Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Naim  GÜNEY

Naim GÜNEY

ORDU’DA TAHSİLDARLARCA KESİLEN  “ZURNA VERGİSİ “

Atıf Topaloğlu, bir zamanlar Ordu siyasetinde çok önemli bir aktördü. Yaptırım gücü ve hizmet aşkı çok yüksek bir insandı.  Ordu’da Türkiye adına ses getiren bir marka olmayı başarmıştı.  Atıf Topaloğlu, genç yaşta Fatsa Belediye Başkanlığı yapmıştı. Daha sonraki yıllarda (1950-1954’de) ve (1957-1960’da) Ordu Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde memleketine hizmet etmişti.  Atıf Topaloğlu’nun hiç unutulmayan bir “Zurna vergisi” meselesi bulunmaktadır. İbretlik “Zurna Vergisi” hadisesini bir anekdot olarak tarihe not düşmek gerekmektedir.

14 - 15 Mayıs 1952 günü CHP Genel Başkanı İsmet İnönü ile Atıf Topaloğlu birlikte Karadeniz seyahatine çıkmışlardı. Fatsa, Atıf Topaloğlu’nun doğduğu, büyüdüğü, siyaset ve ticaret yaptığı öz topraklarıydı.  Atıf Bey, kendi memleketinde en üst düzeyde karşılanması için her türlü girişimi yaptırmıştı. Binlerce Ordu’lu, Fatsa’lı ,Ünye’li, Aybastı’lı yollara dökülmüş, adeta bayram havası oluşmuştu. Herkes yol boylarınca ellerinde bayraklarla toplanmıştı. Atıf Beyle birlikte İsmet İnönü’nün gelmesini bekleyen Ordu’lular coşku içinde ellerinde pankart ve flamalara tezahürat yapıyorlardı. Ordu’ya eskiden beri gelen her Devlet büyüğü için yapılan karşılamalarda davul zurnalar da iştirak ederdi.  Bu davul zurnacılar düğünlerde, mitinglerde, spor müsabakalarında en neşeli oyun havalarını çaldıkça millet keyiflenirdi. Keyfe gelenler bahşiş paralarını gücü nispetinde davul zurnacılara vermeyi de hiç ihmal etmezlerdi. Çünkü adetler töreler böyleydi. Bu vaveyla içinde bir otobüste 4-5 takım davul ve zurnacıların önünde bir hadise yaşanmıştı. Bu hadise daha önce kimsenin bilmediği ve görmediği bir şeydi.  Fatsa Maliyesine bağlı Tahsildar Memurları karşılama konvoyundaki çalgıcıların içinde bulunduğu otobüsünü durdurup, içerideki şahıslarla tartışmaya başlamışlardı. Herkes şaşkınlıkla olan biteni anlamaya çalışıyordu. Ve bir müddet sonra işin aslı anlaşılmıştı.

 

Ünye - Fatsa arasındaki yol güzergâhında karşılama sırasında köylü vatandaşlardan davul ve zurna çalanlara Fatsa Kaymakamlığı ve Maliyesi gelir vergi adı altında kuvvetli bir ceza kesmişti. O yıllarda “Zurna Vergisi”  diye adlandırılan bu vergi daha sonraki günlerde tartışılmış, kamuoyunda ve TBMM’de epey gürültü çıkarmıştı. Bu ilginç vergi uygulama olayını TBMM’ye taşıyan Ordu Milletvekili Atıf Topaloğlu TBMM kürsüsünde, Maliye Bakanı Hasan Polatkan’nın şifahi olarak “Zurna Vergisi” hakkındaki sorularını cevaplamasını istemiştir.

Ordu CHP Milletvekili Atıf Topaloğlu’nun TBMM’ye verdiği soru önergesi şöyleydi:

Soru 1. CHP Genel Başkanı Karadeniz seyahatine çıktıkları zaman 14-15 Mayıs 1952 günü Ünye-Fatsa arasındaki yol güzergâhında karşılanma sırasında köylü vatandaşlardan davul ve zurna çalanlara Fatsa Kaymakamlığı ve Maliyesi ne suretle vergi tarh etmiştir?

