TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Metin Savaş Güleç

Metin Savaş Güleç

ACEMİ YAYLACILARA ON ALTIN TÜYO

Malum yükselen bir değer var artık memlekette: Aybastı Perşembe Yaylası

Tartışmasız Perşembe Yaylası; mis gibi havası, eşsiz suyu, şahane eti ve dillere destan menderesleri ile son zamanlarda adından pek söz ettiriyor.

Yabancı turistler adı üstünde yabancı, ne yapsa yeridir.

Uzaktan gelenlerin yaptıkları da belki çok görülmez.

Eeee Ordulu abiler, ablalar artık birazcık dikkatli olmalı yani.

 

Neyse siz Acemi Yaylacılar için 10 altın tüyo, naçizane;

BİR: Yaylaya şişe su getirmek ya da yayladaki bir işletmeden şişe su satın almak… Sakın ha! Ayıptır, günahtır. Affedilemez cinsten. Yaylanın en meşhur dörtlüsünden biridir su azizim.

İKİ: Izgara salonlarına girip de “Ay ben kuzu eti yemem, ay kuzu bana ağır gelir, kokar, iğrenç, başka bir şey yok mu?” gibi talihsiz bir serzenişte bulunmayın ablalar, bacılar. Tamamen risktir. İçerideki sevimli garsonlara aldanmayın. Arka tarafta bir sotede, eli kanlı, pardon elinde satır olan ve sabahtan akşama kadar et dövmekten, kemik kırmaktan bir hal gelmiş kasabın kulağına gider. Duygusaldır bizim yaylanın kasapları. Bazen kaldıramazlar bazı şeyleri. İddia ediyorum kuzu kokuyor diyen henüz Perşembe Yaylasında kuzu yememiştir. Yaylanın meşhur dördünden diğeri de ‘et’tir azizim.

ÜÇ: “Yayla havası beni çarpar, deniz kenarını yeğlerim” demeyin amcalar, teyzeler. Yayla havası bir nimettir.Hele Perşembe Yaylasının havası ilaçtır ilaç. Kalbe, romatizmaya, şekere, tansiyona… ayriyeten aganigi naganigi… Yaylanın dört meşhurundan bir diğeri de ‘hava’dır azizim.

 

DÖRT:En acemisi bile yaylaya geldin mi Karga Tepesi’ne çıkar. Yoksa yayla ziyareti kabul olmaz Allah muhafaza. Lakin bırakın şu telefonları yahu. Boş verin selfieleri. Tabi bir iki çekecek, çekineceksiniz günün anısına ama işin b.k’nu çıkarmamak lazım. Anı yaşa azizim anı yaşa. Buram buram çek ciğerlerine yaylanın o eşsiz havasını. Sonra şöyle uzun uzun seyret yemyeşil bir örtüye ilmek ilmek işlenmiş menderesleri. Bir ara çobansız koyun sürülerine göz gezdir. Sonra koyun köpeğini izle. Mendereslere dalıp çıkan leyleklere dal. Mendereslerin çamurunda boş beleş yatan kömüşlere gül. Az ilerde kırmızı Toros’u çekmiş, tüm kapıları açık piknik yapan küçük, mütevazı ailenin yerine koy kendini. Anlayacağın: çıkıyorsan karga tepesine mendereslerin hakkını ver azizim. Çünkü meşhur dörtlünün finali ‘menderesler’dir azizim.

BEŞ: Koyun köpeği görev adamıdır. Görevi ise sorumlusu olduğu sürüyü korumak, kollamaktır. Adam gibi pikniğini yapanla işi yoktur. Lakin şeş kaza sürüyü tehdit edici bir hareket sezip size doğru koşuyorsa eyvah. Eyvah ki ne eyvah! Tek bir kurtuluş yolu vardır, Allah’ın izniyle: yaylanın o ipeksi çimlerine kendinizi atıp hareketsiz bir şekilde durmak. Ve içinizden tüm bildiğiniz duaları okumak. (Sadece sübhanekeyi mi biliyorsunuz. E o zaman devamlı onu okumak. Bi zahmet birkaç dua daha ezberleyin canım siz de.) Köpek arka bacağının tekini kaldırıp size işerse ne mutlu size. Kurtuldunuz demektir. Çünkü koyun köpeği güvendiği yere işer Azizim.

