• dolar dolar 3.5664
  • euro euro 3.7777
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Halil  ÖZİŞ

Halil ÖZİŞ

 (ACTN3 ) SİZE BİR ŞEY HATIRLATIYOR MU?

Sağlıklı yaşam ile yarışma boyutlu sporu birbirine karıştırmamak lazım. İlimiz ve ülkemizde ulusal ve uluslar arası yarışmalar için sporcu kelimesini kullanırız, sporcuları nasıl belirlememiz gerekir. Ülkemiz de farz sporların başında top sporları gelir. Bu top sporlarını seçenlerde tesadüfîdir. Belirlenmiş yetenek seçimleri uygulanmaz.

İnsan vücudu, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik kavramları barındıran muazzam bir yapıdır. Bu yapıyı işletmeye başladığınızda zekâyı atlarsanız, konuya ister sportif, ister bilimsel bakın, eksik başlamış olursunuz. Davranış biçimlerinin spor yoluyla geliştirilmesinin ve ardından başarıya odaklı hale gelmesinin temel öğesi zekâdır. Bu tanıma zekâyı koyduğunuzda spora başlayacak olan kişiye, bu işin temel şartının, zekâyla olan ilişkisinin bilinmesi gerekliliğini öğretmiş olursunuz. Bu bilgi sporun olmazsa olmazıdır. Ana başlangıç olan bu bilgi spora başlayan için hayati önem taşımaktadır. Beyine kaydederek sporda şartlanmanın oluşmasının olmazsa olmazı zeki olmaktır.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin anatomik yapılarına göre yapabilecekleri spor dalı seçiminin hayati önem taşıyan bir konu olduğunu ısrarla söylemeye devam edeceğim. Her çocuk veya genç her sporu yapabilir anlayışı hayli yaygın ve tamamen yanlıştır.

Ülkemizde spor branşlarındaki başarı oranlarının diğer ülkelere göre düşük oluşunun ilk nedeni bu anlayıştır. Çocukların yanlış spora yönlendirilmesi başarısızlığı getiren ilk sebeptir. Büyük kabiliyetlerin, yatkın oldukları spor dalına yönlendirilmeyip, farklı sporlarla uğraşarak yok olup gittiği bir gerçektir.

  Çocuklarımız yatkınlığı belirleyecek detaylı sağlık testlerine tabi tutulmadan yerel spor kulüplerinde spor yapmaya yönlendirilmektedirler. Çoğunluğu da top oynamaktadır. Buradaki anlayış hiç olmazsa MEŞGUL edelim anlayışıdır. Kesinlikle sporcu kazanalım anlayışı yoktur. Varsa da çok azdır.

Çocuklarda doğru spora yönlendirme, YAPACAĞI SPORA YATKINLIK, sporculardaki kasların çalışma düzeneğini kontrol eden, kas metebolizması, ACTN3 gen testi denilen teste tabi tutulmak suretiyle yapılabilir. Bu testler yeni değildir. Ancak ülkemizde yeni yeni yapılmaya başlanmıştır. ABD, uzun yıllardır bu testleri, fiziki bulgu testinden sonra çocuklarda uygulayarak branş seçimine gitmektedir. Bu testin sonucunda çocuğunuz doğru antrenmanı da yapabilecektir. Çocuğunuzun spor performans yatkınlığı saptanmış olacaktır. Bu testi yaptırıp yaptırmamak bireysel bir tercihtir. Size kalmıştır. İlla yapılacak diye bir kaide de yoktur. Psikolojik endişeye düşürecek mahsurlu tarafları da vardır. Test sonucunda ileride olabilecek hastalıklar çıkabilir endişesi gibi. İşin bu yönü, bana göre akademisyenlerin işidir.

Sporcunun doğuştan gelen yatkınlığının tespitinin ikinci ve belki de en önemli yolu antrenör gözlemidir. Antrenörün, konusuna hâkim, pedagoji bilen, fiziki bulgu tespiti yapabilen birisi olması şarttır. Sporda, KARAMBOL SPORCU anlayışı yoktur. "Belki olur" anlayışı çağ dışıdır. "Neden olmasın" diye bir anlayış hiç yoktur. Bisikletçi şampiyon Wiggins'in kalbi, doğuştan diğer insanlara göre daha büyüktür. Bu anormal durum sporcunun kaslarına, daha fazla oksijen yönünden zengin kanın ulaşmasını sağlamaktadır. Bu sporcuya ayrıca babasından (genetik) geçen geniş ve büyük akciğere sahip olması özelliği, onun şampiyon olmasını etkileyen başka bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüzme sporunun bir numarası Michael Phelps'tir. Bu sporcunun kol açıklığı ve uzunluğu kendi boyundan fazladır. Yani diğer insanlara göre daha uzundur. Akciğer kapasitesi normal insanlarınkinden tam iki kat fazladır. Ayrıca bir özelliği daha vardır ki bu özellik genetiktir. Babadan geçmedir. Sporcunun kasları sıradan sporculara göre daha az laktik asit üretmektedir. Bu sayede yorulmadan her mesafeyi yüzebilmektedir. Dünyanın en hızlı adamı denen Usain Bolt doğuştan sprinterdir. Jamaikalı sporcunun kasları, kısa mesafeli koşular için mükemmeldir. Uzun bacakları sayesinde sprinterliğe çok yatkındır.

Wladimr Klitschko, Ağır Siklet Dünya Boks şampiyonu olan bu sporcunun boyu 1 metre 98 santimdir. Kolları hayli uzun olan bu boksör, yaklaşık 2 metre15 santim uzaklığa yumruk atabilmektedir. Ağabeyi Vitali Klitschko da kendisi gibidir. Bu iki sporcu da bu spora doğuştan yatkındır. Uzun boy ve uzun kollar genetiktir. Bu sporcuların kazandıkları büyük başarılar asla tesadüfî değildir. Tamamen konusuna ve sporcusuna hâkim Antrenörlerin yönlendirmesidir. Doğru spora yönlendirme ve doğru antrenman, büyük başarıları da beraberinde getirmiştir.

İşte özetleyerek anlatmaya çalıştığım "doğuştan gelen yatkınlık" kavramı budur. Avrupalılar çocuklarını ilkokuldan yönlendirmeye devam ediyorlar. Sadece sporda değil. Bilim dallarında da doğuştan gelen yatkınlık ana unsurdur.

SON SÖZÜM: Çocuklarınızda saklı kabiliyetlerin ortaya çıkmasını tesadüflere bırakmayınız.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.