Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Halil  ÖZİŞ

Halil ÖZİŞ

KAYNAKLARIN KULLANIMI VE SPOR İŞLEYİŞİ

Sporun yönetsel örgütlenmesinde iki temel modelden söz edilebilir. Bunlardan ilki “Federe birimler olan ve kendi yönetimlerini kendileri seçen spor kulüplerinin bir araya gelerek yetkilerinin bir bölümünü “federal” nitelikteki bir üst kuruluşa devretmeleri” (Fişek, 1999, s.20) şeklindeki hükümet dışı modeldir.

  İkinci model ise devletin sporu doğrudan yönetmesidir ki, Türkiye’de 1938 yılından beri spor yönetimin başında, şimdiki adıyla, “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü” bulunmaktadır. Bununla birlikte bugün, genellikle hükümet dışı modeli benimseyen Batı ülkelerinde spor, “eğitim sistemine” ve “kulüp sistemine” dayalı olmak üzere, iki farklı şekilde yürütülmektedir. Kuzey Amerika’da spora katılımı eğitim kurumları sağlarken Avrupa’da toplum temelli spor kulüpleri sporun yaygınlaştırılmasında baskın rol oynamaktadır. Avrupa sosyal yaşantısının tamamlayıcı bir parçası olan bu kulüpler, Avrupa toplumunda uzun bir geçmişe ve güçlü bir geleneğe dayanmaktadır (Taks, 2007) . Avrupa’da spor kulüpleri, çeşitli spor faaliyetlerini kitlelere sunan, yaygın bir görünüm sergilemektedir. Bu kulüpler, “üyelerinin temel hakları, kulübe demokratik yollardan nüfuz etmek ve temel görevleri üyelik aidatı ödemek” (Ulseth, 2004, s.100) şeklindeki karakteristik üye sistemi yapısı ile teşekkül etmişlerdir. Bu sistem ile spor kulüpleri, personel ve finans desteği olarak düşünülebilecek yardımı toplumun kendi iradesinden doğrudan almaktadır.

   Türkiye’de ise spor kulüpleri, spor yönetiminin başlıca problemli konularından biridir. Özellikle son yıllarda, spor dalı federasyonlarının özerkleşmesi ile hız kazanan örgütsel değişme sürecinde spor kulüpleri, şu anki yapısal nitelikleri ve sayıca yetersiz oluşlarıyla, demokratik örgütlenmenin idari ve mali yönden kendi kendine yetebilmesi noktasında, çarpık bir görüntü ortaya koymaktadırlar. Bu nedenle, uzun süredir çeşitli platform konuya ilişkin tartışmalar sürerken durumun iyileştirilmesi; spor kulüplerinin güçlendirilip, çeşitli yasal düzenlemeler ile spor örgütlenmesi içindeki konumunun sağlıklı bir noktaya getirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır (GSGM, 1999, 2009)

   Örneğin; Devlet Planlama Teşkilatı’nın 8. Kalkınma Planı’nda “kulüp ve federasyonların kurumsallaşması ve kendi kendini finanse eden bir yapıya dönüşmeleri sağlanacağı” ifade edilmiş, bu konuda çeşitli hukuki düzenlemelerin yapılacağı vurgulanmıştır (8. Kalkınma Planı) Spor kulüpleri ile doğrudan ilgili olarak, 1999 ve 2008 Spor Şuraları Komisyonları, mevcut yasanın Türk sporunun ihtiyaçlarına cevap vermediği görüşüyle, kulüplerin Dernekler Kanunundan ayrı bir yasaya tabi olmaları gereğinin altını çizmişlerdir (GSGM, 1999, 2009). Bundan başka Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, 19 Haziran 2009 tarihinde; “spor kulüplerinin yapılarına uygun özel kanunlarının bulunmaması ve bunların Dernekler Kanunu’na tabi olmaları sebebiyle uygulamada zorluklarla karşılaşılması ve mevcut yapı ile ülkedeki kulüpleşme düzeyinin uluslararası standartlara ulaşamaması” (GSGM, Spor Kulüpleri Kanun Tasarısı Taslağı) gerekçesiyle kulüpleri dernekler yasasından çıkaracak bir “Spor Kulüpleri Kanun Tasarısı Taslağını” kamuoyuna sunmuştur.

