Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hikmet  PALA

Hikmet PALA

MESUDİYE’DE İMECEDEN TARİHÇEYE:  KALE KÖYÜ VE YEŞİLCE GEZİ NOTLARI (1)

Orda Bir Köy Var Uzakta

Mesudiye’nin Ordu tarihinde ve kültüründe özel bir yeri olduğunu düşünenlerdenim. Tanıdığım Mesudiyeli insanlardan, gezdiğim Mesudiye köylerinden, okuduğum kaynaklardan yola çıkarak bu sözü rahatlıkla söyleyebiliyorum.

Bir “Cenikli” olarak “Meletli” hemşerilerimizin kendi doğup büyüdükleri coğrafyayla olan kopmaz bağlarına hep hayranlık duymuşumdur. “Orda bir köy var uzakta, Gitmesek de görmesek de, O köy bizim köyümüzdür” repliği belki modern zaman insanları olarak hepimize uygun düşüyor. Hepimiz az ya da çok yaşadığımız hayatın gündelik koşturmacası ve yorgunlukları içerisinde, köylerimizle bağımızı asgari düzeye indirmiş durumdayız.

Köyler ıssız, köyler terk edilmiş. Emekli olduktan sonra, giden çocukluğun, uzaklaşan gençliğin hatıralarının izini sürmek, toprak köy yollarında çocukluktan kalma ayak izlerini bulabilme ümidiyle köylere yerleşenlerin ve kendi öznel koşulları nedeniyle köyden hiç ayrılmamış ama çocuklarının neredeyse tamamını gurbet ellere göndermişlerin dışında kimseler yok artık köylerimizde.

Bu genel kaderden etkilenmiş yerlerimizin belki de en başında geliyor Mesudiye. İstatistikler, 1960 yılında 40.000 civarında nüfusu olan Mesudiye’de 2015 yılında sadece 15.000 kişinin yaşadığını söylüyor. 1960’da Türkiye’nin toplam nüfusu yaklaşık 28 Milyon idi ve bunun 19 milyonu kırsal alanlarda yaşıyordu.

2015 yılında ise Türkiye 80 milyonluk bir nüfusa ulaştı. Bu nüfusun %92’si şehirlerde yaşıyor artık. Türkiye nüfusu 1960’tan 2015’e 2,8 kat artmış ama Mesudiye’nin nüfusu aynı dönemde 2,6 kat azalmış.

Bir Ordulu olarak Mesudiye ile gerçek anlamda tanışmam 2009 yılında sendikal çalışmalar kapsamında yaptığım okul ziyaretleri vesilesiyle olmuştu. Öncesi sadece kitaplardan okuduğum Mesudiye idi. İlk gidişimde Yeşilce’de kalmayı tercih etmiş ve burada Feyzi Ünal başkanımızla tanışmıştık. Devamında Azmi Karaduman rehberliğinde Fatsa Cıngırt Kalesi kazı heyeti ve öğrencileriyle bir araştırma gezisi yapıp höyükleri dolaşmıştık. Ordu Belediyesi Dünya Yazarlar Evi Tarih atölyesi ekibiyle birlikte bir gezi yaparak tarihi Mesudiye Merkez Kilisesi’ni, Konacık kaya mezarlarını ve Yeşilce’yi gezmiş

 

Yeşilce ve Kale Köyü Gezisi

Ordu Rüsumat 4 Kulübü yöneticisi arkadaşlar Yeşilce’ye doğa yürüyüşü yapmayı planladıklarını söyleyip bu gezide kendilerine eşlik etmemi istediklerinde ben de kendilerine gezi rotası içerisine Kale köyünün mutlaka alınması gerektiğini belirttim. Böylelikle Yeşilce doğa gezisine Kale köyü tarih gezisi de eklenmiş oldu.

Kale köyümüz Ordu bölgesinin bir Türk yurdu haline gelmesinde önemli bir yer tutan Danişmentliler ve Hacı Emiroğullarının önemli merkezlerinden olmuş tarihsel kalıntılarıyla öne çıkan bir yerleşim yeri. Bu anlamda Ordu kamuoyunun ve ulusal ölçekte araştırmacıların dikkatine sunulması, üzerinde bilimsel tetkiklerin yapılması gerekiyor.

Gezimiz 23 Ekim 2016 Pazar sabah 7.30’da Şarkiye mahallesindeki Rüsumat No 4 dernek binası önünden başladığında iki minibüs dolusu (40 kişi) doğasever insan, yeni yerler görecek olmanın verdiği heyecanı içerisindeydi. Kabadüz üzerinden Çambaşı’na gidiş yolculuğumuzun en sıkıntılı bölümünü oluşturdu. Bitmek bilmeyen ve planlamadan yoksun yol çalışmaları nedeniyle kasislere giren aracın içerisinde, bir o yana bir bu yana savrulan gezi ekibi etrafı seyretmek fırsatını da kaçırmış oldu.

Çambaşı’ndan sonra Mesudiye istikametine döndükten sonra oldukça düzgün bir yoldan ilerlemeye başladık ve ekibin morali de yerine geldi. Şarkılar türküler eşliğinde ilerleyen gezi ekibi güzel manzaraları yakaladıklarında minibüsleri durdurup doğa fotoğrafları çekmeyi de ihmal etmedi.

Eşimden Ayrıldım Ama Yeşilce’den Ayrılamadım!

Yaklaşık 10 gibi Yeşilce’ye vardık ve girişteki İmece Vakfı Oteli’nde Harun Okutan hocamızın hazırladığı kahvaltı sofrasında yol yorgunluğumuzu attık. Mesudiye Kale köyünden olan ve İstanbul-Mesudiye arasında otobüs işletmeciliği yapan Muammer Özer burada bize eşlik etti. Muammer Özer, derneğin bu gezi etkinliğini duyduktan sonra bizimle iletişime geçmiş, Kale köyünde ekibe öğle yemeği vermek üzere tüm hazırlıkları planlamıştı.

Mesudiyelilerin kendi yörelerine olan düşkünlükleri, gelen misafirlerle ilgilenmek konusunda gösterdikleri hassasiyet, son yıllarda unutulmuş kültürel ve sosyal değerlerimizden olduğu için geziyi katılan arkadaşlarımız bu duruma şaşırdılar. Ama Mesudiye’yi gezdikçe, Yeşilce ve Kale köyündeki insanların davranışlarına tanık oldukça, buralarda Anadolu’nun üstün insanlık değerlerinin hala dimdik ayakta olduğunu gördüler.

Kahvaltıdan sonra kendince bir şehir planlaması olan ve bu plan doğrultusunda evlerin çatıları, dış cepheleri düzenlenen şirin Yeşilce kasabamızı dolaşmaya koyulduk. Her evin dışında asılmış Atatürk fotoğraflarını, Türk bayraklarını gören ekip için bu gezi sürprizlerle doluydu. Kasabanın fırınında Golit yapan kadınlar bizlere ekmek ve golit ikram ettiler. Kahve önlerinde bekleyen emekliler ayağa kalkarak misafirlere hoş geldiniz dediler. Dükkân işleten kadınlarla sohbetler edildi. Sivil mimarlığın zengin örneklerini sunan Yeşilce turunda Yeşilce Muhtarı Eftal Yılmaz’da bize eşlik etti.

Yeşilce sokaklarında karşılaşıp selamlaştığımız bir beyefendi kolundaki Atatürk imzasını gösterdi ve “Ben buralı değilim, Erzurumluyum. Yeşilce’den evlendim. Eşimden ayrıldım ama Yeşilce’den ayrılamadım, burada yaşamaya devam ediyorum” dedi.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.