Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Hâlâ kendimizi kandırmak için kendimize ve çevremize mobing uyguluyoruz... Sporda bir türlü kafamızı topraktan çıkarmadık. İnşallah, akıllı zeki ve çevik birisi uyanır da bu kafasını kumdan çıkarmayanların kafasını tutar, kumdan çıkardığı gibi kesip atar.

Rio Olimpiyatları’nda ortaya çıkan tabloyu iyi anlatmak için önce maddelerden gidelim…

3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 19’uncu maddesi uyarınca federasyonlarının görevlerini belirleyen maddelerden bazılarını aldım.

“Seçkin ve gelecek vaat eden başarılı sporcuların takip kartlarını tutarak bu sporcuların yetişmesi için gerekli tedbirleri almak.”

“Her kademedeki sporcular için eğitim ve hazırlık kampları açmak.”

“Sporda belirli bir sistemin uygulanması için yapılacak işlemleri belirlemek ve uygulamasını sağlamak.”

Birde Anayasa’nın 59. Maddesine bakalım: “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.”
Bu kimlik değişikliğini kabul eden sporcuların hiçbirinin her hangi bir eleştirilecek yanlarının olmadığını belirtirken, ortada federasyon yönetmeliğin 12. ve Anayasa’nın 59. maddesini ihlal eden gerçekler var.

Devlet başarılı sporcuları korumak zorundaysa Rio’ya giden sporcuların %65 niye devşirme? Bunun sorumlusu kim?  Ve bu sporculardan birinin altın madalya almasının ne anlamı olacak? Bu duruma mutlaka bir açıklık getirmek gerekir. Bu devşirme anlayışının ülkemize yararları tartışılmalıdır.

Peki, bizim maaşlı-maaşsız kadrolu, kadrosuz spor hocalarımız neden sporcu yetiştiremiyor? Devletin tüm imkanları sunduğu yerde neden sporda bir türlü istenen başarı elde edemiyoruz? Bence spor yönetenler ve yön verenler, spor politika ve projelerini hazırlayanlar yaşamları boyunca şort giymemiş kişiler, şayet giymiş iseler de yatağa yatmak içindir. Biraz amatörce ter akıtan yönetici, idareci, bürokrat ve siyasetçi çözümü görür. Bana göre vasıflı, bilgili antrenörlere gereken destek verilmeli. Bunun karşılığında da maddi açından da bugünkü aldığının iki katı ekonomik karşılığını görmelidir. Kaliteli hocalara özel statü getirilmelidir. Sporcuyu milli takıma kadar getiren hocaları milli takım seviyesinde de işin içine almalıdır. Devletimizin milyarlarca dolar harcayarak tesis ve benzeri imkanları içerisinde sporcu yetiştiremiyorsak yazıklar olsun bize. Bu eleştirilerimize iki federasyon dahil değil; birisi tekvando, birisiyse güreştir. Çünkü bu federasyonlarımızın tüm alt ve üst yapısı, hepsi yerli. Tabi zaman zaman yabancı olmalıdır. Bir takım gelişmeleri ve değişimleri almak, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmak gerekir. Bu tercihlerden yararlanarak çıkmak gerekir. Bu anlamda güreş ve tekvando bunu başarmıştır. Bu branşlarda da öz eleştiri yapacağımız açılar da mevcuttur. Örneğin güreşte Küba’nın altın alması ve bizi geçmesidir. Örneğin tekvando da CIV, yani Fildişi Sahilleri’nin altın alıp bizi geçmesi; kısacası Türk sporunda reform değişikliklerin acilen yapılması gerekiyor. Bu konu da günlerce tahlil yapsak da yeni reformlar için acil tedbirlere başvurmak gerekiyor.

