Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Halil  ÖZİŞ

Halil ÖZİŞ

SPOR VE DEDİKODU

Ahlak ve fazilet ulaşmak için takip ettiğimiz düşünce ve davranış biçimi, bize Uzakdoğu da yapılan sanat ve sportif eğitimlerin temel yoludur.Neden Uzakdoğu sporlarının sonun da ‘DO’ kelimesi vardır.Bu ‘DO’nun anlamı nedir.Bu ‘DO’nun anlamı kelime olarak ‘YOL’ dur.Ancak bu patika,stabilize yada sıcak asfalt değildir.Bu ‘YOL’ insan yetiştirme sanatıdır.İnsan nasıl yetiştirilir.İnsanın yetişmesinde nelere dikkat edilmesi gerekir bunlara dikkat etmemiz gerekir.Her toplumun kendine göre yaşamsal kuralları vardır.Bu zaman zaman yazılı ve yazılı olmayan kurallar olarak ortaya çıkar.Örfler,adetler,ananeviler,dinsel kurallar gibi

Genel toplumun yaşam biçiminin yanında insan yetiştirmek için birçok toplumda dini ve yaşamdan kaynaklanan öğretim prensipleri oluşmuştur. Genel mana da bu yaşam biçim ve kuralları dini kurallar çerçevesinde birleşmektedir. Zaman içerisinde bu farklı anlayışlara bürünmektedir. Bizim insan yetiştirmek amaçlı öğrettiğimiz bu ‘DO’ denilen yolun anlamı ‘Ahlak ve Fazilete ulaşmak için takip ettiğimiz düşünce ve davranış biçimine denir. Günümüzde de bu içinde olduğum başta TAEKWONDO, JUDO, KARATEDO, HAPKİDO, AİKİDO, KENDO, KUMDO, gibi birçok branşın temel felsefesidir. İşte bu felsefede SABIR, İTAAT, SAYGI, SEVGİ, BİRLİK ve BERABERLİK, ALÇAK GÖNÜLLÜLÜK, VATAN SEVGİSİ, AHLAKLI OLMA, ADALET, HOŞ GÖRÜ prensipleri temel eğitim metotları esas alınarak eğitim yapılır.

Günümüzde bunu yapabilecek düzey deki antrenörlerimizin donanımlı bilgili ve kalitede olması gerekmektedir. Ancak yukarıdaki temel ahlak ve fazilet prensipleri bilmeyen antrenörler hile, desise, entrika, dedikodu, yalan sanki temel eğitim prensipleri üzerine yaşamını sürdürmektedir. Öğrencilerine bu prensipler üzerine yetiştirmek ve yalan iftira entrikalarla kendilerine menfaat sağlamak için her şeyi mubah görmekteler kendilerine, bu gün bir spor adamının, sporcunun, yöneticinin, antrenörün spor içinde ve yaşamında ‘DEDİKODU’ YA yer vermemesi gerekir.

 Peki, ‘DEDİKODU’ nedir? Neden çok tehlikelidir.? Toplumumuzda ve spor camiasında hangi kötülüklere sebep olur ?

 Ey iman edenler! Çokça zan etmekten kaçınınız, şüphe yok ki, zannın bazısı günahtır ve birbirinizin kusurunu araştırmayınız ve bazınız, bazınızı gıybet etmeyiniz. Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeği sever mi? -Bilâkis- onu çirkin görmüş olursunuz. Artık Allah''tan korkunuz, şüphe yok ki, Allah tevbeleri kabul edicidir, çok esirgeyicidir. (Hucurat/12)

Hoşlanmadığı bir sıfatı,bir özelliği verip bir kişiye saldırmak yok dinimizde.Kendimizden birini koparmak istemek yok dinimizde.Onu doğrultmaya çalışmalıyız eğer eğriyse...Aforoz etmek için fırsat aramak yok dinimizde.Onu İslam toplumundan dışlama,Onu ekipten dışlama ,Ona zarar verme meşrutiyeti aramak yok dinimizde.Hatta onu kazanmaya çalışmak görevi var omuzlarımızda .Dinimize göre görevimiz Allaha inanan her insana fayda vermeye çalışmaktır ve Allaha inanan her insana zarar vermemeye özen göstermektir.Allah’a inanana zarar veren Allahtan af dilesin…O insandan da af dilesin… Allaha inanan bir insanın ayağını kaydırma yok dinimizde…Böyle bir hakkı vermedi Allah bir diğer kula.Suçu varsa onu cezalandırmak Allaha aittir.Kula değil…

Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalpten her biri bundan sorumludur. ( İsra/36)

Dedikoduyu yok etmenin yolu toplumlarda ve dünyamızda oluşturulamamıştır henüz.İnsanlar gerçekleri açık ve cesur bir ortamda eşit şartlar altında paylaşabilmeli…Bu keşke gerçekleşse toplumumuzda ve dünyamızda ve keşke insanlar ,insanların yüzlerine karşı başka, gıyaplarında başka olmasalar, 
Çünkü bir çok savaş çıkmayacak; kavgalara, üzüntülere yer kalmayacaktır. 

Aleni gıybet,İftiralı gıybet, Gizli gıybet,Münafıkane gıybet,Söz taşımalı gıybet,Kitlesel gıybet,Paylaşımlı gıybet…

Bir gün büyük bir alimin yanına çok dedikodu yapan her defasına da pişman olan bir adam gelir.”Ne olur kurtarın beni” der.Alim ondan şunu ister.”Şimdi köyüne git bana bir tavuk kes ve getir”. Adam gelince de şunu ister adamdan.”Şimdi git o tavuğun tüylerini bana topla ve getir.”Adam tüylerin hepsini toplayamamış.Çünkü tüylerin bir kısmını rüzğar savurmuş…Alim demiş ki, o adama “İşte ağzından çıkan sözler de o tüyler gibidir. Ağzından çıktımı telafisi artık mümkün değildir.Dedikodusunu yaptığın kişi ya ölmüştür. Ya taşınmıştır… Bir de bir başkasına söylemişse senin söylediğin kişi…”der.
Böylece adam kurtulamayacağını anlamış olur.

Spor camiaları içinde kişisel çıkar ve menfaatler için her şeyi, her yolu kendilerine mubah görenler başta ‘dedikodu’ ve ‘gıybet’ yaparak çıkar elde etmek isteyenlere prim verenlerde aynı derecede sorumlu olacaklardır. Spor camialarını dedikodu takip ederek sevk ve idare etmek, dedikoduya göre çeki düzen vermek te spor adamlığına yakışmayacaktır. Temiz duygu ve saflığın hâkim olduğu temel prensiplerin liyakat ve ehliyet olması gereken spor camialarında bugünkü anlayış bozukluğunun ’gıybet’ ve ‘dedikodu’nun dışında da birçok sebepleri bulunmaktadır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?