Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Mümin  SARI

Mümin SARI

HER ŞEYE RAĞMEN İNADINA FAİR PLAY

Fair play gerçek sporcu ruhunun sahaya yansıtılmasıdır. Tribünde seyredenlerin rakiplerle ilişkili maçın skoru ne olursa olsun, her sonucu içine sindirerek kabul etmektir. Yoksa herkes her kural dışı yapabilir. Tabi ki bunun karşılığı olan yaptırımlara katlanmak durumundadır. Ben nasıl olsa yaptırımların atından kalkıyorum, her zaman her şartta kural dışı davranabilirim mantığında olursa o yaptırımlarında bir manası olmaz. O yüzden yaptırımların dozajının her eylemin tekrarında artırılarak katlanmalıdır. Futbolun kendi içinde bir anayasası, birde ceza ya-sası vardır. Futbolun içindeki aktiflerin uyması gereken temel koşutların uygulayıcısı konumunun da olmalarını hiçbir zaman unutmamalıdırlar. Futbol görsel bir şov diyorsak bunun uygulayıcılar yani futbolcular, idare edenler, seyir edenler birde anayasanın koruyucusu konumunda olan hakemler. Temelde futbol oyunun aktörleri olan bu insan ve yapılar, kurallar manzumesi o-lan futbol oyun kurallarını harfiyen yerine getirmelidirler. Yoksa bu Show(gösteri) olmaktan çıkar tarifi başka bir unsur olur. Dünyada tüm toplum katmanlarının istisnasız yegâne izlencesi olan futbol, bizim ülkemizde özellikle son 15 yıldır her gün azalan bir izlence olmasının sebebi de bence bu kural tanımaz futbolcu ve yönetenler( takım idareciler, hakemler) bu güzelim gösteriyi izlenmesi ‘zul’ haline gelen bir işkenceye dönüştürmüştür. Tabi ki doğal olarak insan zevk almadığı ona hiçbir şey katmayan bir şeyi neden izlesin. Ne yazık ki gerek bilinçli gerekse bilinçsiz yönetenlerin bizi getirdiği son nokta budur. En kısa sürede bu olumsuz unsurların bu yapın dışına çıkartılması gerekmektedir. Hem de en kısa sürede. Yoksa yakın bir gelecekte bu ülkede futbol denilen bir oyundan bahsedilmeyecektir. Bu genellemeden somuta inmek gerekirse, Ordu amatör futbol liginin iki liginde yaklaşık 30-35 aktif takım var. Bu sayıdaki takımların kadrolarında gerek yönetici gerekse futbol bazında bu oyunun güzelliklerine gölge düşüren birkaç kişi-den fazla değil gerçekten, Hani bir söz vardır; namuslular, namussuzlardan fazla olmadığı sürece bu toplumun namusundan söz etmek abesle iştigaldir. Biz de futbolun içindeki unsurlar olarak fair play düşünce ve iradesinde olmadığımız sürece bu oyunun yapan ve izleyenlerinin sahanın dışına çıkmalarına engel olamayız.

Ben şahsen amatörce yaptığım yazarlığın yanında, amatör bir takımın da teknik sorumlusu olarak futbolun aktif bir unsuruyum. Bütün çabam gerek sporcularım, gerekse rakip takımda bulunan değerli sporculara sonuna kadar fair play’i öğretmenin içindeyim. Bu Pazar günü yaşadığım futbolun hiçbir yanında olmasını istemediğim, kimsenin de istemeyeceği bir futbol olumsuzluğu-nu bu yazıma konu yapmak istemezdim. Fakat yapı olarak hiçbir şeyin sümen altına ya da hiçbir pisliğin halının altına süpürülmesini istemeyen bir yapım vardır. Dahası hiçbir zaman kafamı kuma sokan deve kuşu olmadım olmamda. Şu anda aktif olarak Turnasuyuspor takımının teknik sorumlusuyum, bu takımda 5.sezonumu yaşıyorum. Bu Pazar rakibim olan Gölköy spor bu sezonlar içerisinde iki sezon aynı gurubu paylaştım. Son oynadığımız maçla birlikte 4 defa karşı karşıya geldik, yani rakip olduk. Ne enteresan ki bu dört maçın ikisi 90 dakikaları göremeden yarıda kaldı. Buna iki müsabakada da rakip takımın hakemlerle ilgili sıkıntıları sebep oldu. Bu noktada çok ilginç olan bir şey var ki, rakip takımın kadrosunda bulunan bir futbolcunun olaysız bir biçimde tamamlanan iki maçta kadroda bulunmamasıydı. Olaylı maçların takım kadrosunda bulunup özellikle son oynadığımız maçın, tamamlanmamasına sebep tamamen o oyuncu olma-sı diğer maçında sonucuna etki ettiği anlamını taşıyor. Zaten oyundan ihraç edilerek bunu ispat etmişti. Şimdi siz futbolun dışında dünyanın en değerli adamı olabilirsiniz, eğer futbol oynadığınız zamanda o işi çirkinleştiriyorsanız, lütfen futbolun içinde olmayın. Bu bir oyundur, savaş falan değil, bu oyunun üç tane sonucu vardır. Bunlardan sadece yenince haz alacaksın yenilince yada berabere kalınca etrafına zarar verecek çirkin işlere gireceksin.Böyle bir dünya yok,nasıl yenince sesin çıkmıyor,yenilince de adam gibi rakibini tebrik edip sahadan ayrılacaksın. Yok, yapamıyorsan futbol oynamaya gelmeyeceksin. Bir futbolcu sadece kendisini temsil etmiyor. Oynadığı takım başta olmak üzere, o takımın ne kadar bileşeni varsa, her birisine karşı sorumludur, şimdi iki örnek verdim. Ben takım olarak sezonun ilk maçında Gölköy de 2-1 kazandım, maçın bitiminde iki takım oyuncuları birbirlerini tebrik ederek süper bir manzara ortaya koydular, hat ta o maçtan sonra basına verdiğim demeçte, Gölköyde gördüğümüz ilgi ve alakaya teşekkür et-tim. Bu takıma katılan bir zat bu güzelliğin, üzgünüm içine etti tabiri caizse. Futbol oyununun her yerde olduğu gibi Gölköy’de de ne kadar çok sevildiğini çok iyi biliyorum.1974 yılında futbolcuyken daha Gölköyspor federe olmamıştı, bu ilçemize Kirazlimanıspor’la Gölköy’ün o zamanki gençlerinden oluşturulan bir karma takımla lisenin bahçesinde dostluk maçı oynamış birisi olarak Gölköy’de futbolun ne kadar çok sevildiğini biliyor ve yaşadım. Son nokta olarak, Gölköy’de futbolun yönetenleri verdiğim bu örneklerden yola çıkarak, futbolun fair play yönüne hizmet edecek futbolcu topluluklarına değer verirlerse, bence her türlü kazançlı çıkacaklarına inanıyorum. Gene de her şeye rağmen inadına fair  play diyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.