Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Naim  GÜNEY

Naim GÜNEY

1910 YILINDA ORDU'DAN AVRUPA'YA ÇIKARTILAN TUNÇ BALTALARI, NEREDE BİLİYOR MUSUNUZ? (2)

“KİRKOR MİNASSİAN” ADLI ÜNLÜ ANTİKACI KİMDİR?

New York ve Paris'te galerileri bulunan Kirkor Minassian  (1874 -1944)  Osmanlı  toprakları üzerindeki binlerce İslam ve Orta Doğu kültürlerine ait antik eserleri  tek tek aracılar vasıtasıyla toplatıp, yurt dışına pazarlamasıyla ünlü Ermeni bir antikacıdır.

Londra’da bulunan Victoria and Albert Müzesi’ndeki 16’ncı yüzyıl İznik çinilerini tez konusu seçen İslam Sanatları Ana-Bilim Dalı’nda yüksek lisans öğrencisi Hayal Güleç, depolarda tutulan 56 eseri  incelemek için bu müzeye girmiş ve tüm eserler hakkında bilgilere de ulaşmış. Victoria and Albert Müzesi’ndeki “16’ncı yüzyıl İznik çinileri” 1870’lerden sonra alınmış. Eserlerin yanında da tek tek arşiv belgeleri bulunuyormuş. Örneğin ‘Bursa Yeşil Cami’den çok temiz 3 parça çıkarttım. Size satmak istiyorum’ diyen, 1872’den kalma, el yazısıyla yazılmış bir mektup da yanında varmış. “Örneğin M.H. Kevorkian diye bir kişi tarihi çinilerden bir paçayı 16 sterline satmış. “ Yedi adet tunç baltayı Ordu’dan kaçırıp pazarlayan “Kirkor Minassian” adlı ünlü antikacı yine buradaki  yazılı belgelerden  çok fazla eser sattığı görülüyormuş.

Kişisel sanat koleksiyonu olarak İslami seramiklere, antik devirlerden çıkma heykellere ve nesnelere, tekstil ve el yazmalarına odaklananThough he specialized in Near Eastern art he collected antiquities from all corners of the ancient world. Kirkor Minassian, Yakın Doğu sanatında da uzmanlaşmıştı. Bu açıdan Osmanlının her köşesinden yıllarca tek tek antikaları topladığı bilinen KirkorMinassian's collections included paintings by the master Bihzan and calligraphy by masters Kemal ed-Din Mir Ali Husseini, Mir Amad, and Fakhiri, among others.  Minassian koleksiyonları arasında olan, hat resimleriMinassian gave the Library of Congress Orietnalia in 1929 which included, among other items, a parchment Kufic script from an eighth century Koran and a number of Sumerian clay tablets from circa 2,800 BC, sekizinci yüzyıl Kur’an’ı Kerim ve Sümer kil tabletlerini bir dizi bir parşömen arasında, 1929 yılında Orietnalia Kütüphanesi'ni vermiş.

ORDU’DAN ÇIKAN “TUNÇ BALTALAR” İÇİN YAPILAN BAZI  BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR

1935′te Stefan Przeworski adlı Slovak bir arkeolog, Ordu’da çıkan bu Tunç baltaları Stokholm Devlet Tarih Müzesinde inceliyerek, 1935 ve 1936 yıllarında Çekoslovakya Doğu Bilimleri Enstitüsü Dergisi’nde (Çeskoslovenskı Orientâlni Üstav V Praze 7 ve 8) yayınlamış. Stefan Przeworski, Archive Orientalnı (VII, S.390 - 314 ve VIII, S. 49 - 68 de) neşrettiği "Der Grottenfund von Ordu” adlı makalesinde, Ordu çevresinde bir mağaradan çıkarıldığı söylenen dört tane baltadan bahsetmektedir. Eti çağına aidiyeti kaydedilen bu baltalar ve bu mıntıkada kullanılmış olan diğer eşyalar, Orta Anadolu'da kullanılanlardan farklı değildir, Greklerden evvelki devirlere ait olan ve 1935 yılına kadar Karadeniz sahillerinde toplanan buluntular ne kadar tesadüfi ve ehemmiyetsiz de olsalar, Stefan Przeworski bütün titizliğiyle bunlara ait bibliyografyayı bir araya toplamıştır.

