OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Anadolu köylüsünü bir takım zalim insanların yıllardır, kasıp kavurduğunu, sömürdüğünü okuruz, duyarız. Peki, o halde bu adamlar, bu gariban ve temiz halkı, köylüyü sömürmeye nasıl oluyor da devam ediyorlar. Fındıkta sömürü düzeni, dünüyle bugünüyle uzun yıllardır bölgemizin en temel meselesi olmuştur ve bugünde değişen bir şey olmadığı anlaşılmaktadır. Karadenizli fındık üreticileri sürekli fakirleştirilmiş ve sonunda gurbet ellere göç ettirilmiştir.

12 Eylül askeri darbesi öncesinde tüccar kılıklı bir kısım tefecilerin, açık senetlerle köylünün emeği ve alın teri olan ürününe el koyma modası vardı. Bu mekanizma bugün de kapitalizmin gelişimine uygun olarak değişik ve farklı biçimlerde ve başka ad altında kılık değiştirerek tüm hızıyla sürdürülüyor. Tüccarlarla birlikte artık bu acımasız sömürü düzeni daha çok bankalar aracılığı ile gerçekleştiriliyor. Bütün yıl boyunca ihtiyaçlarını ancak tarımsal krediler alarak karşılayabilen dar gelirli köylüler bunun karşılığında bahçelerinin tapularını bankalara teminat olarak bırakıyorlar. Halkın kredi almaktan ya da tefeciden para almaktan başka bir çaresi yok. Fındıkla geçimini bu şartlarda sağlaması hiç mümkün değil. Fındık üreten bir çiftçinin evinde ailece gerekli gıdasını alabilmesi için günde (10 kilo X 9,50 TL = 95) TL’lik fındık satması gerek!  Bir ayda toplam harcamaları ile ne kadar yapar, gerisini nereye varır,  oturun, siz de hesaplayın. Çocuğunu okula göndermek, düğün yapmak, bahçeye gübre almak ve karnını doyurmak için sürekli yüksek miktarda paraya ihtiyaç var.

Fındık fiyatları ise yıllardır olduğu gibi bugünde hiç yüz güldürmüyor, bu ihtiyaçları karşılamaktan uzakta seyrediyor. Çünkü artık üreticinin ürettiği ürünle ilgili olarak kimsenin söz hakkı kalmamış durumdadır. Destekleme alımlarının ve taban fiyat belirlenmesinin son bulmasının ardından fındık piyasasına yabancılar tamamen hakim olmuşlardır. Karadeniz’e kadar utanmadan gelip, bir yerli firmayı satın alan, dünya çapında milyar dolarlık cirosu olan malum yabancı bir firma ile Almanya’daki fındık borsası, benim bahçemdeki fındığın fiyatını üreticimiz aleyhine belirleyebiliyor. Ülkenin diğer alanlarda da olduğu gibi, fındık üreticisi aleyhine sahnelenen bu fiyat oyunu, küresel sömürü mekanizmasının dehşetini ve kapitalizmin vahşetini açıkça gösteriyor.
Dünya çapında milyar dolarlık cirosu olan bu yabancı firma ve yerli işbirlikçileri, Karadeniz’de fındıktan geçinen milyonlarca kişinin ekmeği ile utanmadan açıkça oynuyorlar.

2016’da fındık fiyatı, ilk kez dünya tekeli olan bu firma tarafından, Türk pazarına tamamen hakim olduğu şartlarda ve istediği şekilde belirlenmiştir. Fındık piyasasına  tamamen hakim olan  ve içimize yerleşen bu yabancı tekel firma Türkiye’deki fındığın yüzde 75’ini tek başına satın alıyor…Ülkemizde artık fındıkta serbest piyasa yok, tekelleşme var.! Artık TMO veya Fiskobirlik piyasadan iyice çekilip, yok olunca, fındık fiyatları bu yabancı firmanın insafına kalmıştır. Bu yüzden de fiyatlar “güm” diye maliyetin altına düşürülüverdi. Eskiden 2015’te kilosu 16 Lira olan fındık, 2016’da 9 Liraya düşüverdi… Fındık piyasası böyle sahipsiz ve vicdansızların eline kalırsa, fiyatların daha da aşağı düşeceği aşikârdır.

Karadeniz’de on binlerce insan geçim kaygısı çekerken, yöreden insanlar oluk oluk iş ve aş için yıllardır batıya göç ederken, yörenin atanmışları, seçilmişleri oynanan bu acımasız oyunu tribünden öylece seyrediyorlar. Bu yörenin nüfusu niye azalıyor, diye sadece üzülüyoruz,  bu göçün sebeplerini araştırmıyor, tedbirler almıyoruz. Uluslararası sermayenin dev firmaları bu düzenden son derece memnun bir şekilde ellerini ovuşturuyorlar. Uluslararası sermayenin ülkemizde kurdukları bu acımasız düzen sonucu elde ettikleri haksız kazançlarına kılıf olarak uydurdukları ve arkalarını dayadıkları güçlere güvenip, kazançlarını sınırsızca katlayarak büyüttükleri "serbest piyasa ekonomisi” işte tam budur. İşin gerisi teferruat, aslı ise yalan, dolan, talandır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.