   Spor Şuralarında işaret edilen bir başka konu ise spor kulüplerinin kendilerine mali yönden yetebilen yapılar olarak teşekkül etmelerine ilişkindir. Özellikle 2009 Spor Şurası Komisyon Raporundaki “Kulüp yöneticilerinin mali destekleri ile yürütülen kulüp yapılarının değiştirilerek, bütün üyelerinin (kulüp içinde spor yapan çocukların velileri, yetiş kin sporcu üyeler) mali desteği ile yürüyen bir yapıya dönüştürülmelidir”(GSGM, 2009, s.199) şeklindeki dikkat çekici ifade bir bakıma, Türkiye’deki kulüplerin, Avrupa’daki gibi bir yapıya; üyelik sistemine geçmesini önermektedir. Fişek (1985, s.32) ’e göre, “bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sporu kulüpler yaptıracaktır”; ancak bugünkü durumlarıyla spor kulüpleri bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememekte; iyileştirilmeye ve yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Böyle bir yenilenme için en başta, bu konuda referans teşkil eden sistemlere göz atmak ve spor yönetim modellerinin iyi işleyen örneklerini incelemek gerekmektedir. Nitekim denenmemiş, başarılı olacağı belirsiz, yeni yapılanmalara girmek, hem mali külfeti hem de zaman kaybı dikkate alındığında oldukça yersiz görünmektedir. Bunun yerine dünya da sporun nasıl örgütlenip yönetildiğini, gelişmiş ülkelerdeki spor yönetim sistemlerinin işlerliğini, zayıf ve güçlü yönlerini incelemek pek çok açıdan pratik çözümler sunabilecektir.

   İşte bu noktada, bugün, sosyal bilimlerde; özellikle hukuk, siyaset, yönetim, eğitim gibi alanlarda, “karşılaştırma” yoluyla ihtiyaç duyulan modelleri kavramak, geliştirmek, ortaya koymak oldukça yaygın bir milletler arası araştırma ve geliştirme metodu olarak karşımıza çıkmaktadır. Spor yönetim alanında son yıllarda çokuluslu ve uluslararası karşılaştırmalı çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.

 Bir taraftan kulüplerin spora sahip çıkması beklenirken diğer taraftan kamu kaynaklarına sırtını dayamış spor kulüplerinin yanında üyeliğe dayalı gelir imkânı dışında maddi kaynağı olmayan kulüplerin yaşaması çok zordur. Hatta imkânsızdır. Ayrıca devletin kadrolu antrenörlerinin yerleşim yerlerinin her bir tarafında bedava spor yapma imkânı karşısında spor kulüpleri nasıl üyelik geliri elde edecek bu tezat bağımsız gelirini üyelerden elde etme imkânını kayıp etmektedir.

 Son yıllarda tüm kurum bir spor kulübüne maddi ve manevi desteği sağlamaktadır. Devletin tüm spora aktarılacak kaynaklarını kendi inisiyatifi altındaki kulübe aktarınca diğer kulüplerin yaşama hakkı ortadan kalkıyor. Spor da sadece belli bir zümrenin inisiyatifi altında oluyor. Dolayısıyla ülkemiz üyeliğe dayalı geliri olan kulüpler can çekişip ölürken kurum kulüpleri maddi imkanları sonsuz kaynağa sahip durumda ezici bir avantaja sahip oluyor. Halbuki kurum kulüplerinin harcadığı bu kaynaklar ortak verdiğimiz vergidir. Eğer ortak vergi veriyor isek bu kaynaklar aynı sektördeki tüm kulüplere hakkaniyet ölçüsünde paylaşılmalıdır.İşte o zaman ülkemiz sporun da büyük bir sıçrama olacaktır.

Spor Bilimleri Dergisi .Hacetepe Üniversitesi yayınların yararlanılmıştır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.