OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Sportif mücadelenin içine giren bütün müsabıkların, en azından yerlerini korumak ya da daha da yukarılarda kendilerine yer edinebilmelerinin yegâne zorunluluğu sayısal puan almalarıdır. Orduspor’un da bu mücadele içerisinde bulunması ve en azından orada kalabilmesi için oynadığı her maçtan puan çıkarması gerekliliğini birçok yazımda vurguladım. Oynanan Muğlaspor müsabakasından alınan bir puan sezon sonu hesaplamalarından yola çıkarsak kazanç olarak görmek lazım. Biz teknik adamlar oynadığımız müsabakaları tek tek düşünüp plan yapamayız. Sezonun bütünü üzerinden, planlamaya gitmek zorundayız. Bu anlamda bakıldığında son maçın skoru gelecek için sayısal anlamda kâr hanesinde düşünebiliriz. Birde bu maçın özelinde değerlendirdiğimizde iki kere geriye düşmek ve tekrar puana ulaşmak bir sportif başarıdır. Fakat sezon sonu puan toplamında hocanın bu maç için 3 puan yazdığından adım gibi eminim. Meselenin bu noktasında eksi 2 puan aldığımızı düşünmeden de edemiyorum. Daha önce bu yılın Orduspor düşüncelerimin içinde yazmıştım, -9 puandan başlanılan bir ligi en az 38-40 puan barajında tamamlayamazsak lige tutunmamız bizim inisiyatifimizin dışına çıkabilir demiştim. Bu hafta 3.maçı tamamladık ve en az 6 puan almamız gerekirken 4 puanda kalmamız gelecek açısından bizi çok zor günlerin beklediğini şimdiden görmek gerekliliğini ifade ediyor diye düşünüyorum.

 Sanırım bu maçın sonunda gerek yönetim, gerekse de teknik ekip bir durum değerlendirmesi yapmalıdır. Yarın çok geç olmadan yapılabilecek bir takım şeylerin olduğunu düşünüyorum.

Muğlaspor takımı bu sezon BAL’dan terfi etmiş bir takım. Tabi ki bir takım eklemelerle yeniden yapılanarak lige başladığını düşünüyorum. Oyunun geneline baktığımız da teknik olarak bizden oldukça iyi olduğunu söylemek zorundayım. Bir kere takım bütünlüğü anlamında, taşların yerine oturduğu, hat arasında olması gereken hiyerarşik yapının mükemmel olmasa da azami düzeyde olduğunu görmek mümkün oldu. Zaten oyunun tamamında 2 defa skor üstünlüğünü ele geçirmeleri ve yedikleri 2 golünde penaltı olması (2. Penaltı nasıl olduysa) bu durumun açık izahı olduğunu görmek için yeterlidir.

Rakip takımın bu derece bizim üstümüzde baskı oluşturması, üstelikte kendi sahamızda (seyirci diyemeyeceğim) bizim takım olarak ne derece yetersiz ve etkisiz kaldığımızın göstergesidir. Özellikle maçın 60 dakikasından sonra asgari düzeyde olan etkinliğimizin tamamen rakip takımına geçmesi, oyuncularımızın direncinin tamamen düşüp teslim olmalarını üzülerek izledim. Birkaç oyuncunun ayakta kalmaya çalışması tabi ki takım bütünlüğü anlamında bakıldığında hiçbir anlam ifade etmeyeceğini yaşadık.  Bu maçtan aldığımız bir puan rakip takımın bir hediyesi olarak da görebiliriz.

Özellikle bu takımın fiziksel direncini artırmadan bu tür maçları kazanamazsınız. Metin Altınay ve teknik ekip bu sorunun tedavisini yapmak zorundadır. Yoksa gelecek onlar içinde, Orduspor içinde hiç iç açıcı sinyaller vermemektedir. Bu takımın kadrosunda bulunan oyuncuların tamamı bu ligin üstünde bulunan ikinci ligde çok sayıda maç oynadılar. Eğer hala maç kazanma duygusuna ulaşamadılarsa, onlar içinde diyebileceğim çok fazla bir şey olduğunu düşünmüyorum. Hala o amatör ruhtan kurtulup lisanslarının gereğini yapmıyorlarsa, oynayabilecekleri çok sayıda amatör olduğunu onlara söylemek için de hiç gocunmam.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.