OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Mümin  SARI

Mümin SARI

Gündem

Yaşamımız hiçbir duraksamaya uğramadan devam ediyor. Hem de öylesine hızlı ve çabuk gidiyor ki peşinden yetişmemiz imkânsız gibi. Maksimum hıza ulaşabilirsek ne ala çoğu zaman buna bile yaklaşamıyoruz. Bu birikimlerin her gün üstüne koyarak devam ettiğimiz için çözümsüzlüklerimiz de çığ gibi büyüyüp katlanarak altından çıkılmaz bir çözümsüzlükler yumağına dönüşüyor. Geriye baktığım da yaşama o kadar borçlanmışız ki.  Öldüğümüzde boğazımıza kadar borçluyuz. Bu yaşam sarmalından en az ne kadar borçlanırız onun plan ve programını yapmalıyız. Hani ölünce gözümüz açık gitmek tabirini yaşamamak için haddimizi bilerek yaşamalıyız.  İşte asıl tespit bu işte “Haddini bilmek.”

Yaşamımızın tam açılımını masanın üzerine döktüğümüzde, yaşadığımız hayal kırıklıkları, mağlubiyetler, kaybettiğimiz değerlerimin altında hep bir haddini bilmemek yatar. Bu duruma o kadar çok örnek bulmak mümkün ki, kitaplar dolusu. İnsan yaşamımı bakıldığın da hata yapmakla, o hatayı düzeltme arasında gelip geçiyor. Önemli olanında bu iki çelişkiyi en aza indirgemektir. Hata az yapıp, düzeltme işine de en az zaman harcamak. Sporda insanoğlunun yaşamında her zaman oldu ve de olacaktır. Çok daha cazip olsun diye yarışma biçimine sokularak temel bir iş olmuş. Tabi ki sağlık içinde, insanın yaşamında olmazsa, olmazıdır. Sportif olarak sonuç alma temel amaç olduğunda tabi ki işin içine profesyonellik girmiş. Profesyonelliğin doğası gereği yenmek hep temel amaç olmuş. Bu durumda yapan ve yaptıranların arasında her zaman doğru bir eş güdüm ve hiyerarşinin olması gereğini getirmiştir.

Başarmanın ya da başarılı olmanın temel ayracı bu iki unsurun arasında oluşturulan doğru iletişim ve plan, programının kesişmesidir. Yoksa sportif başarının gelmesi mümkün hiçbir koşulda mümkün değildir. Biraz geniş bir tanımlama ve ayrışmanın ardından, asıl gelmek istediğim konuya girmek isti-yorum. Temelde beni ilgilendiren öncelikle kendi ilimde, bulunan futbol takımlarımızdır. Bu takımlarımızın gelişip hep yukarılarda yer alması tek çelişkimdir. Profesyonel ligde yer alacak takımımız Ordu futbol kulübümüzün ilk defa yarışma içine gireceği ligde ne yapıp, ne yapamayacağını göreceğiz. Tabi-ki kulübün içinde bulunduğu şartları kulübü yöneten yönetim kurulu ve teknik direktörü çok iyi bildiğini farz ederek, öneri ve eleştirilerimiz bu düzlemde olacaktır. Bir alt ligden başarılı olarak, bütünüyle farklı bir yapıya çıkıldı.  Bu ligin temel özelliklerini başta teknik direktör olmak üzere her yönetenin bilmesi ve burada ne yapmalı sorusunun karşılığını elinde var olan şartlara uygun olarak, “haddini” bilmek felsefesinden ayrılmadan koyulan hedefe varılacağına inancım tamdır. Fakat elde bulanan imkânların üstünde afakî ve uçuk hedeflere yelken açmanın bedelinin Orduspor olduğunu herkes gördü ve yaşadı. Ordu F.K.’nın bu hatayı yapmayacağına inanmak istiyorum. Bu konuda kısa bir süre önce de yazı kaleme almıştım. Bence bu yılın en doğru adımını transferde Kemal Cingirt’i alarak yapmıştır. Orduspor örneğinde yaşadığımız yabancılaşmanın bu kulübümüzde ortadan kalkacağına ve transfer döneminde Kemal örneğinde olduğu gibi diğer liglerde oynayan orijinal yüzde yüz Ordulu futbolcuların bu kulübümüz bünyesinde toplanıp, gelecekte futbolcu olmaya aday Ordulu gençlerin önünün açılmasına sebep olacak ve ilin ekonomisine de katkı yapacaksınız. Tek başına bu bile önemli bir kazanç-tır. Kemal örneğine devam edilmeli basamakları daha yavaş ve temkinli çıkmak gelecek için çok daha iyi ve doğru olacaktır.  Aklıma gelmişken Trabzonspor alt yapısında bütün kategorilerinde başarıyla oynayıp takımın lig kadrosunda yer alması zor görünen bizim evladınız, MERT Yıldırım’ın takımımıza kazandırılması, halis Ordulu bir transfer daha yapılmış olur. Bu genç kardeşimin gelecekte Türk futbolunun önemli yerlerinde olmaya aday olduğunu ayrıca belirtmek isterim. Bu anlamda da transfer edilmesi artı bir fayda getirecektir. Orduspor yönetimiyle girilen saçma sapan olumsuz diyalog takıma kazandırılacak en azında 3-4 futbolcunun kaybedilmesine sebep olmuştur. Dışarıdan aldığınız oyunculara para vermiyor musunuz? Orduspor para isteyince neden kötü oluyor. Bu tür saçmalıkların arkasından lütfen gitmeyin. Tabi ki şunu da bilmiyorum, teknik sorumlunuz Orduspor kadrosunda bulunan oyunculardan kimlerin alınsın raporu verdimi, bunu bilmiyorum. Eğer rapor varsa bu oyuncular alınmadıysa bu yönetim zayiatıdır. Yok, hocanın Orduspor kadrosunda işime yarayacak oyuncu yok dediyse oda onun tasarrufudur, zamanı gelince onunda eleştirisini yaparız.

