Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Türklerin İslam tarihi Talas Savaşı'ndan sonra başlar. Yarımadası’nda etkin bir şekilde gücünü gösterip kendisini kabul ettirdikten sonra cihat emri verip o ana kadar uyuyan tüm Arapları dünya üzerine salmıştır. İyi de yapmıştır. Zira bundan faydalanan biz Türkler mükemmel bir uygarlık kurmuşuz ve parmakla gösterilen bir imparatorluk olan Devleti’ne kadar büyük güçlere sahip olduk. Üstelik bunların dışında başka İslam-Türk sentezi devletlere de sahip olmuşuzdur lakin ve lakin bir süre sonra Hıristiyanların ileri atılımları, içlerimizde oynadıkları türlü oyunlar, bizzat kendimizin yaptığı büyük ve affedilemez hatalarımız, birbirimizi yanlış anlamamız, savaşlarda lakayıt davranmamız ve maalesef İslam devletleri arasında bazı nifakların oluşması ve arada dayanışma olmamasıdır.

Tüm bunlar olup biterken Avrupa’nın da çok parlak bir dönemde olduğu söylenemez, bilakis engizisyon mahkemeleri ile uğraşmakta ve bilim adına çok zor koşullarda da olsa savaş vermekteydiler. Tüm zor koşullara rağmen bilimde, sanatta, sporda, sanayide v.b alanlarda da ilerlemelerine, gelişmelerine devam etmişlerdir.

Her ne kadar geri kalmışlık sorgulanırken en önemli faktörlerden birisi de olsa din asla geri kalmışlığın tek sebebi olarak gösterilemez. Tarih boyunca toplumları en çok etkileyen faktörlerin başında gelen din, onları şekillendirmiş onların birbirleri ile olan ilişkilerini ilahi bir düzene göre şekillendirmeye çalışmıştır. Din kuralları ve getirdikleri sorgulanamaz bir kurum olduğu için toplumla beraber çevrilmesi oldukça zordur. Din kaidelerinin insanoğlu tarafından iyi anlamaması, özellikle İslam dininin akıl, mantık ve bilim dini olarak insanlığın hizmetine gönderilmesine rağmen, insanlar tarafından dar bir kalıba sokularak dinin dışında dinci bir anlayışın oluşmasına sebep olmuştur. Toplumlar bilim, akıl ve maneviyattan uzaklaştırılmıştır. Özellikle İslam’ın yaşandığın toplumların aydınlanması bilimle beraber toplumunun şekillenmesine din tüccarları tarafından engellenmiştir.

Size bir soru? Avrupa demiri işlerken, çeliğe yön verirken, motoru, buharı kullanırken, çelikten zırhlılar yaparak yüzer ada oluşturup taa İstanbul’un içine gelip zırhlıların namlularını padişahın yatak odasının penceresine doğru çevirene kadar nerelerdeydik.

Haliçte ağaçtan gondollar ve sandallar la gezerken hiç kimsenin aklına gelmedi mi? Avrupalının yüzer adalar,yüzer zırhlılar yaptığı dönem de biz ne yapıyorduk.Hadi aklına gelmedi dünyanın o zaman ki süper gücü imparatorluğun istihbaratları bu ülkelerin zırhlı yaptığını,donanma oluşturduğunu söylemediler mi?padişaha,acaba biz uyuduk mu?yoksa uyutulduk mu?O zamanda acaba haşhaşiler var mıydı? Dünya ya hükmeden bu süper güç bunun farkına varamamış mıydı. Varamamışsa nedenleri neydi acaba,

 Biz sportif gelişmelerde de geri kaldık. Tabiki sportif gelişmeler dünya da oluşurken biz de ciddi sorunlarla boğuşuyorduk. Ancak boğuştuğumuz milletler bugün spor da bize fark atıyor. İşte olimpiyatlarda son halimiz.80 milyonluk ülkemizin takımı balina ve fok avcıların kasaba takımından 2 den aşağı yemiyor. Bunun sebepleri sadece spordaki bilimsel metotlardan uzak oluşumumuz acaba? Bununla birlikte sosyal, kültürel yaşamda da dar bırakılmamız mı acaba, Bunları ciddi şekilde çözümlememiz gerektiğini düşünüyorum. Spordaki başarısızlığı bilimde de geri kalmışlığımızın sebepleri 90 yılda yaşadıklarımız mı acaba,

Yetkililerin bilgisiz, Bilgililerin yetkisiz olduğu bir ülkede çok umutlu olamayacağımız gözüküyor.

  Ülkemiz çok ciddi sıkıntı ve tezgâhlardan geçiyor. Bu sıkıntıları atlatacak milli birlik şuuru sportif organizasyonların, eğitimlerin, sportif oyunların teşvik edilmesi ve desteklenmesinden geçiyor. Gençlerimizi fiziki açıdan güçlü, moral değerleri yüksek, her türlü sıkıntı, sorunların üstesinde gelecek kalitede donatmamız gerektiğini düşünüyorum. Toplum mühendisliğin de sporun çok ciddi bir tuttuğunu düşünüyorum.

Son yıllar da sporu destekleyici çok ciddi kanunlar çıkmasına rağmen özellikle okullar da okul idareleri sıkıntı çıkardığı görülmektedir. Okul bahçelerinin gençlerin enerjilerinin attığı, arkadaşlık ortamlarının sağlandığı sosyalleşme mekânlarına çevrilmesi için devletimiz ciddi teşvikler de bulunurken, maalesef birçok okulun bahçesine girmek mümkün değil. Hatta okulların gece gençlerin sosyal ve sportif faaliyetlerine katkı sağlayacak teşvikte olması gerekiyor. Öğretmenlerimiz de gençlere önem verecek sevgi ve aşkta olması gerekmektedir. Ancak çoğu okulumuz son zilden sonra boşalarak kendine terk ediliyor. İşte ülkemizin kalkınması için gençlerin geleceği için, dünyanın gerisin de kalmamak için sporu ciddiye alacak projelerin önemsenmesi gerekmektedir. Dünyanın süper gücü olduğumuz da insanlığı ulaştığı gelişmeleri takip ederken, bizim de yeni Türkiye olarak insanlığa spor da katkı sağlamamız gerektiğini düşünüyorum. İslam şuuru ile donatılmış, maneviyatı güçlü, entelektüel nesillerin oluşmasında, sosyal yaşantısının mükemmel bir neslin oluşmasın da sportif faaliyetler çok etkili bir yöntem ve metottur.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.