Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hüseyin Ağaoğlu

Hüseyin Ağaoğlu

Lafla peynir gemisi yürümez

Eğitimde tablo vahim 15 yaş öğrencilerin 65 ülke içinde ki sıralamada ki yeri...
Fen Bilimlerinde 43 üncü, Matematikte 44 üncü, Okuma yeterliliğinde 42 inci, Genel de 45 inci. (Kaynak OECD verileri)
Ülkemizde en büyük 500 şirketimizin, 186 sı en düşük teknolojili mallar üretiyor...
En büyük 500 şirketimizin 109 u orta teknolojili mallar üretiyor...
En büyük 500 şirketinin sadece 12 si yüksek teknolojili mallar üretiyor...
Bu tabloda ki veriler bize kendinize, kendimize, kendilerine gelin, gelelim, gelsinler diyor!
Yani bu tablo diyor ki!
Beyhude geçti yıllar silindi hatıralar
Geride bir avuç yalan
Hüzün dolu geceler buğulu pencereler
İşte hepsi bu senden kalan...
Bu sözler Barış Manço’nun şarkısından ama bir yanda yapılan istatistiklerde eğitimde ve üretimde ki dünya sıralamasında ki yerimiz ve gerçekler...
Bir yanda bizim uğraştığımız kamuoyunun gündeminden düşmeyen basit mevzularla meşgul suni gündemler…
15 yılda geldiğimiz nokta; cam filmi sök olmadı tak...
TEOG kalk, yerine apar topar yeni sistem yap...
Yaz saati kış saati uygulaması kalk çocuklar okula karanlıkta gidiyor bak...
Milli otomobil, uçak hayal odu yapmak...
Hep bir kumpas içinde, hep bir laf cambazlığı ile bir sürü gündemden düşmeyen gereksiz meselelerle oyalandığımız ve dünyanın geleceği uzayda inşa etmek için harekete geçtiği bu durumda bile her şeyin iyisini bizim kötüsünü dünyanın başımıza sardığı hep bir mağduriyet hep bir acizlik, kandırılmışlık ve aldatılmışlık.
Bir birini tehdit eden bir siyasi tablo oysaki gerçekler çok farklı aslında...
Bir söz vardır sen doğru yürü eğri belasını bulur, çamura bulaşma üzerine sıçrar, ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz ama her nedense biz çokça laf eder lafa bakar, az iş yapar çok konuşur naralar atar işsizler ordusu her seferinde tabloda karşımıza çıkar istihdam sağlayamayan, yarı aç yarı tok yaşayan şükür ve dualarla ve sabırla sadakat ve yardımlaşmayla ayakta duran bir millet olduk ne hikmetse...
Eğer ki kendimize güveniyorsak ve kendimizden eminsek doğru biziz demektir, kötü olduğunu iddia ettiğimiz bütün unsurlara ve oyunlarına karşı itidalli olmak doğruluğumuzu ifade etmek için herkese her yerde yüksek sesle cevap vererek hakaret ederek ya da herkesi muhatap sayarak konuşmak değil devlet otoritesinin gereği ağırlığınca diplomatik baskı kozunu her zaman elinde tutarak olmalıdır.
Aksi ancak iç siyasette rüzgâr estirir dururuz.
Geri planda ise esas olan ve bizi dış dünyaya bağlayan siyaseti, ekonomik sosyal, diplomatik bağlarımızın öneminin bilinciyle bize yapılan yanlışları da unutmadan iç siyasetin rüzgârına fazla kapılmadan kapıları da kapatmadan ülke çıkarlarımızı ön planda tutarak hareket etmek en müspet olanıdır.
Dünya da geçerli olan tek güç para kaynağı sağlayan bir üretim sistemidir. Yüksek teknolojili ürün üreten, savunma sanayini geliştiren, dış ticaretini artırarak ürettiğini dünyaya satan sattığının devamlılığı olan ve bağlayıcı bir güç olarak parasını da dünyaya satan ve dolaşımını sağlayarak dünya çapında kendi para birimiyle alışveriş yapabildiğin anda söylenen sözlerin çekilen restlerin ve yapılan çıkara dayalı ortaklıkların bağlayıcılığı olur aksi sadece biz söyler biz duyarız. Kendimiz çalar kendimiz oynarız.
Tabi ki zor oyunu bozuyor.
Zor olan seçmenden çoğunluklu oyları alarak tek başına iktidar olmak. Ülkemizde tek hedef iktidar
Olmak ve bunu elde etmekte politikalarla değil de polemiklerle olunca seçmeni ele tutmak zor elbette.
Neden zor?
Çünkü bilgilendirilmiş bir toplum değiliz.
Çünkü bildiğimizi de başımıza bir iş gelir diye bilmek istemeyiz.
Çünkü bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp iyi biliriz fakat bu ayıbı da bile bile yapabiliriz.
Çünkü Bilirsen bilinirsin, bilinirsen başına bin türlü işler gelir onu da iyi bilirsin.
Çünkü İyi bilineni seçer, kolaycılığı tercih ederiz.
Çünkü takip edip araştırmaz soruşturmaz sorgulamaz başımıza ne gelirse kader deriz. Kuru kuruya birilerine güvenip dururuz.
İşte bunun için bu ülkede seçimi tek başına kazanmak zor.
Çünkü ülkemizin bir devlet politikası yok ne yazık ki! Seçmenin neye göre tercihini yapacağı belli değil.
Liderler ve sandık var.
Parti var fakat parti içi demokrasi olmadığından atılan oy yerini bulmuyor seçilen vekil oyu atanı tanımıyor...
Yani, lafla peynir gemisi yürümüyor.
Saygılarımla…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.