TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Naim  GÜNEY

Naim GÜNEY

ORDU’YA ŞİFA DAĞITAN MELEKLER “ DOKTOR DİKRAN VE ECZACI ARDEM TORAMAN”

Son yıllarda günlük hayat kargaşası içinde  ‘İnsansız’ bir yaşam modeli kurulmuştur. Bu modelde günümüz insanı yalnız, sanal ve naylon bir hayat sürdürmektedir. İşyerleri ile evlerin arasına sıkıştırılmış olan günümüz insanlarının yaşamları artık mekanikleşmiş, yürekleri ise taş gibi katılaşmıştır. Anadolu’da ise henüz durum daha umut vericidir. Bazı küçük şehirlerde insanlara moral ve neşe veren kimliklere, maneviyatı kuvvetli değerlere, unutulmaz portrelere halen sıklıkla rastlanmaktadır.

Şüphesiz diğer Anadolu kentlerinde olduğu gibi Ordu şehrinin sıcaklığını sağlayan, çok eski yıllardan beri unutulmaz kimlikler ve portreler bulunmaktadır. Ordu’ya kültürel değerler kazandıran o kıymetli insanların unutulmaması ve kayıt altına alınması için kent tarihçileri bir araya gelmeli ve gerekenleri yapmalıdırlar. Her geçen gün mekanikleşen bu dünyada, para için çarpan yüreklerin çoğaldığı günümüzde, yaşamın farklı güzelliklerini keşfetmek, insani değerlere olan inancımızı tazelemek gerekir.

 

Karadeniz’in birçok kenti gibi Ordu da kozmopolit, çok kültürlü bir geçmişe sahip olduğu açık bir gerçektir. Ancak bugün eski günlerden pek eser kalmamıştır.  Politik gerginliklere ve tüm olumsuzluklara rağmen yıllardır, bu ülkeyi terk etmeyen, bu ülke bayrağı altında namusuyla yaşayan, kentlerimizdeki yaşama katkıda bulunan, vergisini veren çok değerli Rum ve Ermeni kökenli vatandaşlarımız bulunmaktadır.

Bu cümleden hareketle; doğduğu topraklarına karşı olan sorumluluklarını her zaman ayakta tutmanın simgesi olan iki muhterem bilim insanından Ordu’luların sevgili Doktor Dikran Amca’sından ve Eczacı Ardem Abla’sından bahsetmeden geçmek mümkün değildir. Ülkemizde yüzyıllardır dostça birlikte yasadığımız gayrimüslim cemaatlerin son kuşak temsilcilerinden olan Doktor Dikran ve kız kardeşi Eczacı Ardem Toraman’da Ordu’da hayatlarını mutlu ve onurlu bir biçimde sürdürmektedir.

DİKRAN ve ARDEM TORAMAN’IN ÖĞRENCİLİK YILLARI

1932 yılında Mıgırdıç ustanın oğlu olarak Ordu’da doğan Dikran, Ordu’daki okul yıllarından sonra 18 yaşında yanında kız kardeşi Ardem’le İstanbul’a giderler. Sene 1951’dir. İki günlük ve 750 soruluk bir imtihandan başarıyla geçtikten sonra Dikran Toraman, İstanbul Çapa  Tıp Fakültesi’ni kazanır. Dikran Toraman o günleri anlatırken “Ordu’da ne sağlam ve güzel bir eğitim almışız ki, İstanbul’daki bu koca okulun sınavlarını kazanabilmişim” diyor. 1957’de okulu başarıyla bitirip, Dahiliye Uzmanı olmak için ihtisasını da yapar. Kız kardeş Ardem ise, bir taraftan abisi ile birlikte yaşadıkları evi çekip, çevirip, abisine bakarken, diğer taraftan Ardem Hanım da Tıp Fakültesi Eczacılık Okulu’nu  1962’de bitirir. Abisi Dikran Bey de o sırada ihtisas yapmaktadır. Kadıköy Merkez Eczanesi, Osmanbey’deki bir eczane ve askeri hastane Ardem Hanım’ın staj yaptığı kurumlar olarak, mesleki görgüsüne büyük katkılar yaparlar. İki kardeşin meslek seçimlerinde aile büyükleri arasında bulunan Doktor ve Eczacıların kuşkusuz önemli bir rolü olmuştur.

