Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Halil  ÖZİŞ

Halil ÖZİŞ

VAH ÜLKEMİN HALİ VAH!

Dünya ya bakıyorsun, yaz olimpiyatları için tüm ülkeler milli takımlar düzeyin de olimpik altın madalya ya nasıl ulaşırız diye olağanüstü bir rekabet içerisindeler.

Bizim ülkemize bakarımsınız? Atletizm’de koşan atletlerimiz iş yapanları hep devşirme, devşirme olarak aldığımız sporcular ekonomi olarak, modernize olarak, teknoloji olarak, biz den çok geri ülkeler ama biz bu ülkeden yetişen performans sporcusunu alıp TÜRK yapıyoruz. Onların kazandığı altın madalya ile istiklal marşını dinliyoruz. Bunun la övünüyoruz. Hadi canım sende tüm ülkeler bunu yapıyor. İyi de kardeşim yapan ülkelere bakarsan o ülkelerin demografik yapısı buna uygun senin neren uygun yahu!

Bu koca 80 milyonluk ülkede olimpik anlamda sporcu neden yetiştiremiyoruz da, geri kalmış ülkelerin sporcularını para ve ödül manyağı yaparak alıp yarıştırarak onların getirdiği madalyalardan haz alabiliyoruz. Okuttukları marştan nasıl duygulanıyoruz. Evet, ulusal marşımız okunduğu her yerde bize büyük haz verir. Birinci Dünya Savaşı’nda ve sonrasın da yaşadığımız büyük kayıp ve travmaları bize hatırlatır. Küllerinden doğmuş yeni Türk vatanın da bağımsız ve hür olarak yaşamayı bize Atalarımız hediye ettiler. Bu büyük mücadele sonrasında İSTİKLAL marşımız yazıldı. Kim onu dinlerken duygulanmaz ki ancak millet olarak kendi değerlerimizi, kendi kültürümüzü ve bize özgü yaşam biçimimizin dünya anlatılmasın da spor çok önemlidir. Dünya devi olma yolunda hızla ilerlerken, spor da bu kadar geri kalmamızı bana kimse izah edemez.

Ben neden spor da Afrika ülkelerinin dahi çok gerisin de kaldığımızı biliyorum.Bir çok yerde de söylüyoruz.Ancak TOP beyinlere girmiş,TOP tan başka bürokrasinin hayali yok,bizi yönetenler Top’ta,TOP diyor kardeşim.Bizi dinlerken dahi konu TOP oluyor.TOP’ un dışın da spor tanımayan bir ülkede neden spor da nal topladığımızı nasıl anlayacağız.Aslın da akademik çevreler de bu sorunun ne olduğunu biliyor.Fakat yetkili bilgisizlere ne anlatabileceksiniz ki!

Şunu unutmamak lazım, sporu tamamen bağımsız yapmak gerekiyor. Her yönü ile sporu kazanımlarını anlayabilecek bir anlayışın sistematik olarak projelendirilerek hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bunu spor’un en başındakilerin derin derin düşünerek yapması gerekir…

Neden başka ülkelerin sporcusunu alıyorsun kardeşim! Onun yetiştiren Hocayı alsana, şampiyonları yetiştiren hoca bizim çocukları yetiştirsin neden yapmıyorsun, bu sorunun cevabını yetkili kardeşlerim bir cevaplasın da görelim,

 Tekrar bağırarak soruyorum… Eyyy! benim güzel ülkem neden şampiyon sporcuları para ile transfer edip zorla Türkleştiriyorsun bunun bize faydası nedir.

 Para ile Türkleşen bu sporcuların kazandırdığı madalyanın, yine para ile aynı yarışta koşma da bizim sporcu senin geçsin diyerek teklif etmemiz den farkını bana biri söylesin,

  Yapılan hukuki olabilir ancak ne kadar doğrudur ne kadar etiktir. Bu uygulamaların bize ne faydası olacaktır. Başka sporcuları zengin etmekten başka, daha da ilerisine gidelim. Bu para ile Türkleşen sporcular sporu bıraktıkların da bizim paralarla elde etikleri deneyim ve birikimlerini bizim ülkemiz de kalarak geriden gelen genç nesillere aktaracaklar mı?

