Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Halil  ÖZİŞ

Halil ÖZİŞ

BEYAZ GÖMLEK GİYİNCE KENDİNİ ADAM ZANNEDENLER!

Şu halimize bir bakalım, cehalet almış başını gidiyor. Kimin ne iş yaptığı önemli değil, herkes her işi yapar hale gelmiş. Adama bakıyorsun hamal senden daha iyi biliyor her şeyi başta spor olmak üzere…

  Adam bakıyorsun avukat senden daha iyi biliyor sporu, mesleği de avukat ya maşallah anlamadığı iş yok. Ancak kendi mesleği ile ilgili bir öneri ve tavsiyede bulunsan kendilerine sen Avukatımsın diyor sana!

   Bakıyorsun elektrikçi her şeyi senden iyi biliyor. Bakıyorsun bulaşıkçı senden iyi biliyor. Adam tavukçu senden iyi biliyor. Adam gömlekçi senden iyi biliyor. Ayakkabıcı senden iyi biliyor. Bir de sporu bilmediğini aslın da biliyor. Ancak bu açığını kapatmak ben diyor, şu mahalle topa başladım, şu zaman da şurada oynadım, şu çiçek turnuvasında şu sporu yaptım diyor. Dinleyenler de ne yapsın kuzu, kuzu dinliyor.

  Geçmişte üç beş yıl top oynamamış, bir bakıyorsun topu ondan başka bilen yok. Bir bakıyorsun adam Teknik direktör, bir bakıyorsun ülkemizin en akademik yöneticisi akıl işi değil acayip bir toplum haline geldik,

  Son yıllarda bir acayip olduk. Spora, ‘sipor’ diyenler beyaz gömlek giymişler ve yönetici kılığında birkaç tane kendini yönetici zannedenlerin kanatları altına gizlenmişler ve spor sektörü üzerinden piyasa peşindeler.

  Yahu kardeşim bu piyasa bu kadar ucuz mu?

  Nereden geldiği belli olmayan, sporla alakası olmayan, hiçbir deneyim ve tecrübeye sahip olmayan cahil üç beş kişi bu şehrin sporuna yön vermeye çalışıyorlar. Bu kendini çok zeki zanneden üç beş kişi ne iş yapar oda belli değil! Arada sıra bir sahnedeler bir bakıyorsun ortalıkta yoklar.

  Ayrıca bu beyaz gömlekli üç beş zat medeni cesaretten de uzak kişiler. Neden mi?

 Bunların işi gücü dedikodu yapmak,bir de lobi oluşturmuşlar.Şehri emin kişilerin aklını karıştırıyorlar.Dedikodusunu yaptıkları insanı görseler tanımazlar.Kulaktan kulağa duyma bazı bilgilerle işi gücü bir arada oldukları ve güç aldığını zannettikleri kişiye yalakalık olsun diye hesapsızca bir cehalet tavrı sergilemektedirler.Zannediyorlar ki burası yirmi milyonluk şehir kimse duymaz.!Onlara bir tavsiyem var.O lobileriniz bir gün ilahi bir güç tarafından bozulur.Beyaz gömlek giyerek spor adamı olunmaz.

Sporcuda, spor hocası da, spor yöneticisi de er kişidir. Spor ahlak ve fazileti yaşam biçimi yapanların alanlarıdır. Beyaz gömlek giyip birkaç resim vererek yapılacak bir iş değildir. Gerçek spor emekçisi her daim spor arenasında yerini alır spora, gençliğe ve Türk sporuna hizmetini sürdürür. Bazı kişilerin eli ile gelenler o çekildiğinde de giderler. İsimleri dahi anılmaz olur. Aslında bu şehirde gerçekten sporu bilenlerin yapacağı o kadar iş var ki,

  Üç beş korkağın gölge ve izbe yerde yaptıkları dedikodu ile şehri emin insanları onu sevenlerden uzaklaştırmaktır yaptıkları. Yapılan bu bilinçli karalama kampanyası şu ana kadar tuttu.

  Hâlbuki bu şehrin spor dinamikleri o kadar centilmen ki, yapılan dedikodulara bilen cevap vermeye tenezzül etmiyorlar. Bu dedikodu lobisi sadece kendi çıkarları için sporu kullanmakta bizim kamuoyumuzda bunu bilmektedir. Bu dedikodu gurubu ile mücadele etmek spor ahlakına sahip herkesin görevidir.

  Bir kere dedikodunun cinsiyeti yok; kadınlar da, erkekler de gürül gürül dedikodu yapıyor.
  Peki, neden dedikodu yapıyoruz?
  Bulunduğumuz ortamdaki kişilerle şipşak bağ kurmak için.

    Kendisine kötülenen kişiyi, tanımadan yanındakine yalakalık olsun diye kötülemek,
    Dışarıdakileri iyice dışlayıp çemberimizi oluşturmak için. 'Önümüze gelene bir tekme' hesabı.
 İçinde bulunduğumuz berbat, heyecansız, tatsız, değişime kapalı, kanırtan hali onaylatmak için.
     Ruh sağlığımızı korumak için.
Yaa aynen öyle; dedikodunun, kısa vadeli de olsa kişilerin ruh sağlığını koruduğunu söylüyor bilirkişiler. Ben perişanım, sen de perişansın! Ben mutsuzum, sen de mutsuzsun! Ben yalnızım, sen de yalnızsın! Ben başaramadım, sen de başaramadın!
Yahu geçenlerde dedikodu kısırlığına giren birinin; şeker, iyi kalpli, kimseye bulaşmayan bir arkadaş için 'Amaaan! Bu da ne böyle, sevgi böcüğü gibi' dediğini duydum ben ya.
Masadan kalkanın arkasından bile hemen yapıştırılıyor yorumlar. Ne acayip ortamlar, ne garip kafalar... Vallahi tarifsiz, billahi çok talihsiz.
Kendisi hakkında bir gram eleştiri yapılınca görürüm o dedikoducuları

 İlimiz de bir CUNTA karalama kampanyasını şimdilik iyi yapmaktalar. Tabi kime yapıldığı da önemli, her kuşun eti yenmiyor. Bu dedikodu CUNTA’sı hep kendini akıllı zannediyor. Herkesi tehdit ediyor. Bu memlekette ekmeği nasıl kazanıldığını bilmiyorlar galiba, ekmek namustur, ekmek onurdur, ekmek haysiyettir, ekmek iffettir, ekmek yaşamaktır, ekmek çocukların rızkıdır. Ekmekle oynayanların dikkatine bu işi sizin düşündüğünüz kadar basit değil, biraz fazla ileri gittiniz. Ekmek davası namus olanların elbette bir cevabı olacaktır.

  Çünkü siz emek vererek gelmediniz!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?