OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Mümin  SARI

Mümin SARI

ORDU'NUN 'BAL'I

Bu yazımın ağırlığı, kısa adıyla BAL’da mücadele eden Fatsa Belediyespor takımımızın çok geniş boyutta olmasa da bir değerlendirmesini yapmak istiyorum. Bu ligin kuruluşundan bu yana bütün sezonlarında Ordu’yu başarıyla temsil ettiğini düşünüyorum. Çoğu zaman bir üst lige terfi hedefiyle çıkılan bu sezonlar sonucun da bu amacına ulaşamadığını görmekteyiz. Tabiki bu hedef içinde bir takım önemli unsurları ihtiva ediyor. Sonuç olarak baktığımızda, hala aynı ligde devam edildiğine göre bu oluşumun istenilen hedefin gerekliliğini ulaşılamadığını bizlere ifade ediyor. Bu sezonda da görülen o ki; üst lige terfiden ziyade bu ligde kalınması hedefi alınmış. Ligde oynadıkları iki maçı da canlı izleme fırsatım oldu. İki maçın toplamına bakıldığında Fatsa Belediyespor’umuzun ortaya koyduğu gerek oyun yapısı gerekse kadro yapısı gelecek anlamında bana daha ilerisi için umut vermedi. Demek ki el de olan olanaklar bu kadar. Geçen sezonda yaşadığı küme düşme korkusunu bu sezon yaşamayacağını tahmin ve umut etmek istiyorum. Futbol çok enteresan bir oyun yarın başınıza neler gelebileceğini bilemiyorsunuz. Bu bağlamda da çok sınırlı bir sayıda oyuncu gurubuyla uzun lig maratonunda sıkıntılar yaşanılacağını düşünerek, Taner hocanın en azından 2 tane bu ligde oynayabilecek kalitede oyuncuya ihtiyacı olduğunu naçizane gözlemleye biliyorum. Ona da tavsiyem bu yoldadır. Tabiki kulüp yapısının ne durumda olduğunu da çok bilmiyorum. İlk hafta oynanan ve çok değerli bir üç puan kazanan Fatsa Belediyespor, Güzelorduspor maçından sonra oynayacakları Bulancakspor maçının sonucu çok önemliydi. Mutlak 3 puan alınması gerekliliğini sporcuların yanında sahayı dolduran izleyicilerde çok istiyordu. Bu maçta alınacak 3 puan gelecek açısından takımın önünü daha da aydınlatacaktı. Fakat oyunun tamamına bakıldığında bütün olumlu şartlar takımımızın lehine olmasına rağmen bir türlü üç puanı getirecek gol yapılamadı. Rakip takım yaklaşık 50 dakika 10 kişi oynamasına rağmen bir türlü topu kale çizgilerinin içine itemedik. Bu durumda uzun vadede bakıldığında alınan bir puanda değerlidir. Bazen atılan ya da yenilen bir golün bile hesabının yapıldığı futbol oyununda, aldığınız her puan attığınız her gol çok değerlidir.

