Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Hüseyin Ağaoğlu

Hüseyin Ağaoğlu

PAPAZI BULDUK...

Öteden beri millet olarak papazlara karşı bir ilgimiz var...

Zamanında İtalya’da Vatikan’ın ortasında papayı vurduk mesela...

Sarayın açılışını da papayla yapmıştık...

Gerekirse papaz elbisesi giyerek bu şekilde görevini yapacak yöneticimiz bile oldu...

Bu dönemde Komşumuz olan ülkelerin neredeyse tamamıyla papaz olduk.

Papazlara Türk devleti tarafından maaş ödenmesi bile gündeme getirilmişti mesela...

Bu dönemde; papazlar Ankara’da 1922 den beri olmayan metropolitlik (Hıristiyanlıkta dini lider unvanı) kurdular.

Neden bu durumdayız? Neden bizi ilgilendirmeyen konulara bu kadar duyarlıyız?

Ya da etrafımızda dönen bu dönme dolaplara karşı bu kadar duyarsızız?

Keşke Papaz meselesine gösterdiğimiz ilgiyi ülke meselelerine de gösterebilseydik...

Mesela, gelir adaletsizliğine hayat pahalılığına ve İşsizliğe keşke daha tepkili olabilseydik.

İstihdamdaki istikrar palavrasına her olumsuz durumu dış güçlere bağlayan ülke yöneticilerinin patırtısına aldırmadan, kuru gürültüye pabuç bırakmadan gerçek olan gündemi takip edebilseydik keşke...  Geleceğimizi ilgilendiren konuları gündeme taşımak için yeterince mücadele edebilseydik.

Muhalefetteki siyasi partilerin bugün içine düştüğü durumsa bütün bu olanları özetler nitelikte... sen ben kavgası ve demokrasi diye diye demagoji yapmaları bu alandaki hayati olan sorumluluklarını bir kenara bırakarak gereğini yerine getirememeleri aslında en büyük sorun.  

Ülkenin bu sıkıntılı döneminde iktidar partisinin bu sarmaldan çıkmak için bazı milliyetçi partilerin desteğini almasıyla zamanında yapılacak olan seçimi beklemenin kendilerini oy kaybına uğratacağının fark edilmesi neticesinde, ülkenin erken seçime götürmesine ve türlü ittifaklar yapılarak  baskın bir seçim yapılmasına ve mevcut iktidarın herşeye rağmen yönetimde kalmak için bu kadar ısrarcı olunmasına millet olarak bu kadar göz yummasaydık keşke...

Deseydik ki!  "Eğer ülkede her şey yolundaysa neden erken seçim yapıyoruz eğer ülkede işler yolunda değilse neden tekrar aynı kişiyi cumhurbaşkanı seçiyoruz, ülkeyi kurtaracak olan Erdoğan ise ülkeyi bu hale getiren kim ?"diyebilseydik...

Mevcut ekonomik şartlar, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısı bunların her biri papazın durumu kadar gündemde kalsaydı ve istikrarı sağladığı her fırsatta dile getirilen on yedi yıllık bu iktidarın ülkeyi yönetme gerçeği karşısında istikrarsız piyasaların bu halinin nedeni merak konusu olsaydı, ya da bu olumsuz durum yeterince sorgulansaydı ve bu konunun suni gündemlerin gölgesinde kalmasına izin verilmeseydi işte o zaman belki papazı bulmaz papazla işimiz olmazdı... Hatta bu konuyu hiç duymazdık bile...

Millet olarak kendi derdimizi bıraktık ve şimdi papazın derdine düştük.

Konu: Papazı Amerika istiyor Türkiye vermiyor, istemekle de kalmıyor üstüne birde tehdit ediyor. Ambargo uygularım sizi mahvederim perişan ederim diye de birde peşinden ekliyor.

Bizimkilerde eyyy.!Amerika kendine gel haddini bil sen Türkiye’ye talimat veremezsin diyerek ne kadar güçlü olduğumuzu tüm dünyaya gösteriyordu.

Peki sonra ne oldu? Olan bir şey yok aslında, yerel seçimler yapılana kadarda hiç bir şey olmayacak...

Evet algı büyük, coşku büyük, baktığında edilen  sözler boyumuzdan da büyük... Eğer ki ortada da Amerika açısından mesele bu kadar büyük ve önemli olsaydı ve bizde buna aynı ölçüde cevap verecek olsaydık bugün Amerika için askeri anlamda çok büyük stratejik öneme sahip ülkemizde bulunan Amerikan hava üstlerini, başta incirlik olmak üzere geçmiş “Demirel hükümetinin yaptığı gibi” tamamını derhal kapatır, bütün ticari anlaşmalarımızı iptal eder elçilerimizi geri çekerdik o dakika Amerika’yı lafında boğardık.

Böylelikle dünyanın gözünde ambargo yiyen bir ülke değil ambargo uygulayan ülke olur ne kadar güçlü olduğumuzu işte o dakika dünya âleme gösterirdik.

Aslında boğulan ülkenin gerçek gündemidir, bu şekilde sürekli suni sancı verilerek her defasında ülke erken seçime zorlanmakta bütün hesaplar daha fazla iktidarda kalma ve muhalefeti de daima etki alanında tutmak olmaktadır.

Bunun en büyük kanıtı; muhalefet partisi delegelerinin yeter sayıda imzası olmasına rağmen her defasında seçimli kurultay yapama haklarının gasp edilmesidir. Bu süreçte hiç bir suretle değişime izin verilmemiş demokrasi dışı uygulamalarla parti içi muhalefetin önü kesilmiştir.

Sonuç; somut olmayan meselelerle oyalandığımız, gündemi sürekli işgal eden boş konularla uğraşırken asıl olan mevzuyu kaçırdığımız, fakat papazı elde tuttuğumuz için de ülkece gururlandığımız bir durumda da olmadaydık keşke...

Aslında bize papazı tutturmadılar papaz mevzusuyla gündemimizi oyaladılar, dolar kuruyla oynayarak esasında ülke ekonomimize büyük zarar verdirdiler, talimatla dolarını bozduran, böylelikle bir gecede servetine servet katan yerli ya da yabancı zenginlerin ekmeğine yağ sürdüler...

Bizim vatandaşımızda bu çağrıya uydu ve olanca samimi duygularla döviz bürolarına koştu elindeki üç beş kuruş dolarını hemen bozdurdu, fakat mevzunun ağırlığı o kadarda hafif değildi.

Maalesef yine kandırıldık, aldatıldık bu sayede bir gecede ülke olarak daha da fakirleştik... Yani tam manasıyla aslen şimdi millet olarak “papazı bulduk”...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?