sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Aidiyet üzerine politika

Bir siyasi figür çıkıyor: Ekrem İmamoğlu, ”İstanbullu değil, Trabzonlu”!

Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ankaralı değil, Makedon”!

Mansur Yavaş, yedi göbek Ankaralı olduğunu açıklamak zorunda kalıyor. Ekrem İmamoğlu’nun böyle bir açıklamaya gereksinimi yok.

Diliyle, söylemiyle, “Aslını inkâr eden haramzadedir” diyor zaten... Doğrusu da bu. Aidiyetlerimiz, bizim olmazsa olmamız.

***

Burada bir ayrıntıya parmak basacağım. Prof. Dr. Hüseyin Kaptan Orduludur. İstanbul Metropolitan Planlama (İMP’nin) başına getirilen şehir plancısıdır. Ordu ve Trabzon’un imar planları müellifidir. Onun bir değerlendirmesini buraya almanın tam da zamanı. Kaptan Hoca, iki ilin (Ordu/Trabzon) nüfus hareketlerini geniş bir ekiple araştırıyor. Ordu merkez (Altınordu) ilçesinden başka kentlere gidenler, bir de  Ordu’nun diğer ilçelerinden merkez ilçeye gelenlerin envanteri çıkarılıyor. Buna göre şehir (doğu/batı/kuzey/güney yönünde gelişeceği gözlemlenerek şehir imar planı ve mücavir (gelişme) alanlar paftalara işleniyor..  Tıpkısının aynısı çalışmanın Trabzon’da da yapıldığını biliyoruz.  Şimdi bilmediğimize gelelim... “Ordulu bir ilçeden diğerine, bir ilden diğer il’e  göçerken, köklerine bağlılığı azalıyor; Trabzonluların ise, bunun tam tersi, köklerine bağlılığı asla bırakmıyor.”  

***

Bu  “aidiyet” üzerine (1970’li yıllardan bu yana) kaç yazı yazdığımı hatırlamıyorum, ama ne yazdığımı biliyorum. Trabzonluya “Evini ‘bize’ sat” diyemezsiniz. (100 ederi olsun, 1 milyon teklif edin) alacağınız cevap  şu olacaktır: “Hemşerim, sen bizim köklerimizi mi kurutacaksın?” olacaktır.

***

Siyasetin dili (nedense) aidiyetler üzerinden politikayı çıkar bir yol kabul ediyor. Aslında yanlış bir politika!

Hele bu İstanbul ve Ankara gibi iki mega kentte yapılıyorsa daha da yanlış... Soy/sop, dil/din üzerinden giderseniz, Anadolu’yu boşaltmamız lazım(!)

Görüyorsunuz işin şakası bile yapılamıyor.

Güvencemiz Türkiye Cumhuriyeti Anayasası... Açın 10 Maddeyi okuyun: “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”

Demek ki Anayasa bizi parçalayıp ‘sen şusun, sen bucusun’ demiyor.

Kanun önünde “Eşitlik İlkesi” tamdır ama gel gör ki; bir kısım insanların kafasında ilkellik, kafatası ölçümleme hastalığı var.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.