 Kendisini yetkili kılanlar bu soruların lütfen cevabını versinler. Evet, bu yazı ve tespitleri okuyanlar şunu diyorlar, duyar gibi oluyorum. Sen ne dersen de kardeşim seni kim duyar, duysa da ne yapacak ki, her kes bildiğini okuyor. Bu düşünceler bugün doğrudur. Ancak gerçekler den kaçamayız. Kendimiz öz eleştiri ile değerlendiremezsek yaptıklarımızın iyi yâda kötü olduğunu nasıl anlayacağız.

  Milyonlarca maddi kaynakların iyi ve kötü yönlerini kim değerlendirecek, birileri bir hesap sorması gerekmez mi? Neden bir avuç İzlanda gibi olamadık. İzlanda takımında herhangi bir devşirme sporcu mu vardı.

  Bizim Türk’ler Avrupa da yetişince Emre Mor oluyor da, bu çocuklar neden Türkiye de yetişince olamıyor.

   Bu ülkede antrenman yaptırmayı bilen hocamız çok az kardeşim, Uzağa gitmeyelim kimse burnundan kıl aldırmıyor. Ordu ilimize bakıyoruz yıllarını TOP adamış bilgili, deneyimli hocalarımız var. Neredeler hepsi şuan boşta, bu memleketin evlatları ne kadar kıymetli bilgiye sahip olduklarını görmemiz gerekiyor.

  Ordu ilimizin Aziz Yıldırım’ları, Adnan Polat’ları var, bu engin deneyimlere sahip kardeşlerimiz her alanda uzmanlar. Sporu onlar da başka bilen yok, politikayı onlardan başka bilen yok, siyaseti onlardan başka bilen yok, bu arkadaşlar yeri gel dimi diş hekimi diş çekmeden anlarlar, yeri gel dimi inşaat ustaları olurlar, yeri gel dimi avukat olurlar, yeri gel dimi çoban olurlar onlardan başkası çobanlık yapamazlar, yeri gel dimi elektrikçi olurlar, yeri gel dimi demirci olurlar, yeri gel dimi mühendis olurlar kısacası bu arkadaşlar her işten anlarlar.  Fotoğraf çekinmeye gelince de kimseyi kareye sokmazlar. İşte bu zihniyet ülkemizin yeni sorunu değil, onlarca yıllık sorun,işi ehline ve anlayana bırakırsak çok kısa süre de çok değişir.

Buradan Ordu kamuoyuna sesleniyorum. Topa bir yılda harcadığınız resmi ya da gayri resmi maddi olanakları ve manevi desteği bize verin biz size 4 branşta olimpiyat sporcusunu 4 yılda yetiştirelim 2020 olişmpiyatların da görüşelim var mısınız?

Yoksunuz olamazsınız biz üçüncü dünya ülkesi modeline devam, onun için siyah tenli Türkleri izleyerek gurur duyacağız.

Neden bu şampiyonları yetiştiren hocaları bu ülkeye getirmiyoruz.

Fenerbahçe’den kovulan Löw uzun yıllar Alman milli takımının başında, biz adamı beceriksiz ve kapasitesiz bulduk Almanlara iade ettik, biz spor da Almanlardan daha iyiyiz ya biz den daha iyi mi bilecekler. İşte size Derwal ve Galatasaray’ın Avrupa başarısı, İşte size Sepp Piontek ve geçmişteki milli takım başarıları, demek ki doğru adım atılırsa bizim gençlerimizde güzel başarılar getiriyor.

İzlanda’nın nüfusu 300 bin, Ordu ilinin nüfusu 750 bin demek ki biz iki İzlanda’dan fazlayız acaba nere yanlış yapıyoruz.

Çok bilen gardaşlarımız bizi bir aydınlatsınlar hele…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.