OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Her Pazar sizlere buluşturduğumuz, Cumhuriyet’in halka yönelişinin bir zamanlar en önemli yöneliş örgütlenmelerinden olan Halkevleri Ordu Şubesi’nin çıkardığı Ordu Halkevi Dergisinin bu hafta dördüncü ve beşinci sayısının içeriklerini inceleyeciğiz.

SAYI 4
19 Mayıs 1944 tarihinde yayınlanan dördüncü sayısında da önceki sayılardaki plâna uygun hareket edilmiştir. Girişte şubenin bir aylık faaliyetlerinden söz edilmiştir. Ancak bu sayıdaki faaliyetlerin fazlalığı diğer sayılara göre arttığını gözlemlemek mümkün. Konuşma köşesinde Sadri Us tarafından 19 Mayıs Ruhu adlı yazı, ayın anlam ve önemine binaen yazılmıştır. Yazıda 19 Mayıs’ın bir tarih olmasından ziyade halkın sosyal yaşantısındaki kalkınmanın da temel taşı olduğu vurgulanıyor.
İkinci sayfada Türk Tarihinden Notlar köşesinde Koca Bir İmparatorluğu Yıldıran 41 Yalın Kılıç başlığıyla Halit Yalçın tarafından işlenen bir yazı bulunmaktadır. Göktürk Devleti döneminde esir edilen 41 Türk’ün bağımsızlık için verdiği mücadele anlatılmaktadır. Yazının ortasında ise Napoleon Bonapart’ın, ‘’Türkler öldürülebilirler ancak mağlup edilemezler’’ sözü yer almaktadır.
Üçünc sayfaya geldiğimizde ise İnönü’nün Vecizeleri başlığı altında İsmet İnönü’nün 1927-1932 yılları arasında söylediği 8 manalı söz yer almaktadır. Bunlardan en dikkat çekeni ise, ‘’Çektiğimiz sıkıntı açık manasıyla parasızlık değildir. Çektiğimiz sıkıntı bilgi sıkıntısıdır’’ sözüdür. Dördüncü sayfada oldukça dikkat çekici bir derleme çalışması yer almaktadır. Folklor köşesinde Uzunisa Köylerinde Tiyatro başlığında Fevzi Güvemli’nin çalışması yer almaktadır. Köy tiyatrosu olarak değerlendirdiği oyunun diyaloglarına geçmeden oyunun akışıya ilgili bilgi verilmiştir.
Altıncı sayfada Seziler köşesinde Doğan Köymen’in Korku-Cesaret yazısı konuyla ilgili atasözleriyle kurgulanmıştır. Yazının sonunda Türklerin tarih boyunca ölümden korkmadığı, yaşamak kadar ölümü sevdiği de belirtilmiştir. Yedinci sayfada A. Orhan Arıtan’ın Sancak adlı şiiri dalgalanan bir Türk bayrağı fotoğrafı altına işlenmiştir. 10 beyitlik şiirin her bir beyti kendi arasında kafiye örgüsüne sahiptir. Sekizinci sayfada ise Murad Sükûtî Karaca’nın Hicran Çeşmesi adlı 6 dörtlükten meydana gelen şiiri vardır. abab/cccb/dddb/…/gggb kafiye örgüsüyle yazılan şiir bir mehtap fotoğrafı altında yer almaktadır.
Dokuzuncu sayfaya geldiğimizde de karşımıza yine bir şiir çıkıyor. Cem Havzanlı tarafından yazılıp Niyazi Doğu’ya ithaf edilen şiirin ismi; Keçiköyü’nde… 6 dörtlükten meydana gelen şiir Keçiköy özlemini ve sevgisini işliyor. Şiirin üzerinde bir de Keçiköy fotoğrafı yer almakta olup şiirin kafiye örgüsü: abab/ cccb/dddb/…/gggb şeklindedir. Onuncu sayfayı çevirdiğimizde Tetkikler köşesinde bu defa karşımıza Sıtkı Can çıkıyor. Ünyeli Ziya Behlül adlı biyografik yazısında Ziya Behlül’ün kısa süren yaşamı duygusal bir hava içinde işlenmiştir. Şiirleri ve sanatı hakkında da bilgi verilen Ziya Behlül’ün Adalet’e adlı şiiri sayfanın sonunda yer almaktadır.
On birinci sayfada geçen sayıdan devam eden bir yazı bulunmaktadır. Hukuçu Gözü İle köşesinde Mehmet Ali Sebük’ün Mücrimlerin Kültür Seviyesi adlı yazısına devam edilmiştir. Yazıda tutukluların kitaplardan verilen eğitim yerine sözle eğitim sonrasında daha iyi netice aldıkları tespiti dkkat çekicidir. On ikinci sayfada Felsefe Kırıntıları başlığından Gustav Löbon’dan alınan 6 felsefi söz yer almaktadır. On üçüncü sayfada Terbiye köşesinde Ordu İlköğretim Müfettişi Halil Gürpınar’ın Aile ve Okul Çocuğu İyi Tanımalıdır adlı yazısı mevcuttu.
On dördüncü sayfaya bu defa iki farklı şiir sıkıştırılmış. Aklın Aczi adlı şiir Selahattin Kurtuluş’a Eskisi Gibi adlı şiir de N. Ökmen’ e aittir. Her iki şiirde serbest stille yazılmıştır.On beşinci sayfada Ziraat köşesinde yine Huriye Genç tarafından zirai ürünlerin sorunlarına yönelik bir çalışma yer almaktadır. Elma Ağaçlarına Arız Olan Zararlı Böcekler başlığında üreticilere uyarılar yer almaktadır.

