Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

  Sporun amacını aşağı yukarı bundan üç bin yıl önce Aristo, çocuklarımızın bedensel gelişimini sağlayarak hayata daha sağlam adımlarla tutunup yürüyüp koşmalarını sağlar demiş. Buna mukabil içsel (ruhi) gelişiminin de müzikle sağlanabileceğini söylemiş. 

  Hayatın gelişimi ile birlikte spor çok farklı eğitim alanına dönüştü, artık ruhsal yönden de çocukların gelişimi için spor eğitimi vazgeçilmez bir metot haline geldi. Endüstriyel hayatla birlikte spor mesleki, akademik alanlarda da hızla gelişti. Artık topluma yön vermede, toplumların heyecan ve düşüncelerini sevk etmede önemli bir ataç haline geldi. Bir medya gücü ile bu artık kontrol edilemez halde

  Spor insanın bedenini geliştirir. Hayatta karşına çıkacak olan her türlü tehlikeye karşı koymasını sağlamasına yönelik direncini artırır. O nedenle de spor, insanın hayatta kalıp var olma mücadelesini sürdürmesine yönelik bir hareket şeklidir. Bu hareket şekliyle insan vücudunu geliştirilerek tüm olumsuzluklara karşı koyması için önceden vücut hazırlanıp güçlendirilir. Bu güçlenme fiziksel ve ruhsal yönden olmaktadır.

  Güçlenen vücudun yanı sıra sporla uğraşan insanlarda konuşma dili gelişir. Uzlaşma ve anlaşma yeteneği gelişir. Kendine olan güveni artar. Hayatta kalıp var olma mücadelesi başlar. Rakiplerine karşı her geçen güç kazanır. Dolayısıyla bedenle birlikte tüm duygular gelişip olgunlaşır. 

  Doğayla iç içe bir yaşam başlar. Risk almayı, cesaretli olmayı, acıya katlanıp sabretmeyi, hoş görüp sevmeyi, kazanınca sevinmeyi, kaybedince hüzünlenmeyip yeniden denemeyi, duygularda ölçülü olup tekâmül etmeyi öğrenir. 

  Müzik de insanın içindeki kaba duyguların törpülenip yok olmasını yâda dengede tutulmasını sağlar. Demek ki, müzikte insan ruhuna ince ayar yapar. 

  Toplumun sağlıklı gelişmesi açısından sporda müzikte gereklidir. Gençler yetenekleri dâhilinde ikisinden birisine yönlendirilmelidirler.

  O halde spor ve müzikten beklenen gaye ve amaç zaman içinde insanın gelişip tekâmül etmesinin sağlanmasıysa, bunun için öncelikle yapılması gerekenler önce çıkarılıp o yönde de eğitim verilmelidir. 

  Sporcularımız oyun alanlarına çıkarken hiçbir zaman birbirlerini hasım olarak görmemeliler. Taraflar birbirlerini oynanacak olan oyunun kuralına uygun rakip olarak görüp sahaya çıkmalılar. Aksi tutum ve davranış şekli, toplum psikolojisiyle sporcuları tutan taraftar sayısını sağlıklı olmayan bir yapıda artırıp kulüplere ekonomik katkı sağlamış olsa da gelecek için sağlıklı bir yapı oluşturmayıp sporun da ruhuna uygun düşmeyen bir yönde gelişme sağlamaktadır. Daha sonra kazanana karşı kaybeden taraf biraz daha hırslanıp, tekrar rakibine karşı hazırlık yapıp yeniden oyun alanına gelip oynayacak. 

  Hâlbuki ruhuna uygun yapılan sporda kaybeden taraf hiç olmaz. Çünkü spor yapan herkes sağlıklı ve mutlu olur. Her kes kazanır. Herkes sevinir.

Spordan güdülen amaç asla bu olmamalıdır. Bu günkü anlamıyla yapılan sporda zaten maliye açısından bacasız fabrika şeklinde görülmektedir. Bu çok çirkin ve kötü bir bakış acısıdır. Ama ne yazık ki, bu yanlış anlamayı ne değiştiren, ne de değiştirmeyi düşünen var. 
 Düşünülmediği içinde bu gün topluma verdiği zarar çok ama bunu bilen de yok. Nedeni ise; Her şeye sahip olma duygusu insanın (rakibine karşı ) düşmanlığını artırır. Paylaşım duygusunu törpüleyip azaltır. Şu an ülkemizin içinde bulunduğu durumu düşünürseniz. Sonucu daha net görürsünüz. Bunlara örnek ülkemiz de yaşanan DOPİNG olayları değil midir? Maddi ve manevi kazanmak için her yolu denemek gibi,

Halbuki bir ülkede her şeyi sevgiyle yapıp paylaşıp kaynaşmak varken bugün bunun tamamen tersi yapılarak bu güne kadar bizi bir arada tutan tüm değer yargılarımızı oluşturan mihenk taşları yer değiştirmektedir. Yer değiştirilen taşlarla da farkında olmadan toplum birbirinden ayrıştırılmaktadır. 

 Vatanı için ölen şehit ve şehit ailesine verilen değer ile milli takımda oynayan sporcuya verilen değer asla bir olamaz. İkisi birbiriyle kıyaslanmaz. Kıyaslanması bile düşünülemez. Düşünüldüğünde değer kaybına uğrayan duygular vicdanları sızlatır. Aramızdaki sevgiyi yok eder. Kaynaşmayı eritip bizi birbirimizden ayrıştırır. 

 Onun için her şey amacına yönelik olmalı. Şehitlerimize sahip çıkıp, sporcularımızı korumalıyız. Tüm değerlerimize saygılı olmalıyız. Ülkemizin huzur bulup barış içinde yaşaması için de dengesini sağlayıp ölçülü yaşamalıyız.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.