Soru 2. Kaç kişiye ne miktarda vergi yazılmış ve bir zurna başına ne kadar vergi isabet etmiştir?

Soru 3. Vergi tarh edilenlerden kaçının vergisinin tahsili yoluna gidilmiş ve bunlardan istisna olmuşmudur?                                                                                  

MALİYE VEKÎLÎ HASAN POLATKAN (Eskişehir) — Ordu Mebusu Sayın Atıf Topaloğlu'nun sözlü sorularına sırasıyla cevap arz ediyorum:

Cevap 1. Fatsa Mal müdürlüğünce Vergi Usul Kanununun hükümlerine uygun şekilde 14 Mayıs 1952 de yoklama yapılmış, çeşitli sanat ve meslek erbabı meyanında bir kısım vatandaşların da yıllardan beri zurna ve davul çalarak kazanç sağladıkları halde mükellefiyetlerini tesis ettirmedikleri bu vatandaşların kendi imzaları da alınmak suretiyle tespit olunmuştu. Binaenaleyh, C. H. P. Genel Başkanının Fatsa - Ünye arasındaki yol güzergâhında karşılanması sırasında bazı vatandaşlar adına vergi tarh edilmesi gibi bir hâdise mevcut değildir. Hâdise, yıl içinde her zaman yapılagelmekte bulunan bu gibi yoklamalardan birisinin de 14 Mayıs 1952 de yapılmış olmasından ve vergi dışı kaldıkları anlaşılan muhtelif sanat ve meslek sahipleri meyanında davul ve zurnacıların da bulunmasından ibarettir. Nitekim aynı tarihte yapılan yoklamada seyyar marangozluk, müteahhitlik, seyyar manifaturacılık ve seyyar hazır elbisecilik ile iştigal ettikleri halde mükellefiyetlerini tesis ettirmeyen kimseler de tespit edilmiştir.

Cevap 2. Bu tarihte yapılmış olan yoklamada dört zurnacı ile bir davulcunun öteden beri davul ve zurna çalmak suretiyle kazanç sağladıkları tespit edilmiştir. Bu gibilerin yaptığı iş, Gelir Vergisi Kanununun 49 ve müteakip maddelerindeki tarifata uygun serbest meslek faaliyetinden ibaret olup vergileri, salahiyetli komisyonlarca (Takdir komisyonları) tesbit edilmiş olan götürü matrahlar üzerinden tarh edilmektedir. Ordu Vilâyeti Takdir Komisyonu tarafından Fatsa ilçesinde bu şekilde çalışanlara ait olarak 1951 ve 1952 yılları için gündelik 2 lira kazanç takdir olunmuş ve vergi dairesince bu miktar esas olmak üzere vergi tarh edilmiştir. Bu şahıslar, en az geçim indirimi için gereken karneyi almadıkları ve vergilerini vaktinde müracaat ederek tarh ettirtmedikleri cihetleri biri 1951 ve 1952 yılları için 2 yıllık ceman 222 lira vergi salınmış ve 111 er lira kusur cezası kesilmiştir. Bu mükellefler vaktinde medeni hallerini ve aile durumlarını gösterir karne alıp usulü dairesinde tescil ettirmiş olsalar idi, haklarında en az geçim indirimi hükümlerinin tatbiki suretiyle namlarına hiç vergi tarh edilmemesi de mümkün olurdu. Bu kimseler, namlarına salınmış olan vergilere ve kesilen cezalara mahallî itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunmuşlar, mükelleflerden birisi (Kâzım Kartal) hariç olmak üzere, diğerlerinin 1949 dan beri düğün ve bayramlarda davul ve zurna çalarak kazanç sağladıkları, ayrıca yapılan idari tahkikatla da (İhtiyar heyetleri, bucak müdürlüğü ve belediye vasıtasıyla yaptırılan tahkikat) sabit olduğundan namlarına salman vergiler ve kesilen cezalar mezkûr itiraz komisyonunca tasdik edilmiştir. Mükellefler mezkûr komisyon kararı aleyhine temyiz komisyonuna müracaat etmiş olup (24 Mart 1953) itirazları­nın bu mercice incelenmekte olduğundan muamelenin kaza mercilerince verilecek son karara göre intaç edileceği şüphesizdir.