 


‘Okul anıları’ deyince, her iki kardeş ağız birliği etmişçesine Alman hocalarından söz ediyorlar. Savaş sırasında Hitler rejiminin gadrine uğramamak için Türkiye’ye gelen bu değerli bilim insanlarının, bizim üniversitelerimize olan katkıları herkesçe malûmdur. Ama “onların” disiplin anlayışlarını, eğitim yöntemlerini, bilimsel titizliklerini bir de öğrencilerinden dinlemek, ayrı bir derinlik kazandırmıştı. Eczacı Ardem Hanım, hocası Prof. Dr. Hayriye Amal’ı unutamıyor. Onun için “ Hayriye Hoca, tam bir Cumhuriyet kadınıydı. Hangi öğrencinin dersi iyi dinlediğini ve konu ile ne kadar ilgilendiğini, kimlerin amfide bulunduğunu anlayan bir hoca idi.   Hayriye Hoca, çok titiz, disiplinli, çalışmayı araştırmayı çok seven ve bu konuda birlikte çalışan elemanlarına gerek çalışmalarında gerekse bunlarla ilgili diğer konularda tam destek verirdi.  Hayriye hoca, aynı zamanda hepimizin özel yaşamımızda karşılaştığımız tüm zorluklarda bizlere moral vermiş, üzüntülü ve sorunlu günlerimizde sıkıntımızı bizlerle paylaşmıştır.” Diyor.

 

Ardem Hanım, Hayriye hoca için şöyle devam ediyor. Hayriye Hoca, her sabah tahtaya ‘ilaç=zehir’ yazarmış ve bu yazının silinmesini istemezmiş. Mesleki sorumluluk, mesleki titizlik duygusu başka hangi yöntemle bu kadar etkin ve güzel anlatılabilir? ‘Cahil olan atak olur’ Hayriye Hoca’nın dilinden düşürmediği bir başka özdeyişmiş. Hayriye Hoca, genç eczacı adaylarına insan sağlığına karşı olan sorumluluklarını, bilimsel titizliğin önemini, doktorlarla birlikte bir çalışma gereğini böyle aktarmaya çalışırmış. Bu ilkeleri ve öğütleri, Eczacı Ardem Hanım’ın 50 yılı aşkın zamandır unutmadığı, dilinden düşürmediği ve hep büyük bir titizlikle mesleki yaşamına uyguladığı düşünülürse, Hayriye Hoca’nın amacına ulaştığı söylenebilir.
Doktor Dikran Toraman, yeni nesle karşı haklı olarak biraz kırgın, o yüzden onlara sitem ediyor. “Gençler dinlemeye açık değil, oysa insanın bilgisini başkasına aktarması kadar güzel bir şey var mı? Biz büyüklerimizin tecrübelerinden öğrenmeye büyük önem verirdik” diye de ekliyor. İki kardeş “paranın ve maddiyatın her şey gibi bu iki kutsal mesleğe de hâkim hale gelmesinden” duydukları rahatsızlığı her vesileyle ifade de ediyorlar.

 

 

DİKRAN ve ARDEM TORAMAN KARDEŞLERİN ORDU’DA ŞİFA DAĞITTIĞI YILLAR

Ordu’da altmış yılı aşkın kendilerini mesleklerine adamış olan Eczacı Ardem Toraman ve Doktor ağabeyi Dikran Toraman, Sırrı Paşa Caddesindeki İtimat Eczanelerinde 1964 yılından beri Ordu’ya hizmet vermeye devam ederler. Ordu’nun nüfusunun onbin olduğu zamanda İtimat Eczanesini beşinci eczane olarak açmışlar. Ordu’lular, bembeyaz saçlarıyla Ardem Hanımı ve Doktor Dikran Toramanı yıllanmış İtimat eczanesinde yıllardır görmeye, selam verip, hal hatır sormaya alışmışlar. Zamana meydan okuyan elli yıllık kauçuk ağacıyla ünlü İtimat eczanesi antika mobilyaları sanki gün görmüşlüğün kokusunu yayar gibiydiler. Eczacı Ardem Hanım babaları Mıgırdıç ustanın Eczanenin açılışı günlerindeki o mutlu heyecanını ve katkılarını unutamıyor. Hâlâ eczanenin ilaçlarının dizili olduğu o klasik gürgen mobilyaları Mıgırdıç usta kendi elleriyle yapmış. Babaları Mıgırdıç usta vefat edene kadar da eczaneden elini, desteğini hiç eksik etmemiş.

