Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hüseyin Ağaoğlu

Hüseyin Ağaoğlu

FESLİ FASIK..!

Kadir Mısıroğlu; namıdiğer fesli hoca...
Bu zat; hayatını küfür ve hakaretlerle geçiren ve güya Allah’tan başkasından korkmayan bu kişi o dönem hakir gördüğü “Devrimciler”in  “ülkücülerin” hücrelerde tutulduğu ihtilal günlerinde; cuntacıların hışmından korkmuş ve soluğu yurtdışında almıştır.
Bakmayın siz onun şeriat dediğine
Bütün hayatı boyunca, memlekete Batı tipi bir düzen getirmekle suçladığı Mustafa Kemal’e küfreden ve şeriat düzeni isteyen Kadir Mısıroğlu’nun, o dönem tabi olarak hayalindeki gibi şeriatla yönetilen bir İslam Ülkesine kaçtığı sanılmasın.
Oysa şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım diyen dili bir anda “lal” olmuş, cuntacıların şerrinden kaçıp şeytan dediği Batı’ya sığınmıştır.
Gençlere şeriatın hikmetlerini, Batı’nın melanetini anlatan Kadir Mısıroğlu soluğu Almanya’da almıştır. Frankfurt’a yerleşen Mısıroğlu, buradan da İngiltere’ye geçmiştir…
Bakmayın şeriat istediğine, 7 Eylül 1983 tarih ve 18158 numaralı kararla birlikte Türk Vatandaşlığından çıkarıldığında, bu defa da İngiltere’den siyasi iltica talep etmiştir.
Sonrası mı?
İngiltere’de geçirdiği günleri sonrasında beş parasız kalmıştır ve rotayı yine şeriata değil “kişisel rahatına” kırmıştır. Tekrar Almanya’nın yolunu tutmuş, yurtdışında kaldığı 11 yıl boyunca dilinden düşürmediği “şeriatla yönetilen İslam ülkelerine” bir kez bile uğramamıştır..
Bu kişi fesinin altında fasık bir fanidir...
Fena olansa; fitne fücur söz ve tavırlarıyla akla ve vicdana ziyan halleri,yediği kaba pisleyen hainliğidir.
Elbette tarih geçmişte de bu tür hainleri çok görmüş, gördüğü gibide tarihe gömmüştür...
Devir daim içinde olan bu dünyanın, devri âlem düzeninin nizam ve intizamına karşı hareket eden her unsur, elbette bir gün laik olduğu lahzada, yaptığı yanlışların cezasını ve ettiği fenalıkların belasını elbette bulacaktır.
Ne fena bir şeydir ki; koşulsuzca güce biat ederek batılı batıl bildiği halde hak yolundan uzaklaşmak...
İşte görüyoruz ki; yedi düvele kafa tutmuş bir milletin lideri, Gazi Mustafa Kemalin muzaffer bir zaferle sonuçlandırdığı kurtuluş savaşı sonrasında, düşmanın savaşarak alamadığı bu toprakları ekonomi hamleleriyle ele geçirme hayalini kurduğunu bilen ulu önder Atatürk o günkü şartlarda ülke ekonomisini ayağa kaldıracak hamleleri çoktan yapmıştı bile... Tarımda, sanayide ve üretim de
güçlendirdiği ülke ekonomisini ulus olmanın bilinciyle, canla başla çalışan bu aziz Türk milletine o tam bağımsız bir vatan bırakmıştı...
Atatürk ve onun ardından; bugün,”keşke yunan galip gelseydi” diyecek küstahlıkta olan “fesli fasık” ve bunu defalarca söyleyecek kadarda cesaretini kuşanmış cehalette bir yobazdır.
Elbette bu cesaret, bugün siyasi bir tezahürata mazhar olmuş, Atatürk ve cumhuriyet düşmanı olan bu zatı devleti yönetenlerin üst düzeyde ziyareti, kendisini bu anlamda daha da cüretkâr yapmıştır.
En son Diyanet işleri başkanı Ali Erbaş’ın da Atatürk’ün aziz hatırasına söven bu şarlatana ziyaret bulunarak ona hürmet göstermiş olması vicdanları ziyadesiyle rahatsız etmiştir.
Diyanet işleri başkanının bu ziyareti Atatürk’ün ölüm yıl dönümünden bir gün önce gerçekleşmiş olması herhalde tesadüf olamazdı... Bir gün sonrasında da diyanetin 10 Kasım’da cuma hutbesinde Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde ondan bahsedilmemesi ruhuna bir Fatiha bile okutulmamasının başka nasıl bir açıklaması olabilirdi.
Bu durum karşısında diyanet işleri başkanının bu melun zata yaptığı ziyaretin ardından oluşan
Tepkiler neticesinde iktidarın parti sözcüsü ziyareti insani bir ziyaret olarak nitelendirilmişti...
Bu durumda; Atatürk’ün kurmuş olduğu diyanetin başındaki kişinin, Atatürk’e her fırsatta söven,ona olan kin ve düşmanlığını her defasında kusan bu fesli şarlatanın ayağına birilerinin talimatıyla gönderilmiş olma ihtimali akıllara gelmiyor da değil!
“Dinimiz ölülerinizi hayırla yâd edin” der...
Atatürk’ün ölüsüne hakaret eden keşke Yunan galip gelseydi diye fetva veren, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve cumhuriyet rejimine karşı açıkça kin ve düşmanlığını gizlemeyen bu zata insani sıfatla bakmak, maksadı haddini aşan bu ziyaretleri insani olarak yorumlamak ne insani nede vicdani bir tutumdur.
Hak olan hak ettiğin makamın ve yaşamın kıymetini iyi bilmektir, vefaysa buna vesile olan unsurlara minnettir.
Allahın izniyle ve onun kulu
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vesilesiyle yok olmak üzere olan bir millet yeniden küllerinden doğmuştur.
Bu kurtuluş mücadelesi bayrak içindi, inanç içindi namus içindi vatan içindi.
İnsani olansa bir vatan kurtaran ve bizlere bir gelecek bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına olan hürmettir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.