Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hüseyin Ağaoğlu

Hüseyin Ağaoğlu

“AKLIN YOLU BİR”

Bu ülkede akıllar kiraya mı verilmiş? Kiracı kirayı cebine mi indirmiş? Akıl sahibi yurdum insanı bu duruma aklımı koruyor daha ne olsun mu demiş?
Teşbihte hata yoktur!
Bu ülkede adalet insanımızın hem vicdanından hem de aklından çıkmış gitmiş...
Varsa da geçim derdi, yoksa da aç kalma endişesi.
Rızık Allah’tandır. Doğru olanı savunmak haktır.
Yanlış gördüğünü görmezden, duyduğunu duymazdan doğru bildiğini söylemeyense dilsiz şeytandır.
Ama mesele ufacık çıkarları koruma çabası, yüksek sesle düşünmemek en güzel olanı, konuşursan suç olur. Susarsan huzurun olur. Duymazsan vicdanın rahat olur...
Yastığa başını koyduğunda her daim uykun olur.
Herkesin herkese nasihati budur.
Bu durumda her şey ortadadır.
Ruhsal ve toplumsal çöküş yozlaşmışlık ve kokuşmuşluk kimin umurundadır.
Gerçekler bütün çıplaklığıyla ortada herkes görüyor her şeyi bütün çıplaklığıyla aslında ama kimse “KRAL ÇIPLAK” demiyor asıl sorun burada, korkudan kimse doğruyu söylemiyor bu durumda...
Ya vicdanlar; başı koyunca yastığa kalınca sonra kendi başına ağır gelmiyor mu İnsana?
Bende bu vaziyette alıntı bir hikayeyle devam edeyim yazıma.
“Ülkenin birinde giyimine düşkün, kendini beğenmiş bir kral varmış. Kendini çok akıllı sanan kral, giyim kuşamdan başka bir şey düşünmezmiş.
Günlerden bir gün komşu ülkenin kralı kendisini ziyaret etmek istediğini  bildirmiş.
“Kral tüm dünyaya haber gönderin” demiş. “Öyle bir elbise istiyorum ki, dünyada bir eşi daha olmasın. Bana böyle bir elbise dikecek terziyi zengin edeceğim. En iyi terziler, ellerindeki kumaşlarla, saraya gelmişler. Hepsi yapacaklarını krala anlatıyormuş.
“Çok daha güzel olmalı !” diye bağırıp duruyormuş.
Sonunda çok genç bir terzi çıkmış kralın karşısına.
“Sen ne getirdin bakalım” diye sormuş kral.
“Benim getirdiğim çok özel sevgili kralım” demiş genç terzi. “Size öyle bir kumaş dokuyup, öyle bir elbise dikeceğim ki, sizden önce kimse böyle bir elbiseyi giymemiş olacak.”
Kral bu sözlere çok şaşırmış.
“Çabuk olun o zaman!” diye emretmiş.
Genç terzi hemen başlamış çalışmaya. Aradan günler geçtikçe, kral genç terzinin dokuduğunu söylediği kumaşı merak etmiş. Sonunda dayanamayıp, çalıştığı odaya girmiş. Kral sessizce bir süre izlemiş, bir şey göremeyince;
“Demek bunca zamandır boş oturdun ha !” diye kükremiş. “Kese kese altınları ben boşuna mı verdim sana !”
Terzi sakin ve kendinden emin;
“Saygıdeğer kralım” demiş. Bu kumaşı sadece akıllı insanlar  görebilir. Bakın ne kadar da güzel oldu. Öyle değil mi?”
Kral ne diyeceğini şaşırmış. Aptal durumuna düşmemek için;
“Evet evet çok güzel” demek zorunda kalmış ve hızla çıkmış odadan.
Kralın elbisesi şehirde kulaktan kulağa dolaşır olmuş. “Sadece akıllılar görebilir !” İnsanların merakı bunu duydukça daha da çok artıyormuş, sonunda tören günü gelmiş. Halk toplanmış, hazırlıklar bitmiş. Terzi kralı soymuş ve gerçekten varmış gibi üzerine bir elbise giydirmiş. Sonrada karşısına geçip;
“Çok şık oldunuz efendim” demiş. “Muhteşemsiniz.”
Kral genç terzinin bu iltifatları karşısında, aynada gördüğü çıplak bedene hiç aldırmadan;
“Eline sağlık, çok güzel olmuş” demiş.
Kral yeni elbiseleri ile çıkmış saraydan. Dışarıda toplanan halk kralı çıplak görünce çok şaşırmışlar. Ama kimse cesaret  edip krala gerçeği söyleyememiş. Birden küçük bir çocuk haykırmış;
“Kral çıplak !”
Ardından cesaretlenen halk, gülmeye başlamış. Kral geç de olsa gerçeği böyle acı bir şekilde anlamış”
Ümit ederim ki tüm gerçekleri, tüm çıplaklığıyla geç olmadan görürüz ve iş işten geçmeden yapılan yanlışları, hataları fark ederiz.
Saygılarımla…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.