Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Mümin  SARI

Mümin SARI

KÜLLERİNDEN DOĞMAK

Nasıl bir durum, küllerinden doğmak. Gerçekte futbol olarak bu şehir bu duruma hiç gelmemiştir. 1967’de başlayan profesyonel futbol serüvenimizde tamamen dibe çökmemiştik. Futbol oyununda bu durum ilk defa ordunun başına gelmedi. Son olarak da bize gelmeyecek.

Dünya futbol oynamaya devam ettiği sürece bu durum her yıl birilerinin başına gelecektir. Bu durum yadsınamaz bir gerçekliktir.  Geriye doğru baktığımızda her kesimin gıptayla baktığı sayısız takım bu gerçekle yüz yüze gelmiştir. Bu sonuç olarak insan denilen canlının yönetimsel hatalarının bir menfi sonucudur. Bu durumdan çıkışı da yine insan denilen canlının uğraşı ve mücadelesiyle başarılacaktır. Bu bir felsefe, plan, program doğru bir mücadelenin sonucunda başarılabilecektir. Geçmişte yapılmış bir yığın yanlış örnek, gelecek günlere ışık tutabilirse, ortaya bu olumsuzluklar yığınından çıkarılabilecek.

Doğru çıkarımlar bizim daha henüz soğumamış küllerimizin bizi ısıtarak yeniden yukarıya doğru fırlatacağını düşünüyorum. Önemli olan bu yüzleşme ve muhasebeyi doğru yapabilme, bu minvalde ortaya çıkarılacak plan ve hedefleri tutturabilme savaşımının içinde aktif olarak savaşçı olabilmektir. Gene bu durumdan çıkılabilme başlı başına bir kadrolaşma meselesidir. Bu durumu fiile getiren yanlış kadroların, tamamen bu yapının dışın da tutulmalı, yepyeni kadrolarla yola çıkılmalıdır.  Başta yönetenler ve yönetilenlerin bu değişimi sağlamalılardır. Tabi ki bu sabahtan akşama olabilecek bir yapılaşma değildir. Şöyle en basit bir süreç olarak 6-10 yıl gibi bir sürece ihtiyaç vardır. Eski yapıyı tamamen günümüzün futbol mantalitesine uygun çağdaş ileriye doğru hareket edebilecek bir felsefi yapıya kavuşmalıdır. Bir aceleciliğe kesinlikle gerek yoktur.

Hani tabiri caizse ‘acele işe şeytan karışır’ mantığına varırız.

Bundan 5-6 yıl önceki yönetenlerin üç sezonda Avrupa kupaları, 5 sezon sonunda Türkiye ligi şampiyonluğu gibi ham hayallerin peşinden gidersen geldiğin yerin neresi olduğunu görürsün. Kendi iç dinamiğinden bir haber insanların koskoca 50 yıllık bir yapıyı yerle bir edersin. Bu şu-nu açıkça gösterdi ki, kendi gücünden haberdar olmayanların, kendini hayal dünyasına kaptıran hayalperestlerin bizi getirdiği çöplük bundan da öte olamazdı. En önemli artımız da bu zaten. Bizi bu duruma getiren bir süreç var. Bu süreç doğru analiz edilerek yeni plan ve politikalar üretmek en büyük artımızdır. Bu gelinen durum ordu futbolunda uğraş içinde bulunan tüm insanların kendi durumlarına ışık tutmaları açısından iyi bir derstir. Dünya hala futbolun etrafında döndüğüne göre, Ordu futbolunun özelinde Türk futbolu da bu dönencenin dışında kalmamalıdır. Öncelikle ülke yönetimini elinde bulunduranlar bu avantajı iyi değerlendirmeliler, yaklaşık 10 yıldır geriye doğru yoğun bir ivme kazanan, futbolun geriye gidişine bir formül bulunabilmelidir. Baktığımızda trilyonlar harcanarak yapılan stadyumlar bomboş. 10-15 yıl öncesine bakıldığında çoğu stadımızın kapasitesi de bu duruma cevap veremiyordu. Şimdi geldiğimiz noktaya bakınca, bir yandan Orduspor’un geldiği son durum ve diğer maçların izlenme oranlarındaki azalımına daha siyasi çözümler üretilmelidir. İzleyeni olmayan bir eseri yapıp da bu ülkenin kaynaklarını atıl olmayan yatırımlara harcanmamalıdır.

Artık ordu futbolu Orduspor ile birlikte tamamen dibe çökmüştür. Ateşe konulup yanan kül olmuş bir durumdadır. Önemli olan düşülen yerde kalıp çürümek mi? Yoksa dışarı çıkıp yeniden ordu gençliğinin önünde bir meşalemi olmalı?  Olacaksa sonsuza kadar yanan bir meşale olmalıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.