Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Naim  GÜNEY

Naim GÜNEY

DERE YATAĞINI BİR GÜN GERİ ALACAK…

Bizim Ordu’nun her yerinde irili ufaklı derelere, ırmaklara rast gelebilirsiniz. Bu dereler, yeşil ve dik vadilerin koynundan doğar,  Karadeniz’e kadar, kıvrım kıvrım aylarca,yıllarca sakince akar, gider.

Dereler, köylerde çocukların günlük oyun oynadığı, kabaktan yapma gemilerini yüzdürdüğü gölcüklere sahiptir. Derelerden eskiden beri yeşil yosunlu taşların altından küçükte olsa balıklar el avıyla yakalanır.

Dereler her zaman şırıltılı melodisiyle hayat sunar. Çağlayanlardan dökülürken celallenen dereler, ovalarda duru bir ayna güzelliğine bürünür, munisleşir.

Tam o sıra biri dere yatağına gecekondu inşa eder. O sessizliği fırsat bilip,suları selleri, yok sayarlar. Derenin güzelleştirdiği yamaçları kendi manzarasına katarlar. Gecekondu derken iş büyür. Betonlar ağırlaştıkça dere yatağında derede unutulur. Apartmanlar kurulup, katlar çoğalır. Sonrası siteler kurulur. Devlet  kendi elleriyle dereyi geçmişe gömer. Suyun o ince sesini hoyrat gürültüler boğar. Şehirli istilası  derelerin çevresinde genişledikçe  genişler. 

Bir gün  derelerde kimsenin beklemediği bir şey olur. O gün beklenen gün olmalıydı. Olanlar birden bire aniden olur. Havalar çok kötü bir şekilde kararıp. Müthiş bir sağanak bastırır. Dere, yatağına sığmaz,taşar,yıkar,ama dere yatağını eskisi gibi geri alır. Dere kendi itibarı üzerine oynanan oyunları bozar. İntikamını dere yatağına kurulu evlerden alır. Duvarları devirip, molozları silip süpürüp fazlalıkları kıyıya atar. Dere dediğin böyle kararlı akar. Dereler hep böyle haklıdır ve akışlarından vazgeçmezler.

Artık şu gerçek anlaşılıyor ki, küresel iklim değişikliği nedeniyle taşkınlar daha da artacak. Bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Çünkü küresel iklim değişikliklerinde sadece sorun kuraklık değildir. Yağış rejimlerinin değişmesi, üç dört ayda yağacak yağışın bir günde yağması demek 'taşkın' demektir. 
Vatandaşlar ve kurumlar dere yataklarını işgal etmemelidir. Dere yatağı işgal edilirse, bir gün dere yatağı mutlaka işgal edilen yatağını geri alır. Burada vatandaşlara büyük iş düşüyor. Özellikle imar planlaması yapılırken, belediyeler yer darlığı sebebiyle dere yataklarını kapatarak, yer kazanmak adına geçmişte hatalar yapılmıştır. Kaçak yapılar varsa, yerel yönetimlerin bunu kesinlikle önlemesi ve yıkılmasının sağlanması gerekiyor.
20-30 yıl önce dere yatağına imar izni verildiği için, dere yatakların da işgaller var. Yazın vatandaş dere yatağının az su taşıdığını sanıyor ama büyük bir yağış olduğunda dere eski yatağını geri kazanıyor ve çevreye taşarak büyük can ve mal kayıplarına yol açıyor.
Vatandaşların dere yatakları çevresine izinsiz yapı yaptırmaları ve özellikle karayolu, köprü, menfez yapmaları yasaktır. Küresel iklim değişikliği nedeniyle yağış rejiminde değişiklik var. Ani ve sert yağışlar taşkınlara neden oluyor. 
Kamu kurum ve kuruluşları ve bazı belediyeler dere yataklarının kesitlerini hesapsızca daraltıyor, küçük menfez ve uydurma köprüler yapıyorlar. Derelere bazı yapılar görüş ve izin alınmadan yapılıyor...

Çarpık şehirleşme dere yataklarının işgal edilmesine sebep oluyor.Dere yataklarına önemli miktarda hafriyatın dökülmesi sonucun dere yatağının dolduğu ve bu durumun tehlike yarattığı sık sık görülüyor.
Esasen dere yatakları işgal edilemez. Dere yataklarında bugün maalesef vuku bulan sel baskınları tamamen dere yataklarının işgal edilmesi, çarpık yapılaşmayla arkasından bir takım tesislerinin kurulması, molozlar dökülmesi, hafriyat ile vahşi çöp depolamaları yapılmış, kaçak kum çakıllar alınmış..
Ne yaparsanız yapın, bir gün geliyor, dere hem intikamını alıyor, hem de elinden insafsızca aldığınız o eski yatağını muhakkak geri alıyor ve bizlere de büyük acılar,fatura keserek, geri alıyor...Her dere yatağı işgalcisinin akıbeti de böyle oluyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.