Dördüncü sayının son sayfasına geldiğimizde ise Kim Bozmuş adıyla nükteli bir olay anlatılmıştır. Abdülhamid döneminde yaşanan olayda padişahın uyguladığı istibdad eleştirilmiştir.

12351629_10153765052009269_522448522_o

SAYI 5

Ordu Halkevi Dergisinin bu sayısı 4. Sayıdan 6 ay sonra yayınlanabilmiştir. 19 Kasım 1944’te yayınlanan 5. sayı da içerik olarak diğer sayılarla aynı paralellikte çıkmıştır. Giriş kısmında Ordu Halkevi Şubesi’nin 6 aylık çalışmalarının bilgisi verilmiştir. Birinci sayafada Konuşma köşesinde derginin yayın sorumlusu Sadri Us’un İnanıyoruz adlı yazısı bulunmaktadır.Yazıdan anlaşıldığına göre, 2. Dünya Harbi’ne sembolik de olsa katılan Türkiye’nin o dönemdeki savaşa girme ihtimalleri değerlendiriliyor. Türk ordusunun her zaman ve her koşulda başarılı olacağına vurgu yapılıyor. 

İkinci sayfada Türk Tarihinden Notlar köşesinde Halit Yalçın’ın Kosova adlı araştırması bulunmaktadır. Kosova’nın Türklerin ele geçtiği Sırpsındığı Savaşı sohbet havası içerisinde anlatılmıştır. Yazının ortasında da İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ın Türklerle ilgili bir de anısı yer almaktadır. Dördüncü sayfaya geldiğimizde Seziler köşesinde Doğan Köymen’in Mehmetçik adlı yazısı karşımıza çıkıyor. Askerliğin önemine binaen Türk aydının da kalkınmada öncü olması gerektiği işleniyor. Beşinci sayfada Fevzi Güvemli’nin dördüncü sayıda yer alan Uzunisa Köylerinde Tiyatro derlemesine devam edilmiştir. Altıncı sayfada yine bir folklor araştırması yer almaktadır. Suna adlı bir araştırmacının Bir Kına Gecesinde Dinlediklerim adlı derlemesi oldukça ilginçtir. Kına Gecesi geleneğinin o günlerdeki durumu hakkında bilgi vermekle beraber okunan kına türkülerinin sözleri daha önce tesadüf etmediğimiz türden:

Ocağımızın taşı kara
Yüreğimin başı yara
Sabahleyin kalk da anam
Kızım diye yerim ara…

Yedinci sayfada Âşık Ömer’den alınan Hey Dedi Âşık Ömer adlı koçaklama türünde bir şiir yer almaktadır. Hecenin 11’li ölçüsüyle yazılan şiir 9 dörtlükten meydana gelmektedir. Bayrak ve vatan aşkı, kahramanlık edası içerisinde işlenmiştir. Sekizinci sayfada ise Konya’dan gönderilen bir şiir yer almaktadır. Murad Sükûtî Karaca’nın Ordu’ya Tahassür adlı şiir 6 dörtlükten oluşmakta ve 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır. Ordu hasretinin işlendiği şiirin üzerinde bir de Ordu fotoğrafı yer almaktadır.Dokuzuncu sayfada yine bir şiir karşımıza çıkıyor. Taflandağlı mahlaslı bir şairin Murad Sükûtî Karaca’ya ithaf ettiği Taflandağlı’dan adlı şiir 6 dörtlükten oluşmaktadır. Şiirin üzerinde Ordu sahilinden bir fotoğraf bulunmaktadır.
Onuncu sayfaya geldiğimizdeyse Terbiye köşesinde İlköğretim Müfettişi Halil Gürpınar’ın İlköğretim Savaşı adlı denemesi gözümüze çarpıyor. Cumhuriyetin ilerlemesinin iyi bir eğitim almış nesille mümkün olacağı irdeleniyor.On birinci sayfada ise İnönü’nün Vecizeleri başlığı altında İsmet İnönü’ye ait 1923-1939 yılları arasında söylediği 11 cümle bulunmaktadır. On ikinci sayfayı çevirdiğimizde Manzun Hikâye köşesinde Yalçın Kaya’nın Köye Doğru şiiri yer alıyor. Köy öğretmenlerine yazılan şiir oldukça güçlü bir üslûpla ele alınmış.
On dördüncü sayfada Ziraat köşesinde bu sayıda farklı bir hastalık işlenmiş. Şarbon hastalığının belirtileri, ortaya çıkışı ve tedavisi konusunda bilgiler yer almaktadır. On beşinci sayfada yine bir önceki sayıdaki gibi Felsefe Kırıntıları başlığı altında yol gösterici sözler bulunmkatadır. Son sayfaya geldiğimizde ise İngilizceden bir çeviri yazısı yer almaktadır. Cahide Sevgen’in V. Hugo’dan çevirdiği Kader adlı Düşünceler köşesinde bulunmaktadır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.