Bu yönüyle bakıldığında yenemiyorsan da yenilmeyeceksin felsefesini tutturdu ekibimiz. Bu yüzden yarımda olsa tebrik etmek isterim. Gelecekteki maçlarında bu beraberlikten daha olumlu dersler çıkarmalıdır demekten de imtina etmiyorum. Buradan Ordu futbolunun son 20-30 yılından başlayarak bu güne gelen olumsuz sonucun, bir yansıması olarak soruşturmam sonucunda Fatsa Belediyespor’umuzda da ne yazık ki futbolcu kadrosunun çok büyük bir kesimini Fatsalı olmayan hatta Kamilcan Keskin’in dışında Ordulu oyuncunun olmaması beni bir daha futbolun şehir milliyetçiliği gerçeğinin ne kadar gerekli olduğu sonucuna inanmak gerektiğini düşündürdü. Maçtan dönüşümde Fatsa ilçemizin şehir nüfusunu yazan tabelaya baktığımda 110 bin olduğunu gördüm ve çok üzülerek içimden 110 bin nüfusu olan bir şehirden o şehrin takımında futbol oynayacak 5-6 tane genç insan nasıl olmaz gerçekten akıl almaz bir şey. Aynı olumsuzlukları Ünyespor’un da, hatta şu anda Orduspor’un da yaşadığını görmekteyiz. Sonuca bu bağlamda bakıldığın da kendi değerlerimize vermediğimiz önemi başkalarına hiç tereddütsüz vermemizin de anlamını bir türlü çözemiyorum. Orduspor’un 70-80’lı yıllarda kadrosunda 15-20 Ordulu futbolcu olduğunda Ordu’nun nüfusu 50 binlerdeydi. Gelinen Bu sonucun sorumluları acaba kimlerdir, bence Ordu futbolunun çöküşten çıkarılabilmesinin yegâne çözümü burada yatıyor. Futbolcu adayların neden sınıf atlayamadıklarının sorumlularının ortaya çıkarılıp en kısa sürede sorumluluk bölgelerinin dışına atılmalıdırlar. Yoksa bizim takımlarımızda başkalarının oynamalarını çok daha izleriz.

Bir parantezde Fatsa Belediyespor’un birkaç Ordulu oyuncusundan birisi olan Kamil Can Keskin için açmak istiyorum. Kamil’i Orduspor alt yapısında oynadığı dönemden, yani yaklaşık 10 yıldır şahsen tanırım. Toplumumuzda sayı olarak çok az bulunan sol ayaklı dediğimiz değerlerdendir. Bu az bulunması nedeniyle Kamil Can’ın Allah tarafından torpilli kullarından olduğunu düşünürüm hep. Hatta sol ayaklı futbolcularıma da hep söylerim bunu. Fakat bu durumu geliştirip daha da ileriye taşımakta kulların görevleridir derim. Kamil Can geldiği bu noktada benim düşüncemde olması gereken yerde olmadığıdır. Tabiki futbolcu dahası iyi futbolcu olmak çok zor bir iştir. Bunun için çok çalışmak gerekir, oynadığın mevkiinin gereğini kesintisiz oyunun sonuna kadar yapacaksın. Örneğin kanat oyuncususun ne yapacaksın takımın hücum daysa sen bindirmeni yapacaksın. Topu kullanan arkadaşın tercihini senden yana kullanmayabilir. Bu olay birden fazlada olabilir, sen nasılsa bana oynamıyor diye görev yerinde olmasan ya da nasılsa bana oynamıyor dersen bindirmede olmasan hata senin olur. Futbol dediğimiz oyun her ne kadar takım oyunudur desek de, aslında oluşumu sağlayan oyuncuların bireysel tavır ve davranışlarıdır. Futbolcu olmak yeteneğin yanında fiziki yapıya da bağlıdır. Kamil Can yaratılış olarak ufak tefek dediğimiz bir yaratılışta olması da onun için ilk bakışta dezavantaj gibi duruyor. Fakat bu durumu avantaja çevirmekte onun elinde. Başkalarında az olan bireysel bir takım şeyleri geliştirmeli, bunun için ise ekstra dediğimiz futbolcu çalışması yapmalıdır.

Futbol oyunun kitabında yazılmayan bazı gerçekleri vardır, bu gerçekleri kendi ve takımı lehine çevirip daha üst düzeylerde oynayabileceğine inanıyorum. Hakemlerle olan davranış ve diyaloglarını kendi lehine geliştirmelidir. Bu durum Kamil Can’ın en dezavantajlı durumudur. Daha fazla kafasını karıştırmamak adına önerilerimi burada kesmek ve bundan böyle daha bir bilinçli, daha örnek ve başarılı Kamil Can izlemek istiyoruz diyerek bitirmek istiyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.