Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hikmet  PALA

Hikmet PALA

ORDU TİCARET HAYATINDA ERMENİ VE RUMLAR

Ordu kasabasının Bucak adı verilen bugünkü yerinde kuruluşuyla ilgili kısa bir bilgi vererek yazımıza başlayalım. 1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca Anlaşması ile Rus ticaret gemilerine Karadeniz’de serbest dolaşım hakkı verilmişti. Böylece Osmanlı Devleti’nin bir iç denizi durumundaki Karadeniz uluslar arası ticarete açılmıştır. Bu durum Karadeniz’in ticari hareketliliğini artırmış, daha önce atıl ve kullanılmaz durumdaki iskeleleri önemli hale getirmiştir.

Sahillerde iskelesi bulunan yerleşimlerin önemi giderek artmış, buralarda ticari hareketliliğe bağlı olarak pazar alanları oluşmaya başlamıştır. İskele kenarında yerleşik bir nüfus oluşmasına bağlı olarak da Cuma camileri yapılmaya başlanmıştır. Ordu kasabasının sahilden içerideki Bayramlı’dan Bucak’a taşınması süreci de işte bu sürece uyumlu bir biçimde 18.yüzyılın sonlarına doğru yaşanmıştır.

Boztepe eteklerinde ve doğuya uzanan düzlüklerde gelişen Bucak kasabasının yeni sakinleri ağırlıklı olarak Rum ve Ermenilerden oluşmaktaydı. Bunda Osman Paşa’nın Ordu ayanlarına karşı giriştiği askeri harekâtın da etkisi olmuştur.

Eskipazar bölgesinde halka kötülükler yapan ve birbirleriyle çatışan ayanların çıkarttıkları kargaşaya son veren ve onları öldürten Osman Paşa, burada oturan Ermenilerin Taşbaşı ve özellikle Zafer-i Milli Mahallesi’ne yerleşmelerini sağlamıştır. Rumları ise Düz Mahalle, Elmalık ve Şarkiye Mahalleleri ile kısmen Taşbaşı civarına yerleştirdi.

Sıtkı Can’ın 1948’de yazdığı “Ordu Şehrinin Tarihi” adlı çalışmada Giresun Ermeni Okulu Müdürü Onnik Efendi’nin 1912 tarihli kitabından şu alıntıyı yapmıştır;

“Osman Paşa Bayramlı kasabasındaki derebeylerini öldürttükten sonra, kendisine değişik şekillerde yardımcı olan halktan bir kısmını ve gayrimüslimleri Ordu bölgesinin değişik yerlerine yerleştirmeye başladı. Ermeniler bugünkü Taşbaşı ve Zafer-i Milli mahallelerine, Rumlar ise Düz mahalle, Elmalık ve Şarkiye mahalleleri ile kısmen Taşbaşı civarına yerleştirildiler.

Bu mahallelerde daha önceden gelip yerleşen Türkler de vardı. Yeni gelenler rahatlıkla bu ilk sakinlerin arasında evler inşa ederek güvenlik içerisinde yaşamaya başladılar. Çarşıda işyerleri kurdular.”[1]

Ordulu Rum Ortodokslar

Eskipazar’da yerleşik Gayrimüslimleri iskele etrafında yeni gelişmekte olan Bucak’a taşıyan Osman Paşa’nın bu hamlesi sonucu kasabanın merkez nüfusunda Ermeni ve Rumlar Müslümanlara göre daha fazla yer almıştır. Örneğin 1830’lerin hemen başında yapılan nüfus sayımı da bunu doğrulamaktadır.

Nüfus sayımının yapıldığı 1835-1845 yılları arasında Ordu’nun resmi kayıtlardaki adı Ordu Bayramlu’dur.[2] Ordu’nun iç kesimde Bayramlu ve sahilde Bucak adlı iki kaza merkezi bulunuyordu. Ordu’nun Bucak’ın dışında Şuayib, İhtiyar ve Uskara nahiyeleri vardı.

