Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Mümin  SARI

Mümin SARI

FUTBOLCU NASIL OLUNUR?

Futbolcu olmak, belki de dünyada bütün çocukların hayallerini süsleyen en popüler meslektir. Böyle bir istatistik araştırması yapılmış mıdır bilmiyorum. Fakat eminim ki açık ara çocukların futbol talebi önde çıkardı. Bu duruma sebep öncelikle popüler olmak geniş kitleler tarafından tanınmak ve ayrıca da çok büyük paralar kazanılıyor olması futbolcu olmak isteğini öne çıkarıyordur. Tabii ki bu böyle diye de her topa vuran futbolcu olamıyor. Yapılan bir araştırmaya göre dünyada 200 ülkede 250 mil yon insan futbol oynuyor. Dünya nüfusuna bakıldığın bu rakamın çok da fazla olduğu söylenemez.  

  Fakat bu spor insanın her yaşta yapabileceği bir spor eylemi değildir. Ortalama ömrünün 15-20 yıl aralığında olması talebi bu kadar yüksek tutmamaya örnektir diyebiliriz. Yaşamın geneline bakıldığın da çalışma, dahası meslek anlamında futbolcu sayısını aşan bir yığın alan vardır. Fakat başta da belirttiğim gibi bu kadar kısa sürede çok paraların kazanılması futbol olmak olgusunu öne çıkarmıştır.

  Yaşam sistemimize baktığımız zaman, her şeyin bir bedelinin olduğunu görmekteyiz. Belki de başka bir çok meslekte futbolcunun emeğinin çok üstün zaman ve efor harcamaların paralel olarak da bir futbolcunun kazandığı paraların yanında, kazandıkları paraya bakınca ister istemez bir yanından meselenin bir yerinde olmak isteniyor. Futbolcu olabilmenin yazılı koşullarının yanında, her meslekte olduğu gibi bu meslekte de yazılı olmayan kurallar vardır. Öncelikle yazılı olarak nelerin olduğuna bakalım.  Bunları sıralamak gerekirse;

Fiziksel olarak futbol oynamaya uygun bir yapımız olmalıdır. Futbol çabuk ve hızlı oynanan bir oyundur, bu özellikleri içermeyen futbolcu adaylarının, bu oyunu spor yapmanın ilerisini götüremezler.

Futbolcu akıllı ve zeki olmalıdır. Futbol oyunu sadece koşup atlayıp zıplamakla oynanan bir o yun değildir. Oyunun içerisinde binlerce karşı karşıya gelinen o kadar çok değişkenlik vardır ki, bu durumun altından kalkmak her insanın alt edebileceği bir olgu değildir. Anında karar verip anında kara değiştirilecek ve bunu yaparken oyuncu kendini sürekli zinde ve beyin olarak rahat ve zinde olmalıdır. Beyinin hızlı ve doğru karar verebilmesi için canlı hücre yapına sahip olunmalıdır. Bunun yegâne ilacı da okumaktır.  Devamlı okuyarak beyin hücrelerin, canlı ve atak olması sağlanmalıdır. Özellikle bizim ülkemizde oyuncu gelişiminin önünde bir engel gibi duran bu hazırcılık futbolcunun gelişiminde önemli yer tutmaktadır, çok sıklıkla önemli futbolcu çıkmamasının sebeplerinin başında çok önemli bir yer almaktadır.

Beslenme; çok çok önemli olmazsa olmazıdır futbolcu adaylarının, Sonuç olarak fizik kondisyona dayalı bu oyunun, oyuncu olmaya aday bir insanın güçlü ve kuvvetli olması gerekmektedir. En az futbolculuk yeteneklerinin yanında bu özelliğinin de çok önemi vardır. Alınan doğru gıdaların antrenmanla birleşerek iskelet kas yapısını oluşturup, oyuncunun fiziksel koordinasyonunu düzenler.        