Cevap 3.  Bir zurnacı hariç, diğerlerinin yaptıkları itirazlar itiraz komisyonunca ret ve matruh vergiler tasdik edilmiştir. Bu tasdik kararları ile birlikte tahsili lâzım gelen vergi ve cezalar mükelleflere ayrıca tebliğ 'edilmiştir. Vergiler 1951 ve 1952 yıllarına ait olup taksit süreleri de geçmiş bulunduğuna göre, tahakkuku tekemmül etmiş bulunan mezkûr vergiler tahsili vacip hale gelmiş bulunmaktadır. Ancak mükellefler itiraz komisyonu kararı aleyhine temyize gittiklerine göre, bunlardan, icranın tehirini usulü dâhilinde talep etmiş ve bu talepleri de mezkûr merci tarafından kabul edilmiş bulunanların vergilerinin, komisyondan karar çıkıncaya kadar, tahsili cihetine gidilmeyeceği izahtan varestedir.

ATIF TOPALOĞLU (Ordu) — Muhterem arkadaşlar, Sayın Bakanın vermiş olduğu izahata müteşekkir kalmakla beraber, Sayın Bakan eğer bu kürsüde partizan bir zihniyetle tarh edilen bu vergilerin bir müfettiş vasıtasıyla tetkik ettirileceğini, bir tahkik konusu yaptırılacağını beyan buyursalardı, Meclisi Âli mesut ye bahtiyar olurdu. Şimdi Sayın Bakan, Ordu Vilâyetinden bu verginin ne suretle tarh edilmiş olduğunu sordular. Elbette minareyi çalan kılıfını hazırlar, çalgıcılık, kanunda, Seyyar Esnaf Vergisine girer. Kanunu eşkâl bu kadar basittir. O zamanki Valinin Ordu gazetesine verdiği bir cevabı size söyleyebilirim. 5451 sayılı Kanunun 53 ve 93 ncü maddelerine göre, vergi tarh edilmiş denilmektedir. Arkadaşlar; mümkün olsa da bu davul ve zurna çalan vatandaşları Meclisi Âlinin huzuruna bir defa getirebilsek. Bunlara vergi tarh etmek değil, bunlara ne suretle yardım yapılacağını düşünmek bizim vazifemizdir arkadaşlar.

14 - 15 Mayıs 1952 günü ben de C. H.P. Genel Başkanı ile beraber Ünye - Fatsa arasında seyahatte bulunuyordum; binlerce vatandaş Genel Başkanı İsmet İnönü’yü karşılamaya gelmişlerdi. Otobüsün içerisinde 4 - 5 vatandaş davul, zurna çalıyorlardı. Ben gözümle gördüm arkadaşlar, tahsildar geldi, otobüsü durdurdu, bu davul ve zurna çalan vatandaşların isimlerini kaydetti, vergi almak için.

Fatsa Kazası tesis edileli 60 - 70 sene olmuştur. Bu memlekette millî bayramlarda, millî günlerde davul, zurna çalan vatandaşlara 60 - 70 senedir vergi salmamıştır. Fatsa maliyesi, Ordu maliyesi tetkik edilsin, bu tarihe kadar, 14 Mayıs tarihine kadar, zurna vergisi adı diye bir vergi tarh edilmiş ve haklarında bir muamele yapılmış ise, ben Bakandan özür dilerim, sözlü soruyu yanlış getirdim derim,

Fakat sureti katiye de burada partizan zihniyetle hareket edilmiştir. Neden? Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanını davul zurna ile karşılamaya gelmişler. Davul zurna çalan vatandaşların isimleri, Ahmet Çay, Mustafa Maden, Kâzım, Ahmet v.si. 6 kişidir.