Bucak nahiye merkezinde 1 hanede 5 Müslüman, 121 hanede 472 Hıristiyan nüfus yaşamaktaydı. Ağırlığı Hıristiyanlardan oluşan Bucak’a karşılık hemen yakınındaki Keçi köyünde 164 hanede 543 Müslüman nüfus bulunmaktaydı. Nahiyede köylerle birlikte 1424 Müslüman ve 2008 Hıristiyan vardı.[3]

Diğer nahiyelerle birlikte Ordu’da 1834 yılında 6809 Müslüman nüfusa karşılık 3307 gayrimüslim yaşamaktaydı.[4]

Nüfus sayımından yaklaşık 50 yıl sonra Ordu’ya gelen Duyun-u Umumiye memuru Vital Cuinet’in verdiği bilgiler de Ordu kasabasının nüfusundaki Gayrimüslim ağırlığını doğrulamaktadır. 1880-1892 yılları arasında Anadolu ve Arap vilayetlerini gezen Vital Cuinet’e göre Cuinet göre bu dönemde Ordu Kasabasında, Rum, Pürifikasyon, Saint Nikola, Müslüman, Ermeni ve Protestan olmak üzere altı mahalle bulunmaktadır.  Kasabada 5.923 kişi yaşamaktadır. Rumlar 3.067, Müslümanlar 913, Ermeniler 1.703 ve Protestanlar 240 kişidir.

Yine 1912 yılında Ordu nüfusu hakkında bilgi veren Giresun Ermeni mektebi müdürü Onnik Efendi’ye göre Ordu kasabasında 500 Türk hanesi, 500 Ermeni Hanesi ve 1500 Rum hanesi bulunmaktadır. Bu yıllarda Ordu kasabasında; 17 çapulacı, 11 kunduracı, 14 mobilyacı, 22 demirci, 16 bakırcı, 17 terzi, 40 manifaturacı, 50 manav, 35 kahvehane, 10 meyhane, 71 bakkal bulunmaktaydı. Bu ticarethanelerin çoğunun sahibi Ermeni ve Rum’du.

Bu nüfus verilerine bağlı olarak Ordu ticaretinde Rum ve Ermeniler hâkim olmuşlar, Ordu ticaret odası kayıtları da bu durumu ortaya koymaktadır.

1900’lerin hemen başında Ordu’da Ticaret, Ziraat ve Sanayi Odası kurulmuştur. Odanın kuruluş tarihini Sıtkı Çebi “Çağlar İçinde Ordu” kitabında 1906 yılını vermektedir: Ordu Ticaret ve Sanayi Odası, Ordu’nun ilçe ve küçük bir kasaba olduğu 1906 yılında kurulmuştur O dönemlerde Anadolu’da ticaret odaları genellikle birkaç büyük şehirde ve genellikle il merkezlerinde kurulmaktaydı. Ordu gibi nüfusu 5-6000 civarındaki ufak bir kasabada ticaret odasının kurulması, ticari hayatın çok canlı ve hareketli olduğunu, ayrıca piyasadaki tüccarların da Ticaret odasının iş hayatı için faydalı olacağına inandıklarını göstermektedir.”[5]

Ancak Sıtkı Çebi “Ordu Şehri Belediye Tarihi” adlı çalışmasında Ordu Ticaret Odası’nın kurulduğu tarih olarak 1903 yılını göstermektedir;

Osmanlı Devleti’nde 1879 yılında ilk olarak İstanbul’da Ticaret Odası adıyla bir tüccar teşkilatı kuruldu.1884 yılına kadar 78 Ticaret odası kurulabilmişti. Ordu şehrinde henüz bu tarihlerde ticaret odası yoktu. 1883 tarihinde ordu çarşısının yanmasından sonra 15-20 yıl içinde çarşı tekrar düzenlenebilmişti. Bundan sonra bir ticaret odasının kurulma hazırlıklarına başlanabildi. Çalışmalar kısa zamanda sonuçlanarak 1903 yılında ordu şehrinde, Ziraat Bankası’ndan sonra ikinci meslek teşkilatı olarak; Ticaret, Ziraat ve Sanayi Odası adıyla yeni bir tüccar teşkilatı kurulmuş oldu.”[6]

Sıtkı Çebi’nin 1903 yılında kurulduğunu belirttiği Ordu Ticaret ve Sanayi Odası’nın ilk başkanı Nişan Efendi’dir. Odanın yönetiminde ise Ali Bey, Eyaminunde Efendi ve Mardiros Şirinyan Efendi olup, odanın kâtipliğini Arif Efendi bulunmaktaydı.

1904 yılında ise Ticaret ve Sanayi Odası’nın başkanlığını Katırcızade Mustafa Ağa yapmaktaydı. Şirinyan Mardiros Efendi, Hacı Temiyus oğlu Kiryako Ağa, Keşişoğlu Ranus Ağa, başkâtip Arif Efendi ise Ordu Ticaret ve Sanayi Odası’nın yönetiminde bulunmaktaydı.

