OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Kibirden sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, bugün var, yarın yok olan bir varlığın kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır.

Tevazu göstermekle, tevazu sahibi olmak çok farklıdır. Tevazu sahibi övülmüş, tevazu göstermeye çalışan ise yerilmiştir. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, (Tevazu göstermeye çalışmak da kibirdir. Çünkü kendinde bir varlık hisseden tevazu göstermeye çalışır. Gerçek tevazu ehli, kendinde bir varlık hissetmez ki, tevazu göstermeye çalışsın. Onun tevazuu tabiidir, yapmacık değildir) buyuruyor. Bazısı da, (Bu günahkâr, bu fakir) diyerek kendinin tevazu ehli olduğunu göstermeye çalışır. Bir günahını söyleyince hemen kızar. O zaman sözünde yapmacık olduğu anlaşılır. Din büyükleri de “bu fakir” diye kullanırlar. Fakat bunlar böyle sözlerinde samimidir. Kibirlenmek, kibirli görünmek, tevazu farklıdır. Kibirliye karşı, kibirli görünmek sadaka vermek gibi sevaptır.

Kendinden aşağı olanlara karşı tevazu göstermek iyi ise de, bunun aşırı olmaması gerekir. Aşırı olan tevazua yaltaklanmak denir ki bu ancak üstada ve âlime karşı caizdir. Başkalarına karşı caiz değildir

Kibrin en kötüsü Allahü teâlâya karşı kibirdir. Nemrud, Firavun böyle idi. İlahlık iddiasında bulundular. Bazı dinsizler de imanı, ibadeti, namaz kılmayı aşağılık, gericilik sanarak kibirlenirler. Allahü teâlâ buyuruyor ki: (Büyüklenerek bana ibadet etmeyenler alçalmış olarak Cehenneme girecektir.) [Mümin 60]

Bundan sonra kibrin kötüsü, Peygamberlere karşı kibirdir. Bazıları, Peygamberleri kendileri gibi bir insan gördükleri için, kibirlenerek onlara uymayı kabul etmediler. Mesela Peygamber efendimiz için dediler ki: (Bu da sizin gibi bir insan. Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz, hüsrana uğrarsınız) [Müminun 33, 34]

Bundan sonra da İnsanlara karşı kibir gelir. Herhangi bir hususta kendini başkasından üstün gören kibirlidir. Kibrin sebepleri şunlardır: İlim, ibadet, soy, güzellik, kuvvet, servet, mevki, yakınların çokluğu.

İlim silah gibidir. Düşman elinde zararı, dostun elinde faydası olur. Yani ilim, kibirlinin kibrini, tevazu ehlinin tevazuunu artırır. İlmi ile kibirlenmek, büyük felakettir. İbadeti sebebiyle kibirlenmek de büyük felakettir. Bunun için “Çok ibadet edenin, kibirden kurtulması zor olur” buyrulmuştur. Soyu ile övünmek ahmaklıktır. Kabil, Hazret-i Âdem’in oğlu idi. Babasının Peygamber olması, bunu küfürden kurtaramadı. Güzellik yüzünden kibre düşmek daha çok kadınlarda görülür. Başkalarını ayıplamaya, küçük düşürmeye ve gıybete vesile olur. Hâlbuki güzellik, insanda kalıcı değildir, er-geç gider. Geçici olan şeyle kibirlenmek, ahmaklıktır. Kibredenin güzelliği, gübrelikte biten gül gibidir. 

Gücü, kuvveti ile kibretmek de, cahilliktir. Çünkü hayvanların kuvvetleri, insanlardan çok fazladır. Mesela bir insan fil kadar kuvvetli olamaz. Kaplan gibi koşamaz. Kuş gibi uçamaz. Hayvanlar, bir bakımdan insandan üstündür. Hayvanlarda da bulunan üstünlüklerle kibirlenmek elbette uygun olmaz. Çok zengin olmak da üstün olmayı gerektirmez. Karun’un çok malı vardı. Malı ile beraber kahrolup gitti. 

Geçici olarak sahip olunan servet ile, mal ile kibirlenmek, çok çirkindir. Gelip geçici olan makam, mevki de üstünlük sebebi değildir. Birçok krallar, derebeyiler, Firavunlar mevki sahibiydi. Hepsi gitti. Ancak iyilerin iyiliği, kötülerin kötülüğü söylenmektedir. Kötü birinin mevkii, makamı ile övünmesi neye yarar? Akraba ve tanıdıklarının çokluğu ile üstünlük taslamak da yanlıştır. Bir kimsenin kendisi iyi değilse, bütün dünya onun akrabası olsa ne çıkar?

Spor da Yaltaklanmak’ta yukarıda bahse konu hallere düşmemektir. Milletvekili olacağım, olamazsam genel müdür olacağım oda olmazsa genel müdür yardımcısı olacağım diyerek Yaltaklanmaya gerek yok. Yapılan her iş samimi olursa, gönülden olursa nasipte sana gelir. Bu hedeflere ulaşmak için insanları aptal yerine koymak, aslında kendi aptallığındır. Gereksiz işlere girmek, dedikodu yapmak, riya içerisinde hareket etmek ilim sahibine yakışmaz. Spor insan da beden ve zihninin temizliğidir. Bu centilmenlik duygularının artması, tevazuu sahibi olma yolunda samimiyetle ilerlemek, tüm hizmetleri sıcak ve samimi duygularla yapmak arzusu olmalıdır. Kaliteli sporcu, spor yöneticisi, spor hakemi sorumluluklarını samimiyet ve tevazuu içerisinde yapmalıdır. İşin içerisine enaniyet, kibir, böbürlenme ve benlik girerse spor ahlakı yol değiştirir. Spor mantalitesinden uzaklaşmak, hoşgörüyü yoldan çıkarır. Bazı insanlara Yaltaklanmak (sporcu, spor yöneticisi, spor hakemi, spor antrenörü) için tevazudan uzaklaşmamamız gerekir. Sorumluluklarımızı yerine getirmemiz, takdir edilecektir. Takdir edilen her hizmet ve başarının mutlaka bir yeri ve karşılığı olacaktır. Yaltaklanmak tan kurtulduğumuz gün büyük başarılara ulaştığımız gün olacaktır. Dedikodu’ya, gıybete kulak asmadan her spor elemanı işini yaparsa spor kültürümüzde, sportif başarımız da gelişecektir. Ben den olan için her şey serbest, olmayanın yolunu kesmek çok ahlaki olmayacaktır. Spor da adalet duygusu ve anlayışı her insana nasip olmaz, nasip olursa da rızkı bol olur. Ayrıca haddi de aşmamak gerekir. Neticede bu karakteristik anlayışın yaygınlaşması topluma ve geleceğimize zarar verir. Biz toplum olarak alçakgönüllü, tevazuu sahibi olmalıyız.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.