Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hikmet  PALA

Hikmet PALA

OSMANLI EĞİTİM SİSTEMİ VE ORDU’DA MEDRESELER

Osmanlı Devleti’nin resmi eğitim politikasında toplumun tamamını eğitme gibi bir hedef yoktu. Devlet, kendisine gereken asker ve sivil bürokratı temin edeceği okulları kuruyor, halkın eğitimi ise yine halk ve vakıflar tarafından kurulup masrafları karşılanan okullarda yapılıyordu.

Devletin temel eğitim kurumlarını medreseler oluşturmaktaydı. Enderun, tekkeler, ahi birlikleri ve sıbyan mektepleri ise devletin ve toplumun eğitim ihtiyacını karşılayan diğer eğitim kurumlarıydı.

18. yüzyılda devletin her alanda olduğu gibi eğitimde de hayli geri kaldığı ortaya çıktı. Bu geri kalmışlığı telafi edebilmek için öncelikle askeri eğitim kurumlarında yenileşme çalışmalarına başlandı. II. Mahmut ile başlayan eğitimin yenileşmesi ve toplumun tamamına eğitim verilmesi çalışmaları özellikle II. Abdülhamit zamanında hızlanmıştır.

Bu dönemde bir yandan Osmanlı’nın klasik eğitim kurumları varlığını sürdürmekte, diğer yandan da Maarif Nezaretine bağlı ve yeni yöntemlerle eğitim verme iddiası taşıyan okullar açılmaktadır. İkili bir durum arz eden bu eğitim sistemi 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Yasası ile sonlandırılmış, ülkedeki tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır.

Medreselerde Arapça kitaplar öğrenciler tarafından ezberlenmeye çalışılıyor, aynı kitaplar birkaç dönemde yeniden okunmak zorunda kalıyordu. “Benim oğlum Bina okur, döner döner tekrar okur!” sözü bununla ilgili olarak söylenmiştir.

Medreselerde konuşma dili Türkçe olmasına rağmen ders dili Arapçaydı. Ezber en geçerli yöntemdi. Tek amaç, takılmadan, yanlış telaffuz yapmadan bir parçayı ezbere aktarmaktı.

Medreseye buluğ çağına giren her Müslüman erkek kayıt olabiliyordu. Medresede okuma için azami bir süre belirlenmediği için medreselerde 12’den 40’lara kadar farklı yaşlarda öğrenci bulunuyordu. 1914 yılında İstanbul’da 178 medrese 7000 öğrenci vardı. Medrese öğrencileri askerlik hizmetinden muaf tutulduğu için buralarda uzun süre öğrencilik yapan kişilere çokça rastlanmaktaydı. Bu nedenle İstanbul’daki medreselerdeki öğrencilerin yaş ortalaması 35 idi.

Tanzimat sonrasında iptidailer, rüştiyeler, idadilerle bir sistem içerisine alınmaya başlanan eğitim alanında ilerleme kaydedilirken medreseler bir gelişim gösterememiştir. Kendilerine “talebe-i ulum” yani bilim öğrencileri adını kendilerine yakıştıran medreseliler siyasal olayların içerisinde yer almışlar, bu nedenle de II. Abdülhamit’in olumsuz bakışıyla karşılaşmışlardır. Medreselilerin büsbütün cahil kalmalarına ses çıkartmayan II. Abdülhamit, medreseye kayıtlı olanların askere alınmayacaklarını kural haline getirerek bu kurumun asker kaçaklarıyla dolmasına neden olmuştur.

Ordu Kazasında Medreseler

Ordu Kazası’nda medreseler, eğitim ve öğretimlerine çağdaş mektepler yanında ömürlerini tamamlasalar da 1924 yılına kadar devam ettirdiler. Ordu Kazası’nda ilk medresenin 1553–1647 arasında Elmalu’ya bağlı Kovanlık Köyünde eğitim veren medrese olduğu tahmin edilmektedir.

 

Ordu Kazası’ndaki Medreselerde Öğrenim Gören Talebe Sayıları

Kaza Ve Nahiyeler

Talebe Sayısı

Medrese Sayısı

Cami sayısı

Mescit Sayısı

Tekke Sayısı

İmam Sayısı

Bucak Kazası

140

7

58

4

---

30

Perşembe Kazası

233

6

39

---

---

1

Ulubey ile

Hapsamana Nahiyesi

 

140

 

3

 

40

 

3

 

4

 

8

Aybastı Nahiyesi

69

1

13

---

3

---

Kaynak: Trabzon Vilayet Salnamesi, 1286 (1869), s. 151

1869 yılında Ordu kazasında bulunan 7 medresenin 1’i merkezde 6’sı çevre köylerde eğitim ve öğretim vermekteydi. Kaza merkezindeki medresenin adı Osman Paşa Medresesiydi. Bu dönemde eski kaza merkezi olan Eskipazar’da da halk tarafından yaptırılmış bir medrese bulunuyordu.