Arkadaşlar, bunlardan Kâzım ismindeki vatandaş birçok yerlere başvurduktan sonra Demokrat Partiye giriyor, Demokrat oldum diye müracaatta bulunuyor, vergisi kaldırılıyor. Eğer bu haksızlık mevzuu mahallinde önlenmiş olsa idi, ben Meclisi Âliye bu sorumu getirmezdim. Bu vergi salmalı bir seneyi mütecaviz bir zaman geçmiştir. Demişimdir ki, kaymakam anlayışa gelir, malmüdürü anlayışa gelir ve bu vergiyi ortadan kaldırır. Fakat bu olmamıştır, içimizde Fatsa'da kaymakamlık yapan arkadaşlarımız vardır, kendilerini şahit ederim, Fatsa'da Cumhuriyet bayramlarında, 23 Nisan bayramlarında köylerden kasabaya davulcu, zurnacı getirilir. Bunlardan bir defa vergi alınmamıştır. Üstelik bu köylerde davul ve zurna çalan vatandaşların tarlalarından aldıklarından, istihsal ettiklerinden değil, güya davul, zurna çaldıklarından ve kazanç temin ettiklerinden dolayı vergiye tâbi tutuluyorlar. Halbuki bunların davul ve zurna çalmaktan her hangi bir kazançları mevzuu bahis değildir. Zaten senelik gelirleri 333 lira dahi değildir. Bir zurnanın maliyeti ise "2,5 liradır. Zurnanın kendisine yeni tarh edilmemiş, arz ettiğim gibi zurnacılıkla iştigal ediyor, seyyar esnaftır diye vergi tarh ediliyor. Günah değil mi? Bir vatandaşın siyasi âkidesi başka bir partiye mensup diye ona resmî kanallardan vergi tarh etmek suretiyle vicdanını tazyik etmek her halde Yüksek Meclisin tasvip edeceği şeylerden değildir. Bu yol eskimiştir. Bu yollar bizim memleketin ufuklarından uzaklaşmalıdır. Vatandaş itiraz ediyor, bunu zaten tertip eden Fatsa'da D. P. mümessili kaymakamdır, komisyonun başkanıdır. Malmüdürü, ticaret odasından bir üye, belediyeden bir üye olmak üzere komisyon dört kişiliktir. Komisyon üyelerinden belediyeden ve ticaret odasından gelen üye kaymakamla mücadele ediyor, kazanç maksadıyla yapmadı diye ve malmüdürüne itirazda bulunuyorlar, fakat dinleyen kim? 

Arkadaşlar; bir kaymakam, bir malmüdürü o muhite ancak birkaç sene evvel gelmiş olabilir. O muhitte davul, zurna çalanın bunu bir kazanç maksadıyla yapıp yapmadığını bilemezler, o muhitte yaşayan insanlar elbette ki vaziyeti onlardan çok daha iyi bilirler. Belediyeden komisyona yazı gidiyor. Belediyece bir zurnacı ve davulcuları millî (bayramlarda getiririz ve ancak iaşe bedellerini veririz, yemek bedellerini veriniz, kendilerine belediyemiz veznesinden on para ödenmemiştir; denildiği halde vergiler, itiraz komisyonunca tasdik ediliyor. Tasdik belediyeden ve ticaret odasından gelen üyelerin muhalefetine rağmen, kaymakamın komisyon başkanı olması dolayısıyla bir fazla oya sahip bulunduğundan yapılıyor. Maliye Bakanı Sayın Hasan Polatkan mahallinden aldıkları malûmatı bize aktarmış bulunuyorlar.

Temin ederim ki, Sayın Hasan Polatkan'ın vicdanı da bu vergiyi kabul etmemiştir. Beş, altı zurnacı ve davulcu vatandaşımız komisyona müracaat ediyorlar. Yalnız Kâzım ismindeki vatandaş nahiye müdüründen, kazanç maksadıyla çalmamıştır, diye bir tezkere getiriyor, bunun üzerine demokrat olan bu vatandaştan vergiyi kaldırıyorlar. Diğerlerinden, belediyeden müzekkere gelmesine rağmen, kaldırmıyorlar. Binaenaleyh bu memlekette bir siyasi partiye mensup olan vatandaşların vatanda yaşayan diğer muhterem vatandaşlar gibi muamele görmesi lâzım değil mi. Arkadaşlar? Akidelerimizin aksi istikamette oluşu hürmete lâyık olmalıdır. Kanunlar siyasi akidelerinden dolayı kötüye tatbik edilmemelidir.