1905 yılında Ordu Ticaret ve Sanayi Odasında, Kirkor Kirkoryan Efendi başkan, Şirinyan Mardiros Efendi, Eranus Ağa ve Hacı Kiryako Ağa üye, Arif Efendi başkâtip ve Abdullah Efendi ikinci kâtiptir.[7]Ordu Ticaret Odası üyeliği yapan Mardiros Şirinyan Efendi,1913 yılında, Hacı Şeker Efendi’den sonra Ordu Belediye Başkanlığı’na tayin edilmiştir. Mardiros Şirinyan Efendi’nin belediye başkanlığı kısa sürmüş, 1914 yılı başlarında başkanlıktan ayrılmış, aynı ay içinde yerinde Ordu’da zahire ticaretiyle meşgul olan Furtunzade Yusuf Sırrı Bey Ordu Belediye Başkanı olarak görevlendirilmiştir.

Fatsal¦- Bir Ermeni Aile

1906 yılında Ticaret ve Sanayi Odası ile Ziraat Odası birleştirilmiştir. Ordu Ticaret, Ziraat ve Sanat Odası’nın başkanlığını Furtunzade Hacı Harun Efendi, üyeliklerini de Kakulidi Yorgi Efendi, Anteresyan Bogos Ağa ve Anteresyan Nişan Efendi yapmaktadır.

Ordu Ziraat Odası’nın 1904 yılında başkanlığını Şeyhzade Mustafa Ağa yapmaktaydı. Üyeleri, Belikırıkzade Osman Efendi, Yakup oğlu Temiyus Ağa, Arisoğlu Ovakim Ağa’dır.[8]

1906 yılanda ordu Ticaret odası kurulduğunda Ordu kenti, ikinci sınıf bir kaza merkezi olarak Trabzon vilayetine bağlıydı.

Trabzon Vilayeti’ne bağlı bir ilçe (kaza) merkezi durumunda olan Ordu kasabasında kurulan Ordu Ticaret Odası’nın 62 üyesinin önemli bir kısmı Rum ve Ermenilerden oluşmaktaydı.

1906-1907 (1323) tarihini taşıyan “Ordu Ticaret Odasının Ticaret Abone Kaydına Mahsus Esami Defteri”nde bu üyelerin isimleri, faaliyet alanları, kayıt tarihleri, dereceleri, denelik ödedikleri aidatları imza ve mühürleri bulunmaktadır.[9]

1906-1915 yılları arasında Ordu Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı 175 tüccardan 62 tanesi gayrimüslim vatandaşlardı.

Bu yıllarda Ordu piyasasına deniz yoluyla getirilen ticari eşyalar, kasabada bir liman olmadığı için açık denizlerde demirleyen gemilerden mavnalara taşınarak boşaltılmaktaydı. Gelen eşyalar kasabanın ahşap yük iskelesine taşınır, buradan da tüccarların depolarına kaldırılırdı.

Köylerde yetiştirilen tarım ürünleri hayvan sırtlarında pazarlara indirilirdi. El tezgâhlarında dokunan çuvallara doldurdukları ürünlerini erken saatlerde Ordu kasabasına indiren köylüler, ürünlerini satıp ihtiyaç maddelerini satın aldıktan sonra öğleye doğru geri dönerdi. 

Ordu’da köylülerin getirdiği ürünlerin alışverişinde, satıcının istediği fiyattan çok alıcının verdiği fiyat geçerli olmaktaydı. Genellikle her tüccar kendi müşterisi ile ticaret yapardı. Köylüler tarafından pazara getirilen ürünler satılmaması durumunda köye geri götürülemezdi. Çünkü Ordu’dan alınan ihtiyaç maddeleri hayvan sırtında köye götürülmek zorundaydı. Bu nedenle satılamayan ürünler düzenli olarak alış-veriş yapılan tüccara emanet bırakılıyordu. Ordu’da fındık satışında süren emanetçilik yöntemi o yıllardan bu güne hala devam etmektedir.

Gelecek haftaki yazıda Ordu’da 1900’lerin başında ticari faaliyette bulunan Rum ve Ermeniler konusuna devam edeceğiz. Gayrimüslim Ordulu tüccarların listesine de yer vereceğimiz yazıda Ordu’nun ticari hayatının özelliklerini incelemeye çalışacağız.

[1]

[2] Suat Feyyaz Günaydın, 1831 Nüfus Sayımına Göre Ordu Merkez Kazası Nüfusu, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ordu 2011,S.18

[3] Adı geçen tez, [4] Adı geçen tez s.40 ve 44

[5] Sıtkı Çebi, Çağlar İçinde Ordu, s.9

[6] Sıtkı Çebi, Ordu Şehri Belediye Tarihi, s.207

[7] Ordu Şehri Belediye Tarihi, s.208

[8] Ordu Şehri Belediye Tarihi, s.206-209

[9] Çağlar İçinde Ordu, s.9


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?