TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Halil  ÖZİŞ

Halil ÖZİŞ

Spor denince TOP gelir!

"Spor yapıyor musun?" sorusunun cevabı genelde "futbol sevmem" olur.Futbol mu?Yoksa ayak topumu?

  Türkçemizi kurtaralım derken!Hep Latince yada yabancı kelimeleri kullanırız.Hadi bizde TOP’U bırakalım da Futbol diyelim.Barii

  Topun peşinde koşanlara sormak lazım.Bu kadar paralara nerelere kimlere gitmektedir.Neden spor kulüplerine başkan olanlar hep emrinde askerlik yapacak kişileri yönetime alırlar.Bu bizim ilimizde de çok farklı değil.20 yıl öncesine baktığımız farklı simalar bu simaları taşıyan lider kişi belli,devir değişti şimdi lider değişti ekip de değişti.Demek ki sportif kültür ve olgunluk henüz oturmamış.Lider kendi emmi,dayısından başkalarında güvenmiyor.Sporda bu güvensizlik biraz tuhaf değil mi?Yıllardır sporun içindeyiz.Hadi bizde eksiklik var.Ya herkes mi bu durumda.Bu anlayışı değiştirmediğimiz sürece olimpik düzey de bir başarı asla elde edemeyiz.Yargılar ve önyargılar değişmeli toplumsal güven oluşmalı,farklı düşüncelerle ve sivil toplum örgütleri ile ülkemiz gençliğinin kurtarılmasına hizmet etmeliyiz.Bu noktada futbol’un bence TOP’un ülkemizdeki emperyal hegomanyasını kırmak gerekiyor.

  Öncelikle konuyu maddiyata indirgeyecek olursak, futbol son derece masrafsız bir spordur.

  Misal basketbol için mutlaka bir pota ve özellikle bir basketbol topu gerekir, voleybolda keza file ve direk olmadan olmaz. Eskrim, okçuluk ve buz hokeyinden bahsetmek zaten abesle iştigal olur. Ancak futbol için konuşursak, kale kurmak için iki taş ve bir adet plastik top bu spor için yeterlidir, dolayısıyla çoğunluğunu fakir insanların oluşturduğu ülkeler futbola çok daha fazla önem verirler. Nüfusun çoğunluğunu fakirlerin oluşturduğu Brezilya ise bu duruma en iyi örnektir. Zira en başarılı ve yetenekli futbol oyuncuları, çoğunlukla buradan çıkar.

    Bu soruya diğer bir yaklaşım spor programları olabilir.

   Ülkemizde spor programları %98 futbol, %2 o gün futbol dışında hangi branştaki takımımız veya oyuncumuz bir başarı elde etti ise ona yer verilerek hazırlanır. Buna arz talep meselesi gözüyle bakılabilir ancak spor programı diye reklamı yapılan yayın ekrana gelir gelmez, arka planda yeşil saha, futbol renklerinden oluşan görüntüler zihnimize kazınır. Konuşulan konu futbol, arka plan futbol sahası, altyazılar diğer futbol maçlarının skorları, tüm yorumcular eski futbolcu. E durum böyle olunca, buna maruz kalan halktan da curling fanatikleri olmasını bekleyemeyiz.

   Ülkemizde zamanında "Televole" adıyla yapılan ve milyonları ekrana kilitleyen bir program hazırlandı ve içeriğinin normal şartlarda "spor-magazin programı" olması gerekiyordu lakin daha adından bile (vole) sadece futbola maruz kalınacağı aşikardı. O zamanlardaki Hakan Şükür'lü, Alpay Özalan'lı inanılmaz komik! espriler hala kişiliğimizi üzerinde çeşitli oyunlar oynamakta. Yine bu programın ağır toplarından Kompela isimli futbolcuyu da es geçmemek lazım ki, bu arkadaş gayet başarılı bir futbol oyuncusu iken, bir anda başka bir boyuta geçerek muhabir falan oldu.

  Sözün özü, son yıllarda gerek basketbol gerekse voleybol branşlarındaki, milli ve bireysel olarak kazandığımız başarılar az da olsa kendilerine yer bulma şansını elde etse de, futbolun önüne geçmeleri, en azından yaşadığımız yüzyılda maalesef ki pek olası görünmüyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.