Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin kabul edildiği 1948 yılından bu yana her yıl 10 Aralık tarihi İnsan Hakları Günü olarak kutlanır. Peki, kimler bugünün önemini biliyor? Doğruya evlilik programı izlemekten bugünün ne olduğunu araştırmadık, öğrenmedik. Belki de öğrenmek istemedik.

*

Kısaca ben özetlim bugünün önemini…

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin birinci maddesi; “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.” diyor.

Sizce her insan özgür mü ya da hakları eşit mi? Bana göre değil. Neden mi?

Nedenleri saymakla bitmez ancak iki üç örnek verelim;

-cansız bedeni kıyıya vuran Aylan bebek

-bombalar altında can veren Ümran bebek

-9 yaşında İzmir’de arkadaşının dedesi tarafından tacize uğrayan ve mahkemede tacizsiyle karşılaşacağı stresinden kalp krizinden hayatını kaybeden Y.K.

-Adana’da 11 öğrenci ve 1 eğitmenin yurtta çıkan yangın sonucu yanarak can vermesi…

Bunlar bazılar…

İkinci maddesinde şu ifadeler kullanılıyor; “Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.”

Bu maddelerden tam 30 tane var ama bir işe yaradığı yok.

*

Özetle; maddelerin birin de deniliyor ki; “Evlenme sözleşmesi, ancak evleneceklerin özgür ve tam iradeleriyle yapılır.”

Bunu yazarken aklıma, geçtiğimiz günlerde AK Partili altı milletvekilinin meclise sunduğu önerge geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müdahalesi ile önerge geri çekilmişti.

Hatırladınız demi, işte o önerge…

Hani istismar edilen çocukların istismarcısıyla evlendirmek zorunda bırakabilecek önerge…

*

Ülkemizde anlaşmalı olarak evlenebilme yaşı kanunlara göre 17…

Ama; kız ile erkeğin birbirini sevmesi ve istemesinin yaşı 17…

Bundan aşağısı yasalara göre kurtarmıyor.

Bu gerçekleri göz önüne aldığımızda, aynı milletvekillerinin konu üzerinde tekrar çalışma yapacağı varsayımıyla, bu önerge neye göre ve kime göre hazırlanıyor.

Kaldı ki; istismara uğramış bir kızı istismarcısıyla evlendirmek, o kızı öldürmekten beter bir hale sokmaktır.

Böyle bir teklifi o kızın önüne sunmak bile ihanettir ülkedeki tüm kadınlara.

Biz yıllardır şiddete karşı direndik, şiddetin karşısında kadınlarımızın yanında olduk.

Ama birileri istismara, şiddete davetiye çıkartıyor.

Eğer kadın erkek eşitliğine inanıyorsak ve bu eşitliği savunuyorsak, buna benzer önergelerin meclis kapısından bile geçirmememiz gerekiyor.

*

Burada muhalefetin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının tepkisi kadar, AK Partili bazı milletvekillerinin de bu önergeyi uygunsuz bulması gerçekten olumlu bir adım olmuştur. Yanlışın neresinden dönülürse kârdır.

Böyle bir önergenin bir daha meclise gelmemesi ümidiyle...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.