 

1903 Maarif Salnamesine Göre Ordu Kazası’ndaki Medreseler

Sıra No

Kaza Adı

Medrese

Mahallesi

Müderrisi

Talebesi

Kurucusu

1

Ordu

Osman Paşa

Kasabada

Müftü Mehmet

211

Osman Paşa

2

Ordu

Eskipazar

Kasabada

Ömer Efendi

41

Köy Ahalisi

3

Ordu

Mahmut

Gerce Köyü

Mustafa Efendi

58

Köy Ahalisi

4

Ordu

Ali Beğ

Alibeğ Köyü

Saban Efendi

51

Köy Ahalisi

5

Ordu

Bayadı

Bayadı Köyü

Ali Efendi

35

Köy Ahalisi

6

Ordu

Fındıklı

Fındıklı Köyü

Abdurrahman

Efendi

57

Köy Ahalisi

Kaynak: M.Emin Yolalıcı, “Trabzon Vilayetinde Eğitim...”, s. 445–447

Eskipazar Medresesi Ordu kaza merkezinde değil, Eskipazar köyündedir.

Ordu kasaba merkezindeki tek medrese olan Osman Paşa medresesi, Trabzon Valisi Hazinedarzade Osman Paşa (meşhur Süleyman Paşa’nın oğlu) tarafından Atik İbrahim Paşa Camii’nin yanında, bugün Vakıf İş Merkezi’nin olduğu yerde 1830-1842 yılları arasında yaptırılmıştı. Medrese tek katlı ve 15 odalı taş bir yapıydı.

Osman Paşa’nın vefatının ardından gerçek bir medrese görüntüsünden uzaklaşarak Kadiri tarikatı mensuplarının yerleştiği bir tekkeye dönüşmüştür. Medresenin etrafında küçük bir mezarlık bulunmaktaydı. Bu mezarlığın bir kısmı sonradan kaldırılmış ancak Orduspor binasının önündeki mezarlık hala durmaktadır. Bu mezarlıkta Kadiri tarikatına mensup 7 kişinin kabri bulunmaktadır. Mezarlıktaki kitabelerden tekke şeyhlerinden Buharalı Şakir Efendi, Mustafa Baba, Alizade Ahmet Efendi, Şeyh Ali Osman Baba gibi isimler okunmaktadır.

1869 yılından sonra illerde eğitim işlerini düzenlemek üzere Maarif Meclisleri kurulmaya başlandı. Ordu Trabzon Vilayetine bağlı bir ilçe durumunda olduğu için ancak Maarif Komisyonu kurulabiliyordu. İlk maarif komisyonu Ordu’da 1904 yılında kuruldu. Komisyonun başkanlığını da Redif Taburu Binbaşısı Zühtü Efendi yapıyordu. Felekzade Süleyman Ağa, Sofizade Halis Bey (Öge) ve Memişzade Ali Bey de komisyonun üyeleriydi.

1857 yılında kurulan Maarif Nezareti (bakanlığı), yeni açılan ve dönemine göre modern eğitim veren kurumların bağlı olduğu birimdi. Ancak medreseler vakıflara bağlıydı. 3 mart 1924 tarihinde çıkartılan Tevhit-i Tedrisat Kanunu uyarınca medreseler kapatıldı. Şeriye ve Evkaf Vekâleti’nin de kaldırılmasıyla birlikte, buraya bağlı medreselerin de varlığının bir anlamı kalmamıştı.

Eğitim ve öğretimi tek bir çatı altında toplayarak ulusal bir eğitimin önünü açan Tevhit-i Tedrisat Yasası çıktığında 479 medresede 18.000 talebe bulunmaktaydı. Ama bu öğrencilerin sadece 6.000'i gerçek öğrenciydi. Diğerleri yukarıda da açıkladığımız gibi II. Abdülhamit döneminde yapılan bir düzenlemeyle medrese öğrencilerinin askerlikten muaf tutulması nedeniyle için okula kayıt yaptıran ama gerçekte öğrenim görmeyen kişilerdi.

2_9


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.