istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Ağır Ağır Giden Eller...

Muharrem Ertaş, alır sazı eline, başlar söylemeye; “Kalktı göç eyledi Avşar elleri .... ağır ağır giden eller bizimdir”

Biz de o hesap, kalktık geliyoruz, Ordu’ya!

Bir ay uzun bir zaman, sorarlar adama bir ay İstanbul’da ne yaptın. Yemin etsem başım ağrımaz. Ordu ile kalktım Ordu ile yattım. Rüyalarımda bile Ordu’nun 40 kapılı hanlarındaydım. Anadolu bir zamanlar İstanbul’a ürettiklerini gönderirdi. Şimdi bu tersine döndü... İstanbul’dan ne gelirse (daha çok ithal ürünler) zincir marketlerde o satılıyor. Burada hangi marketten alış veriş yapıyorsam, Ordu’da da (bir iki istisna hariç) aynı markete gidiyorum. Tüketim toplumu dedin mi ilk akla gelen nedir? Üretmeyen tüketen... Yani biz; Pazar ekonomisi dedikleri her ne ise onun kurbanlarıyız.

***

Bir yakınım bundan birkaç yıl önce şöyle dedi: “Artık Ordu’da da her MARKA var, neden İstanbul’a gidelim ki...”

Marka ürün mağazalarının bir özelliğini de keşfetmekte gecikmedik... Efendim; “A” marka Ordu’da bir giyim mağazası açtı ise “B” markası da açmak zorunda kalırmış... Marka ürünler satan zincir mağazaların yüksek kiralar ödedikleri biliniyor. Peki, zarar ederse bir mağaza, kapanıyor mu? Hayır kapanmıyor. Peki ne oluyor? Başka ilde kazandığı bu tip zarar eden mağazaların ayakta kalmasını sağlıyor.

Ordu’da şu sıra bizim de marka ürünlerimiz olsun, sayıları artsın, Pazar pastasından bir kıymık da biz koparalım heveslileri var. Yukarıdaki küçük örnek (A ve B) nasıl “marka” olunacağını gösteriyor.

***

Ayda 50 bin lira kira, 10 çalışanına dört bin lira asgari ücret farkı, aydınlatma, sigorta ve benzeri giderleri “ödeyemez” hale gelince “kapatıyoruz”!!!

İşyeri sahibine yanaşıp sordum: Nereye gidiyorsunuz? –“Geldiğimiz yere... İstanbul’a” dedi.

“Deli Kassab” bile iki ay zor dayandı, geldikleri gibi gittiler İstanbul’a...

Benim merak ettiğim, o yüksek kiraları ödeyecek ikinci bir babayiğit bulunur mu?

Bunu düşünüyorum. Bir ürünün ayağını kaldırır, kaldırır, bir yere kadar gelirsin... Ekonomik çöküntü başladı mı, bu bumerang etkisi yapar, her kesimi vurur.

***

Ordu’ya gelince ilk yapacağınız nedir, diye soracak olursanız; dar bir alanda dişe dokunacak kadar üretim yapmak...

Yayla komşularımla sürekli irtibat halindeyim. Onlar patatesi, pancarı, bezelyeyi, pazıyı, havucu, maydanozu dikmişler, çilekliklerin arasını temizlemişler... Er fasulye’ye gelince hava henüz “sert” diyorlar. “don” vurgunu yerse, yeniden dikmek gerekirmiş...

Uzun uzun neden anlatıyorum; Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, bu sabah FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın konuğuydu. İzlemeyenler neleri kaçırdığını bilemezler.

...Ne ise, yaylaya bir an önce gidip mutlaka üretim yapmam gerekiyor. Keşke Birol Uzunlar kadar becerikli olsam... Onun becerilerini kıskanmadan, yaptıklarını yapabilsem...

***

MEDYA NOTU: Emlak Vergisi ilk taksiti bu ay sonuna kadar ödenmesi gerekiyor. Parası olan için her şey güllük gülistanlık demeyin... Şu sıra iki yakası bir araya gelip düğmeleyebilecek mükellef sayısı, yüzde 10’u geçmez... Onlar da dişinden tırnağından artırdıklarını yatıracaklar. Bir diğer husus: Ordu, Emlak Vergisi en yüksek olan iller arasından hızla düşmekte. Türkiye birinciliğini ha kaptıracak, ha kaptıracak...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.