istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Haki  KESKİN

Haki KESKİN

ŞANS MI, BAŞARI MI?

Sporda Şans, yeteri katar çalışmama, yönetsel eksiklik ve amatör zihniyet, sporcuların yetersiz uygunlukları diğer bir değişle branşa uygun olmamaları ve bunların neticesinde de başarı elde etme umudu… Sonuç? Şans. Kaderci zihniyet!

Sporda Takım halinde ya da bireysel yarışmalar halinde her iki taraf birbirine asla denk değildir, çünkü bunu belirleyebilecek bir parametre mevcut sistemlerde bulunmamaktadır. İstisna denk geldiğinde kıran kırana bir müsabaka izlersiniz zaten. Buna bireysel sporlar olan boks, kısa mesafe koşuları, güreş gibi yarışmalarda görmüş ve fark etmişsinizdir. Uygun olan yeteri kadar performans geliştirmese de, uygun olmayana oranla her zaman bir adım önde olur. Sporda teknik ve taktik önemli olduğu kadar bundan daha çok performans önemlidir. İcra edilen spor branşının gerektirdiği özelliklere olan uygunluk, sporcunun yüksek performans ve buna bağlı başarı elde etmesi ile sonuçlanırken, uygun olmadığı diğer bir branşlarda ise tamamen başarısız olması ile sonuçlanabilir. İşte biz buna “sporda genetik yatkınlık” diyoruz.

Genetik yatkınlık dediğimizde çoğu antrenör, kulüp başkanları, federasyon başkanları, akademisyenler, yöneticiler ve diğer spor adamları hiçbir bilgiye sahip olmadıkları halde burun kıvırır ve tepeden bakarlar. Ancak genetik yatkınlık dediğimiz konu kesinlikle basite alınmayacak kadar sporda başarıyı, şakaya gelmeyecek kadar da içerisinde sporda ani ölümler ve sporcu sağlığı konularında başı çekmektedir.

Başarısız sporcu asla yoktur. Branşa uygun olmayan sporcu ve bilgisiz antrenörler vardır! Başarısız olduğunu sanan yüzlerce sporcu gönül verdiği spora küsmüş ve bırakmıştır. Tam tersi başarısız olan sporcular değil antrenörlerin kendisiydi. Başarısızlıkların çoğu birbirine denk olmayan iki takımın ya da karşılıklı iki kişinin yarışmasıyla sonuç alır. Çevresel faktörleri eksiksiz ve tam İki takım ya da iki bireysel yarışan sporcu düşünün. A sporcusu icra edilen spor branşına uygunluğu tam, B sporcusu ise uygun değil. Size kimin başarılı olabileceği konusunda bir tahmin yürütmenizi istemiş olsam ve sorsam büyük bir yüzdelik dilimle A sporcusunu tahmin edersiniz. Ancak hem A hem de B sporcusunun branşa tam uygunluğunu göz önüne aldığınızda, aynı sorunun cevabını vermek ilkinde verdiğiniz cevap kadar kolay olmayacak. Bu sefer zaman, saha gibi diğer birçok çevresel faktörleri daha iyi kullanan yarışmanın sonucunu etkileyecek. İşte ifade etmek istediğim şey aynı ve ortak özelliklere sahip iki takım ya da iki sporcu yarışıyor ise burada gerçekten bir yarış müsabaka ve gerçek galibiyetten söz etmek ve yorum yapmak mümkün. Aksi taktirde bu bir yarışma değil ve yoruma da kapalı olan başka bir şeydir. Bir antrenman müsabakası şeklinde de düşünebilirsiniz.

İnsan dediğimiz varlık hareket ve dolaşım sistemi gereği gerçekten karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu yeterlilik ya da uygunluk da buradan kaynaklanmaktadır. Performansın temel belirleyicileridir!

Böyle karmaşık bir yapıya sahip olan bir canlının da takım sporlarında müsabakadaki saha içi uygun/uygunsuz dağılımı da aynı şekilde başarıyı etkiler ve yine iki takım oyuncuları da benzer özelliklere sahip değilse branşa uygun olan takım oyuncuları diğerlerine oranla oyunun sonucunu belirleyen baskın taraf olur.

1000 metrelik Düz bir yolda size verilen 1400 motorlu bir otomobille 3000 motorlu diğer başka bir otomobil yarışına, sonucunda para kaybedeceğiniz bir bahse giremezsiniz!

En düşüğü 2000 motorlu araçlardan oluşan bir yarışa, 1300 motorlu bir araçla bahsi kaybedeceğinizi bile bile yarışmak istemezsiniz. O halde genel olarak sporda tepeden tırnağa kulüplerden yönetim kurullarına, ekonomiden fiziki şartlara, hepsinden de önemlisi sporcuların branşa uygunluklarına kadar her şeyin evrensel boyutlarda bilimin öncülüğünde yeniden yapılandırılmaya gidilmesi şart… 

Gelelim can alıcı noktaya bunların hepsi nasıl belirlenecek, nasıl organize edilecek ve uygulanacak? Cevabı o kadar uzun ki sonraki yazılarda çokça değineceğim ancak ilk olarak şunun cevabını verebilirim. Başta kulüp başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ve diğer idarecilerin evrenselleşmesi şart.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.