Diğer takımlarımız Orduspor, Fatsa Belediyespor, Ünye 1957 BAL mücadele yapacaklar. Bu ligde il olarak takım sayımız 2 olmasına rağmen Orduspor’un amatöre düşmesiyle geçici olarak bu yıl 3 takımla temsil edileceğiz. Statü olarak lig bittiğinde herhangi bir takımız şampiyon olmadıysa ya da küme düşmediyse sırala da altta kalan takımımız 1.Amatöre inecek, eğer şampiyon çıkarabilirsek baraj maçı oynanacak. Bu güne kadar geldiğimiz sonuç Fatsa Belediyespor ve Ünye 1957 takımlarımız yaptıkları transfer yoğunluğundan yola çıkarsak hedef olarak şampiyon olmak istiyorlar. Orduspor da oluşan belirsizlik hala devam ediyor olması bu takımımızın neyi hedeflediği noktasında bir sonuç ortaya çıkmıyor. Temmuz 8 deki kongre bu takımımızın geleceği için bir bilgiye ulaşacağımızı gösteriyor. Bu sonucu beklemek zorundayız.

Henüz bu ligin gerek statüsü gerekse takımların yer alacağı gurupları belirlenmedi, diğer takımların ne olduğu yada hedef olarak neyi düşündükleri, tam olarak ortaya çıkmadı. Fakat en azından geçen sezon guruplardaki takımları baz alırsak, Amayaspor, Ladik BLD., Kastamonu Öİ., Çarşambaspor, Atakum BLD., takımlarının transfer politikalarına bakıldığında aldıkları oyuncu guruplarına bakıldığında en az Fatsa BLD. ve Ünye 1957 takımlarımız kadar iddialı kadrolara sahip olduklarını söyleyebiliriz. Bir de buna yıllardır Fatsa –Ünye rekabet demek istemiyorum, saçma sapan bir çelişki ve çatışmasını eklersek diğer takımlar için bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Her şeyden önce bu iki ilçenin spor önderleri bir araya gelip bu olumsuzluğu ortadan kaldırmalıdırlar. Futbolun sahada oynanıp bittiğini dışarıya taşan her olumsuzluğun rakiplerin işine yaradığının bilincine varmalılar. Her iki takımımızın öncelikle bu kötü süreci sonlandırıp yola öyle devam etmeliler. Sporda başarı gelir geçer fakat dostluk ve barış her zaman daim olmalıdır.

Son sözüm bu takımlarımıza;

 İnadına Fair-Play...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.