Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Mümin  SARI

Mümin SARI

SİYASET VE FUTBOL

Siyaset, bir ülkenin yönetime talip olan insanların yaptıkları fiili iştir. Bütün dünya ölçeğine bakıldığında, genel olarak halk tabiriyle sağ-sol tanımlamasıyla tarif edilir. Yönetime talip olan in-sanlar bu iki temel örgütlenme yapılarından (parti) geniş kitlelere yönetimsel politikalarını ulaş-tırırlar. Bu yapıların bütün araçlarından faydalanarak yönetimsel politikalarını kitlelere ulaştırırlar.

 Bu çalışmalarının etkileşiminden kitlelerden yönetimsel görev isterler. Kitlelerin onların politika-larına verdiği destek oranında yönetimde görev yaparlar. Ülkenin bir kısımından destek alsalar bi-le yönetme fiilini yerine getirmeye başladıkları andan itibaren ülkenin bütün insanlarını içine alan nüfusun hizmetindedirler. Kendisini seçenin de seçmeyenin de yöneticisidir artık. Örneğin; ben bir antrenörüm, bizim bir kitlesel örgütümüz var. Kısaca TÜFAD adını verdiğimiz örgütümüzde tüzü-ğün belirlediği sürelerde tüm üyelerin katılımıyla yaptığımız bir yönetim başkanı ve kurulları var-dır. Bu yapıya çeşitli insanlar yönetme talebiyle aday olur ve yapılan genel kurul sonucunda ço- ğunluğun desteğini alan başkan ve kurulları yönetim aşamasına geldiklerinde o yapıda bulunan bütün antrenörlerin başkanı olurlar. Sadece onlara seçilmesi için destek verenlerin değildir.

Ülke yönetimleride bu durumun aynısıdır. Tarafsızlık ilkesine bürünüp, ülkenin tamamına hâkim olmalıdırlar. Ülkemizde bulunan bütün STK da  (sivil toplum örgütleri) bu tarafsızlık ilkesi çerçevesinde yönetilmelidir ki bu durum ülkemizin geldiği demokrasi özümsemesinin aynasıdır. Yaklaşık 94 yıllık cumhuriyetin çeşitli zaman dilimlerinde bu STK’larda yukarıda sözünü ettiğim demokratik taraf sızlık ilkesini çiğneyen, sadece kendisine destek veren kitlelere yönelik hizmet verilip, toplumun geriye kalan kesimlerine farklı hizmet vermeme, yanlışlarını yaşayıp gördük.

Yani siyasetin bir hizmet sektörü olduğu gerçeğini güdük ve eksik yapıldığı zamanları yaşadık. Bu bütün  STK’larda olduğu gibi, futbolun STK’sı  TFF‘de de bunu yaşadığımız zamanlar olmuştur. Ben yaş olarak futbolun  en az 40 yılının gerek profesyonel, gerekse  amatör anlamda yönetimsel biçiminde yaşadığımız bizden olmayan, ya da seçimlerde bize oy veren ya da vermeyenler diye başkalaştırılmaları sıklıkla olmasa da yaşamadık diyemem. Fakat bu olumsuzlukları çok sıklıkla hatta bir yaşam biçimi haline dönüştüğü son 10-15 yılı yaşadığımız bu günlerde artık tamamen bütünü olmasa da genel olarak STK’lardaki politik yaşam biçimine dönüştürüldüğü yanlışı yaşıyoruz. Ötekileştirilme kitleleri kategorize etme hastalığı başta futbol olmak üzere bütün spor kurumlarını sarmış bulunuyor. Ülkeyi yöneten, resmi ideolojinin dışında kalan insanlara farklılaştırılma yanlışından dönülmediği sürece bu hastalık bizim içimizi kemirip çağ dışına hızla ilerleyen bir toplumsal yapıya doğru koşuyoruz.

 Bu günlerde ülkemizin gündemini belirleyen bir dizi anayasal düzenin halk tarafından kabul edilip edilmemesi referandum süreci yaşıyoruz. Bu ülkede yaşayan, seçme hakkı bulunan bütün insanları ilgilendiren bu gündemi siyasal olan bütün STK istedikleri gibi politize edebilirler. Fakat çeşitli siyasal bilinçteki insanların oluşturduğu STK’ları yöneten başkan ve kurullarının politik yönelimlerini bu yapılar içinde, demokratik bir hak olarak kullanamazlar. Çünkü bu yapıların içinde bulunan insanların siyasal tercihleri farklılıklar içermektedir.

Siz bulunduğunuz bu durumun avantajını kullanıp o yönetimini üstlendiğiniz kitlelerinin üzerinde bir baskı aracı olarak kullanamazsınız. Bu olay hiçbir çuvala sığmayan mızrak gibidir. O mızrak döner dolaşır size saplanır.

Bir futbol adamı olarak şu günlerde TFF başkanı Yıldırım Demirören ve yönetiminin bütün ülkeyi ilgilendiren anayasa referandumunda taraf olarak ortaya çıkmaları işte bu gelinen antidemokratik yapının ortaya çıkışının, futbol ve siyaset açmazının geldiği son noktayı açıkça ifade etmektedir.

Kişi olarak istediğiniz tercihi kullanabilirsiniz. Siz resmi ideolojinin TFF başkanı değilsiniz. Siz bu ülkedeki bütün futbol kulüplerinin başkanısınız. Anayasa referandumunda her iki tercihinde sahibi olan kulüplerin başkanısınız. Ortalığa çıkıp da bir tercihin siyasal propagandasının borazanı değilsiniz. Mevcut cumhurbaşkanımızın bir tabiri vardır. TFF başkanlığından istifa et, istediğin siyasal görüşün içinde politikanı yap.

   Ne yazıkki ülkemizin bütün kurum ve kuruluşlarında olduğu gibi, TFF’yi politikanın bir alt örgütü-ne dönüştürme işlemini de tamamlamış oluyoruz.

Hayırlı olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.