OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

İnsanı diğer canlı varlıklardan ayıran özelliklerinin başında, ürettiği değerleri sonraki kuşaklara aktarabilme yeteneği gelir. Kültür de böylelikle oluşur. Kültür öylesine içerikli bir kavram ki, kültürün, 164 farklı tanımını derlemişlerdir. Bir sosyal bilimci de (Berelson, 1964) “bilimsel bir kavramın bu kadar çok tanımı varsa, onun tanımlanamayacağını kabul etmek gerekir” demiştir.

Toplumun bir üyesi olarak insanın elde ettiği bilgi, inanç, sanat, ahlak, hukuk, gelenek ve diğer beceri ve alışkanlıklarından oluşan karmaşık bir bütündür.” (Ogburn; Nimkoff, 1964: 29)

Spor, kitleselleşmiş, örgütlenmiş, küreselleşmiş, çeşitlenmiş, profesyonelleşmiş, ticarileşmiş, bilimselleşmiş, siyasallaşmış, hatta estetikleşmiştir…

Spor, bireylerin kültürel ve eğlenceli etkinlikleri olarak tanımlanan popüler kültürün bir parçası olarak değerlendirilir. Popüler kültür ürünü olarak sporun “kitlelerin onayı alınarak kitle iletişim araçlarından sunulduğu görülmektedir.

Türkiye’de, spor yerine futbol, spor kültürü yerine de futbol kültürü demek daha doğru olur. Spor futbola, futbol da Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’a indirgenmiş durumdadır. Bu durum, kültürel anlamda bir çeşitlilik ve zenginlik yaratamaz.

Spor (futbol) medyamız tribünlerdeki ya da stat çevrelerindeki olaylarda, hep aynı yorumları yapıyor: “Hiç görmek istemediğimiz, spora yakışmayan görüntüler. İnanıyoruz ki bu olayları çıkaranlar birkaç kendini bilmezdir, bunlar gerçek taraftar olamaz.” Spor (futbol) medyası, her fırsatta şiddete karşı olduğunu tekrarlasa da, rating ya da tiraj kaygılarıyla, bu tür haberleri sunuş biçimiyle şiddete ortam hazırlamaktadır

Türkiye’de bir spor medyası değil; bir futbol medyası vardır

Bu medya Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon Spora endekslidir. Özellikle bu takımların birbirleriyle olan karşılaşmalarda abartılı ve ajite bir dil kullanılmaktadır. Futbol medyasında yazanlar da artık spor yazarları değil; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon Spor yazarlarıdır. Spor programları da artık sadece bu takımlarımızın son durumlarının konuşulduğu futbol programlarıdır.

Bir ülkede, bir spor dalının diğerlerinden daha çok ilgi görmesi ve medyada daha geniş yer bulması elbette yanlış değildir. Ancak, sporun futbol, futbolun da 3 – 4 spor kulübümüzün futbol şubeleriyle sınırlandırılması; birçok spor dalının ve bu spor dallarına ilgi duyanların, amatörlerin yok sayılması yanlıştır; medya için de bir kolaycılıktır.

Medya, “ne yapalım, halk bunu istiyor” deme lüksüne ve sorumsuzluğuna sahip değildir.

Kaynaklar:Yılmaz KAPLAN,Cihan AKKAYA Akdeniz Üniversitesi, Antalya/TÜRKİYE Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu  Edebiyat Fakültesi


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.