüfusu toplayacağınız kaç alan var?

"Toplanma alanı" dediğin yerler,  10 bin kişiyi bile barındırmaz!

Diğer ilçelerde de durum üç aşağı beş yukarı aynı…

Gökçe, kamu binaların durumuna dikkat çekerek; 

Hastane ve okullarımız başta olmak üzere diğer kamu yapılarımızın önemli bir kısmı da bugün deprem riski altında bulunmaktadır. Eski eserlerimiz, müzelerimiz, apartmandan bozma okul, dershane, klinik, üniversite binaları, yurtlar da önemli ölçüde deprem riski altında bulunmaktadır" demiş ve sözlerini şöyle sürdürmüş.

" İnsanlarımızın toplu olarak çalıştıkları endüstri tesisleri, küçük ve büyük iş yerleri, apartman altı küçük boy işletmeler de deprem riski altında bulunmaktadır. 6.5 büyüklüğündeki bir depremde bile hastane binalarının, okulların, kliniklerin, dershanelerin dayanabilme şansları yoktur. Ulaşımımız günlerce kilitlenecek. İstanbul'un birçok yerinde yangın çıkacak. Bu yangınları söndürme şansınız yoktur" diyerek durumun vahametini dile getirmiş!

Başka söze gerek var mı?

Yok!

***

Dolar uçuşta!

Aslını söylemek gerekirse, "dolar" değil de, vatandaş uçacak!

Bir yıllık tablo şöyle:

19 Ağustos 2014

ABD Dolar: 2. 1700 TL.
Avro:: 2. 8960 TL.
_______________
17 Ağustos 2015

ABD Doları: 2. 8587 TL.
AVRO: 3. 1729 Tl.

Tam bir "pamuk eller cebe" tablosu...

Doğalgaz, elektrik, akaryakıt gibi kalemler başta olmak üzere, iğneden ipliğe fiyatlar da uçacak!

Herkes, bu ekonomik dalgalanmadan nasibini alacak!

"Bana bir şey olmaz!" diyorsan; ona da bir şey diyecek değilim.

Canın sağ olsun!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.