Ünlü Slovak Arkeolog Stefan Przeworski, "Der Grottenfund von Ordu” adlı makalesinde Ordu, Kars ve Artvin-Balıklı buluntularının hepsinin bir arada toplu olarak bir arada bulunduğunu söylemektedir. Stefan Przeworski, eserinde, M.Ö. iki bin ile M.Ö. bin yıllarının erken döneminde Kuzey Anadolu ve Karadeniz bölgesinin, Gürcistan’ın (Kolkhis) bölgesine dâhil olduğunu ileri sürmektedir. Bu çalışmada tunç baltaların Gürcistan’ın Koban Bölgesi’nde MÖ 12. yüzyılda yaygın olan tunç baltalarla karşılaştırılmaktadır. Tunç baltaların toplu ele geçirilmeleri nedeniyle bu eserlerin bir demirciye ait olduğunu açıklamıştır. Bu tür tunç baltalar, Karadeniz’de yöresinde yaygın olarak kullanılmaktaydı. Doğu Karadeniz dağlarının kurşun, demir, çinko, gümüş, altın gibi maden yatakları varlığı dikkate alındığında bu tür baltaların bu yörede üretilmesi de mümkündür. Maden işletmeciliğinin Doğu Karadeniz bölgesinde gelişme göstermesi de bu durumun doğal sonucudur. Bu olumlu koşullar dolayısıyla madeni eserler üreten dökümcü ustaların, bu bölgelere gelip yerleşmeleri mümkün olduğu gibi, balta kalıplarının ithal edilmesi de mümkündür.

Doğu Karadeniz’de bulunan bu tip, Tunç Baltaların yapılan araştırmalarda, İskitlere de ait olabileceği iddia edilmiştir. Tunç Balatalar, Doğu Karadeniz’de Demir devrinin erken safhasında hâkim kültür olduğunun da delili olmaktadır.

ORDU,ÜNYE’Lİ PROF.İ. KILIÇ KÖKTEN’İN TUNÇ BALTALAR HAKKINDA AÇIKLAMALARI

Ordu /Ünye’de doğan Prof. İsmail Kılıç Kökten (1904 – 1974) Anadolu prehistoryası alanında çalıştı. 1940 - 1941’de (Prof. Tahsin Özgüç ve Prof. Nimet Özgüç’le) Samsun bölgesinde, çeşitli kazılar yönetti. 1940’lı yıllarda “Kuzey-Doğu Anadolu prehistoryasında Bayburt çevresinin yeri” adlı yaptığı bir araştırmasında Ordu yöresi hakkında şu açıklamaları yapmıştır. Prof. İsmail Kılıç Kökten bu çalışmasında özetle ” Araştırmalarıma Samsun'dan itibaren başladım. Yeşilırmak deltasının orta kısımlarını ve bu deltanın doğu kenarından sonra Rize'ye kadar, uzanan sahil boyunu dikkatle araştırdım. Devamlı bir sahil şeridi takip edemediğim gibi, Fatsa doğusundaki "Koçboynuzu, Giresun doğusundaki Ağırmelit, daha doğuda bulunan Karaburun ve "Yoroz dağı” engelleri araştırmalarımı çok güçleştirdi. Karadeniz sahilleri, topoğrafya bakımından doğu-batı arası kara münasebetlerini sağlayacak durumda değildir. Bugünkü (1940)bilgimize göre, sahile muvazi olarak uzanan eski bir yol yoktur. Sahille Anadolu'nun diğer bölgeleri arasında irtibat temin eden yollar içerden sahile dikine gelmektedir. Bu bakımdan eski yolların ve yerleşmelerin izlerini daha ziyade müsait ve iç Anadolu'ya giden yollar, gedikler üzerinde aramak icap eder. Ordu şehri çevresindeki "Yaraşlı, Terzili” mağaralarını ve ilin art ülkesini dikkatle araştırmak Anadolu prehistoryasına yenilikler katabilir. Ordu mağaralarından çıkarıldığı söylenen ve Eti devrine Kuzey Doğu Anadolu Prehistoryası ait olduğu ileri sürülen tunç baltalar, yaptığım sondajlarla meydana çıkardığım çanak çömlekler bu kanaati teyit eder. “ diye devam etmiştir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.