TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Halil  ÖZİŞ

Halil ÖZİŞ

ÖDÜL VE CEZA

“Davranışı belirleyen sonucudur”. Davranışçı psikolojinin temel ilkesi bu kadar basittir. Bir davranışın ortaya çıkmasını istiyorsan ödüllendir, istenmeyen bir davranışı ortadan kaldırmak istiyorsan da cezalandır.

Hayvan terbiyesi için geçerli olan bu sistem çok uzun yıllar insanlar için de kullanıldı. İş hayatında hala birçok yönetici, performansı ve verimliliği artırmanın ve hatta mükemmelliği teşvik etmenin en etkin yolunun iyi olanı ödüllendirip, kötü olanı cezalandırmaktan geçtiğine inanır.

Bugüne kadar “eğer bir yerde ödül varsa, ceza da olmalıdır” cümlesini kaç defa duyduğumu hatırlamıyorum. Bu görüşü savunanlar kendi yaşam repertuarlarından bu görüşün geçerli olduğuna çok sayıda örnek verirler. Ancak bu insanlar bu yaklaşımın sonuç vermediği birçok durumu göremediklerini bilmezler. Bir başka ifadeyle söylemek gerekirse, bu yaklaşım bazen işe yararken 

Bazen de tam tersi sonuç verir. 

Öncelikle insan psikolojisi açısından temel kavramlara kısaca açıklık getirmekte yarar görüyorum. Ödül yönelme davranışı doğurur, ceza ise kaçınma. İnsanlar başarıya yönelerek ulaşırlar, kaçınarak değil. Ceza, ancak ölçülü ve uygun tarzda olması koşuluyla, istenmeyen davranışları ortadan kaldırmak için yararlı olabilir. Örneğin kulüp başkanının oyunculara, “maçı kaybederseniz dayak var” veya “şu kadar ceza ödeyeceksiniz” demesi istenen sonucu doğurmaz. Benzer şekilde “hedefini tutturamayan işten atılır” demek veya bunu ima eden bir tutum sergilemek de istenen sonuçlara ulaşmaya hizmet etmez. İstenmeyen davranışlara örnek olarak, çocuğun küfürlü konuşması veya bir çalışanın devamlı olarak geç kalması verilebilir. Burada da uygulamaların sükunetle ve empatiyle yapılması gerekir. Aksi takdirde kişinin yaşayacağı olumsuz duygu, odağının kendi davranışı yerine, cezayı uygulayana yönelmesine sebep olur. 

Maddi teşvik ne zaman işe yarar? 

Bir sonuca giden açık ve tek bir yolun olduğu işlerde, örneğin belirli bir sayıda vida sıkmak veya düğme dikmek, dış ödül (örneğin prim) performansı artırır. İlginç olmayan, yapanın yaratıcılığını ve zihinsel katkısını gerektirmeyen işlerde dış ödüller performansı geliştirir. 

İnsanları ceza ve ödül gibi dış müdahalelerle motive etmeye çalışmak, 19.yy ve 20.yy’ın büyük bölümündeki işler için, bir ölçüde sonuç vermiş olsa da, günümüzde esas olarak rutin olmayan ve yaratıcılık gerektiren, kapsamlı düşünerek zihinsel katkı yapmaya ihtiyaç duyulan alanlarda sonuç vermez. 

Ne zaman işe yaramaz? 

Çıkan sonuçlar oldukça kafa karıştırıcıdır. Orta büyüklükte ödül vaad edilenler, küçük ödül alanlardan daha iyi performans göstermemiş; hemen her alanda en kötü performansı büyük ödül vaad edilenler göstermiştir. Bu sonuç Amerikan Merkez Bankası’na bir rapor olarak yazılmış ve daha yüksek ödülün daha iyi performans doğurmadığı bildirilmiştir. Benzer şekilde London School of Economics’in hazırladığı bir raporda, performansı maddi ödüllere bağlı olarak yöneten elli şirketin sonuçları incelenmiş ve finansal ödüllerin performans üzerinde olumsuz etki yaptığı bildirilmiştir. 

Yaratıcılık gerektiren sorunların çözümünde ödüller beklenin tam aksi yönde sonuç vermekte ve performansı düşürmektedir. Bunun nedeni ödülün odağı daraltması ve orijinal çözüm üretme becerisini zayıflatmasıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.