Çalgıcılık sanatı mutat haline günlerinde, bayramlarında, Millî bayramlarda çalarlar. Bu anane haline gelmiştir. Düğüne davul ve zurna ile iştirak eden davulcu ve zurnacıya iki metre askı verirler, İki metre askı 150 kuruş eder. Bu 150 kuruşluk iki metre askı için sanatı alışılmış hale getirdin diye, kanunlarımızı bu yola da imal ederek vergi almaya kalkarsak vatandaşların vicdanı sıkıntı altında kalmış olur. Sayın Reisicumhurumuz Celâl Bayar 15 gün evvel Cenup vilâyetlerine bir seyahate çıktılar. Birçok davul ve zurnacılarla halk Devlet Reisini karşılamaya gelmişlerdir. işte resimleri. Ben aynı vilâyete sordum: hiç sizin vilâyetiniz dâhilinde davul zurna çalanlara vergi tarh edilmiş midir? Hayır dediler. Binaenaleyh bu memlekette davul zurna millî çalgı haline gelmiştir. Hükümetimiz bu millî çalgıcılarımızı himaye ve teşvik edeceği yerde, filân yerdeki davul zurnacı Halk Partilidir, diye bunlara vergi tarh etmeye kalkarsa, siz de kusura bakmazsınız, biz de buna zurna vergisi deriz…

Muhterem arkadaşlar; Sayın Bakanın buyurdukları ancak kanuni eşkâlden ibarettir. Şimdi Sayın Bakan buyurdular ki, bizim yapabileceğimiz isler yoktur; iş, kaza mercilerine intikal etmiştir. Biz de arz ediyoruz ki, bakanın yapacağı iş vardır. Eğer bakanlık maddi hata olduğuna kani ise, maddi hata vardır diye bu hatayı düzeltebilir. Bu memlekette dairelerimiz bu kadar murakabesiz değildir. Mazinin mahsulü, dediler. Mazide belki bazı şeyler yapılmış, edilmiş. Fakat 27 senelik bir mazide boyla zurna vergisi bulamazsınız.

ATIF TOPALOĞLU (Devamla) — Muhterem arkadaşlar; o gün davulcuların ve zurnacıların yoklaması yapılmış, davulcu ve zurnacıların yoklamasını gizlemek için aynı gün marangozlar ve manifaturacılar Maliye tarafından yoklamaya davet edilmiş. Sayın Bakana bu malûmatı veren makam maatteessüf yalan söylüyor. Sizi temin ederim, tamamen hilafı hakikattir. O gün sureti katiyede ne marangoz yoklaması ne de sair esnafın yoklaması yapılmamıştır. Hatta ben bu sözlü soruyu vermeden evvel bu memlekette hakikaten bazen kötü şeyler yapılı­ yor, vatandaşların vicdanında akis yapmasın diye bir bu malmüdürünün vekâletteki âmirine en az 15 defa müracaat ettim. Dedim ki, Maliye tarihinde davulcu ve zurnacıya vergi kesilmemiştir. İnönü geliyor diye kaymakamlıktan verilen emirle mal müdürlüğü memurunu, tahsildarını yollara dökmüş bunlara vergi kesiyor, neden bu mal müdürü hakkında tahkikat açılmıyor? Bir müfettiş gönderilmiyor? Demiştim. Muhterem arkadaşlar verilen esvap, biz bu mal müdürünü bir ay evvel taltif ettik. Muhterem arkadaşlar, bu memlekette hakikaten kanun ve nizamları tanımayan bir mal müdürünün yaptığı kanunsuzlukları Maliye Vekâleti takdirname ile karşılarsa bizde davul ve zurnacılara yapılan partizan muamelenin haksızlığını daima kürsüye getireceğiz ve mahallindeki D. P. idarecilerini memnun etmeye gayret eden bu kaymakam ve malmüdürü hakkında tahkikatı şiddetle istememizi haklı bulursunuz…”


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?