Bireysel yetenek; futbolcu olmanın temel koşutu belki de bu özellik diyebiliriz. Yetenekleri kısıt ya da çok az olan çocukların futbolcu olmaları imkânsızdır. Futbolcu olmak için yaşamlarının belli sürelerini boşuna harcayıp asıl yapmaları gereken işten geri kalmamalıdırlar. Tabi ki bir çocuğa bu durumunu anlatacak bilgili, yetenekli ve yetkili birilerinin olması gerekmektedir. Futbolcu olmak her çocuğun rüyası olduğunu kabul edersek bu rüyadan öyle kolay, kolay uyanmak istemez insan, işte bu olumsuzluğu olumluya çevirecek kimsede bu meziyetleri taşımalıdır. Yani doğru yönlendirici, rehber olmalıdır.

Çalışmak; bütün işlerde olduğu gibi futbolcu olmak kararlılığında ve azminde olan her çocuğun olmazsa olmazıdır çalışmak. Asla ben bu kadar yapabiliyorum dememelidir. Yaşamın bize öğrettiği tecrübeye bakarak çalışarak başarılamayan hiçbir şeyin olmadığını görmeyiz. Bir şey yapılamamışsa mutlaka yeterince onun üzerinde çalışılmamıştır. Futbolcu çalışmaktan ve hatta çok çok çalışmaktan asla yılmamalıdır.  Her zaman yeni, yeni şeyler denemeli ve üretmelidir. Öğrenmenin hiçbir zaman sonunun olmadığını kendine felsefe edinmelidir. Baktığımızda ne kadar yetenekli olursa olsun eğer çalışma felsefesi olmayan insanların bir işi başarabilme şanslarının olduğunu düşünmüyorum ki bu yaşamın pratiğinde hep böyle olmuştur.

Devamlılık; bütün başarıya ulaşmış insanların temel felsefelerine baktığımızda yaptıkları iş teki devamlılığı öne çıkmaktadır. Sabırla ve inatla o işi, eylemi sonuna kadar kovalamak ve sonucu almak için savaşımını kazandıklarını görmekteyiz. Sabırsız ve sebatsız insanların yaşamlarında başarılı olmaları mümkün değildir. Futbolcu olmakta öyle haa deyince olunacak bir iş değildir, sabır inatla çalışmaya devam edeceksin. Yoksa gidebileceğiniz yol çok kısa ve başarısız olur.

Sistem; işte futbolculuğun temel taşlarından en önemlisi, bir sisteminiz olması. Her ne işte olursa olsun bir sisteminiz yoksa o işi uzun süre başarılı ve doğru yapma şansınızın olduğuna inan mayın çocuklar. Bu da hemen oluşacak bir şey değildir, temel olarak  ‘’Dene,yanıl’’yöntemiyle bu felsefeyi oluşturacaksınız. Asla sistemsiz yola çıkmayın ve doğru sistemi bulduğunuzda da ondan hiçbir biçimde vazgeçmeyin.  En kötü sistem, sistemsizlikten iyidir denmiştir bu boşuna söylenmemiştir.  Sistemin önemini vurgulamıştır.

  Bu başlıklara ek olarak daha alt başlıkları sıralamak mümkündür, fakat temel olarak bu kavramlar etrafında bir yola girilip,burda ilerlenebileceğini düşünüyorum. Meseleyi biraz daha dallandırıp budaklandırmaya gerek yoktur, kavram kargaşasından öte gitmeyecektir. Bunun da kimseye bir şey kazandırmayacağı açıktır. Genel olarak bu kuramlar çerçevesinde futbolcu nasıl olunur dediğimizde bu koşutların yerine getirilmesi yeterlidir diyebilmeyi çok isterim ama bu yazılı kurallara yazılı olmayan kurallarda var ne yazık ki;  pratik hayatta o kadar çok sayıda yazılı olmayan ve ger çekten insanların önünü kesen, haklının haksız yeteneklinin, yeteneksize tercih edildiği kelimenin tam anlamıyla, iltimas adam kayırma onun adamı, bunun adamı, şunun çocuğu, bunun çocuğu v.s çoğaltabileceğimiz örneklerle ne olması gerekenlerin olmadığı, ne de olmaması gerekenlerinde olduğu  “adil ve adaletli” olmayan bir dünyada yaşamamızın dayanılmaz acısı ve sızısıyla inadına çalışmak ve savaşmak gerekiyor. İşte en kötüsü bu. Yazılmamış kuralların ,yazılı kuralların önüne geçmesi…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.