Dâhiliye Uzmanı Dr. Dikran Toraman, genç ve dinç olduğu yıllarda bütün şehrin sevgisini kazanmış, merhameti bol olan bir hekimdi. Çünkü Doktor Dikran fakir zengin ayırt etmeden, köy kasaba demeden evlere kadar kah yayan, kah atla, kah ciple yatan hastaların ayağına kadar gitmesi ve çoğu hastasından para dahi almaması gibi üstün insanı özellikleri ile meşhurdu. Orduspor’da da spor hekimi olarak çok güzel ve faydalı hizmetler veren Doktor Dikran Toraman hafızalar kadar gönüllerimizde de yer tutmuş bir markadır.

 

MAHALLEMİZİN DOKTORU, “DİKRAN AMCA”

“Lalenin Bahçesi” adlı bir blogda “Doktor Dikran ve Ardem Toraman” ile ilgili Lale Celepoğlu çok güzel bir hikâyecik paylaşmıştı. Doktor Dikran ve Eczacı Ardem hanımla ilgili olarak Lale Celepoğlu, özetle şu şunları yazmış. "...Biz küçükken boğazımız ağrıdığında ateşlendiğimizde annem bizi hep ona gösterirdi. Çünkü o bizim Dikran Amca mahallemizin doktoruydu. Çocukluğumun geçtiği küçük Ordu şehrindeki eski günleri birden hatırladım. Çelimsiz vücudumla ateşler içerisinde yattığım yatağımdan gözlerimi belli belirsiz açabildiğimde, Dâhiliye Uzmanı olan Doktor Dikran Toraman gözlüklerinin ardından sevecenlikle gülümseyen o gözleri, alnımdaki o sıcak, şefkatli eli unutmak mümkün müydü, bütün şehrin sevgilisi Doktor Dikran Amca´yı? Doktor Dikran Toraman altmış yıla yaklaşan meslek yaşamında halen Ordulu çocukların Doktor amcası, Orduluların Doktor Beyi, Abisidir.

Doktor Dikran Amca ile de ilgili bir şey daha anlatmam gerek. Dikran Amca, Doktordu, kız kardeşi Ardem Hanım ise eczacıydı. Ordu´da ki bir inanışa göre dişi çıkan çocuk dişini, yüksek mevkili, okumuş birinin evinin damına atarsa, o da öyle okuyup, iyi biri olur. Yani hemen her gün bir kaç diş atılırdı, Toraman’ların evlerinin damlarına. Annesi pek eğlenirdi bu durumla, şu taraf daha alçak o taraftan atın, diye taktik bile verirdi. Bu doğru olsaydı bizim mahallenin tüm çocuklarının “Doktor ya da Eczacı” olması gerekirdi. Yani bu tez çürüdü… "

Doktor Dikran Toraman da altmış yılı aşkın meslek yaşamında binlerce Orduluya şifa dağıtmıştır. İlerlemiş yaşına rağmen hâlâ mesleğini icra ediyor. Yıllardır Ordu’lular ile Toraman ailesinin aralarındaki sevgiye, saygıya dayanan bu muhabbet halen gönülleri ısıtmaya devam ediyor. Dâhiliye Uzmanı Doktor Dikran ve Eczacı Ardem Toraman, mesleklerine ilk atıldıkları günün heyecanı içinde Ordu’daki İtimat Eczanesinde hizmete, Ordu’nun dereleri ise hırçın Karadeniz’e akmaya devam ediyor. Dâhiliye Uzmanı Doktor Dikran ve Eczacı Ardem Toraman’a mutlu, sağlıklı uzun yıllar diliyoruz.  

KAYNAKLAR:

Ordu Eczacı Odası Başkanı Sayın Murat Yürür, Hedef Sağlık Dergisi 15. 12. 2010, İstanbul Lale Celepoğlu, Lalenin Bahçesi adlı internet blog sitesi “Dikran Amca” adlı yazısı, 8.2.2017


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.