79 milyonluk ülkede; 17 milyon ilköğretim ve ortaöğretim öğrenci kitlesine sahip bir ülkede, devlet ve federasyonlar yukarıda belirtilen görevleri niye yapmıyorlar? Federasyonlar niye işin kolayına kaçarak devşirime sporcular kolaylığı ile hiçbir emek sarf etmiyorlar?
Zaman zaman da ülkemizin spor kültürüne bakmak seviyemizi görmek gerekiyor. Olimpiyat programında TRT spikerlerinin bir anda futbola dönelim diğer üç beş kulübün transfer ve benzeri geyiklerini yapması…

TRT SPOR HD ve TRT 3 iki kanal aynı anda İtalya-Amerika voleybol maçını yayınlıyor. Bu yetmiyormuş gibi Amerika-İspanya basketbol maçını ayni anda yayınlıyor. Bu sırada Rio Olimpiyatlarında Nur Tatar'ın finale çıkma maçı var. TRT bunu ekranı ikiye bölerek ayıp olmasın diye yayınlıyor. Ekran ikiye bölündüğün de bizim TRT spikeri Amerika-İspanya maçını anlatmaya coşkulu bir şekilde devam ediyor. Kendi öz sporcusunu maçına saygı göstermeyen TRT ise gerisi teferruat oluyor. Eleştiri getirdiğinizde de biz maçı yayınladık diyor. Kerhen yaptığı yayını da ballandırıyor. Madalya aldığımız branşların maçlarını yayınlasanıza da ülkemizin gençleri, çocukları heveslenip daha heyecanla spor yapma alışkanlıkları geliştirse daha iyi değil mi? Benden TRT katkı payını, elektrik faturasından peşin peşin alıyorsun ama tüm paraları topa harcıyorsun.

O zaman TRT 'ye bir soru soralım; Neden futbol denilen bize göre top olimpiyatlarda yok? Dolayısıyla birçok federasyon artık işin kolayına kaçıyorlar. Nedir? Efendim herkes bunu yapıyor. İyi de kardeşim yapanlar altın madalya alıyor. Biz ise nal topluyoruz.
Bu devşirme yöntemi ile artık kimsenin sporcu yetiştirme diye bir derdi olmaz ve artık bu çok lüks bir hamle olarak gelmeye başlar. Sporun rantı spor kültürünün yerini aldıysa ve buna federasyonlar çanak tutarsa vay halimize…

Olimpiyatlardan bu sporculardan birisi madalya kazandığı zaman o federasyon başkanı bununla övünerek prim yapmaya çalışacaksa, o zaman Anayasanın 59. maddesini ve kendi yönetmeliklerinin 12. maddesini inkar eder ki; o maddeyi Anayasadan, diğerini de görev ve tanımlardan çıkartmaları gerekiyor.

İşin ahlaki boyutu bunu zorunlu kılıyor…

60 tane federasyon içinde inceleme yapılarak, başkanların performansları kendi yönetmeliğindeki kuruluş amaçlarını gerçekleştirenlerin ön plana çıkartılması gerekmektedir. Ya da yeni oluşumların önünü açmak gerekir.

Bütün bunların yanında olimpiyatlardan sonra yapılacak olan federasyon genel kurullarına her hangi bir ön yargının egemen olmaması gerekmektedir. Eğer federasyonlar özerkse genel kurula saygı esas olmalıdır. Ancak özerk federasyonlarımız da branşın geleceğine karar verilen genel kurulları en şeffaf düzeyde yapmalılar.

Geldiğimiz nokta artık çıkışı olmayan bir yer, ya işin temayüllerini uygulayıp doğruyu bulacağız, ya da gelinen noktada yok olacağız…

Kendi alanlarında çok başarılı olan ve siyasi beklentilere değil, sporun kendi dinamiklerine hizmet eden ve yönetmeliklerini sonuna kadar sahip çıkan tüm federasyonlara sahip çıkılması gerekmektedir, ya da böyle kişiler seçilecekse engel olunmamalıdır. Bu işin boyutu siyaset üstüdür.

Özerk federasyonun parasını devlet veriyorsa gerektiği de her türlü verimliliği kontrol etmelidir. Ya da özerk federasyonlar kendi maddi kaynaklarını kendi bulmalıdır.Maddi kaynaklar devletten hesap denetimine gelince “Eyy devlet! Sen karışma” olmaz.

Sonuç olarak 2016 olimpiyatlarında başarısızlığın hesabı sorulmalıdır. Ertelenmemelidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.