ALTI: Izgara salonuna gidince sakın “Yağsız olsun!” demeyin. O zaman etten anlamadığınız gün yüzüne çıkar. E haliyle kasap da Allah’tan arar sizin gibi tatlı(!) müşteriyi. Ne kadar ıskarta varsa döşer masanıza. Ne mi yapmalı: Yaylanın sahibi gibi girmeli kapıdan. Bir velvele ile bir yaygara ile, özgüveni tavan yapmış bir şekilde:”Ustaaaa çek oradan iki kilo çitööööö” İddia ediyorum dünya gözüyle görüp göremeyeceğiniz en iyi et gelir önünüze. Afiyet olsun.

YEDİ:Yaylada kısa kol pek makbul değildir. Soğukta üşür, sıcakta yanarsın. Üşümek yaylanın şanında vardır da o yayla yanığı yok mu yayla yanığı. Allah düşmanıma vermesin dedirten cinsten.

SEKİZ : Izgara salonuna gittiniz ve ilk defa et yiyeceksiniz. Masaya oturduktan sonra muhtemelen 20 dakika sonra etiniz masanızda. İşte bu 20 dakika size bir şans. Aman ha iyi değerlendirin. Et nasıl yenir, su ne zaman içilir, ekmek ne ölçüde tüketilir, kürdan nasıl kullanılır gibi aktiviteleri gözlem yolu ile iyi kavramak gerekir. Çünkü o sayılanların hepsinin bir kuralı vardır. Bilimsele yakındır. Anabilim dalı olma yolunda emin adımlarla disipline olmaktadır. Aha buraya yazıyorum çok ilerde hatırı sayılır üniversitelerde bu aktivitelerin ayrı ayrı kürsüleri kurulacaktır. (Kürdan kullanmanın gastronomik ve antropolojik açıdan kültürümüze entegresinin sentez boyutunda değerlendirilmesi” adlı makalesini okuması üzerine sahneye Prof. Dr. Hayrettin Yaylaçocuğu’nu davet ediyoruz.)

DOKUZ: İçer misiniz, sıçrar mısınız, zıplar mısınız o sizle ilgili bir mevzu ama lütfen eve dönüşler alkollü olmasın azizim . Elbet bir seveniniz, elbet birçok bekleyeniniz vardır. Takınız paşa paşa kemerleri, açınız Neşet Ertaş’ı, güle güle geliniz, güle güle gidiniz. Haaa unutmadan söyleyeyim. Kanlı Pınar’da bidonlarınıza su doldurmayı unutmayınız. Evden beklerler.

ON: Yahu bu saydıklarımın hiç birini yapamıyorsanız, en azından gidin bir yayla kahvesinde yarısı çöp, yarısı dünyaya bedel çayınızı için yan masadaki amcaların muhabbetini dinleyin çaktırmadın. Hatta az cesaretini varsa onların masasına yancı olun. O iri gözlüklü, çatlak elli, mis gibi koyun, kuzu kokan amcalar var ya amcalar. Onlar yaylanın gerçek sahipleri, bilesiniz.

Ohhhh ne ala!  Orhan Veli demiş ya: Hava bedava, su bedava, bulut bedava, çamur bedava. Ne olmuş canım ete de verin bi para.

Selam olsun yaylanın eli nasırlı süt kokulu analarına,

Sabah ezanı ile ıslak çimene basa basa sürüsünün önünde dim dik duran çobanlarına,

Adam gibi eğlenip yaylanın hakkını veren gençlerine,

Tabletlerin esiri olmadan özgürce yaylanın derelerinde don külot yüzen çocuklarına,

Yaylanın ayazı ile ciğerleri açılan bebelerine

Selam olsun er meydanının hakkını veren yiğitlere,

Selam olsun ecnebi ile göğüs göğüsse çarpışan şehitlerine

Vesselam.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.