Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Arabayı atın önüne koşmak

 

Bu deyim, tamda 52’lik… Biliyorsunuz (bilmeyenlere sözüm yok) iletişim kanalları, senin benim değil, kamunun malıdır. Kamusal hizmet verir.

Kamu malı sadece hazineye kayıtlı mülk değildir. Bir kurum (tüzel kişilik) kamusal hizmet görüyorsa o sadece iki türlü denetlenebilir.

  1. İç (etik değerlere uymak)
  2. Dış (denetlenebilir olmak)

Bir iletişim kanalının kapısını kapatmak için, zabıtanın müdahalesi en son akla gelen olmalıydı; unutulmuş, atlanmış…

Seçeneklerin en kötüsü; arabayı atın önüne koşmakta bulunmuş…

 Kanal 52 televizyonu çalışanları, kısa süren bir kararsızlığın ardından yayınını durdurmamış, yayın aracını devreye sokarak, paket yayınını sürdürmüştür..

 Buraya kadar anlaşılmayan bir şey yok sanırım.

***

Konu: Bozuk mal satan bir ticarethanenin kapatılması olsa, susarsınız.

Konu: Bir iletişim kanalının yayınının durdurulması, dolayısıyla susturulması olunca, burada biraz durmanız; on kez düşünüp bir kez konuşmamız gerekir.

Bakınız;  siz,  sadece kanal 52 televizyonunun kapısını kapatmadınız, halkın özgürce haber alma, kanallarını da kapattınız..

Belediye; işin bir de bu yanını düşünerek daha anlaşılabilir bir yol izleyebilirdi.

Bazı hallerde “dediğim dedik, öttürdüğüm düdük” pek sevimli kaçmıyor.

*** 

Söylediğin değil, durduğun yer önemli

  Şehir Hastaneleri üzerine zaman zaman düşüncelerimi yazdım. Yap, işlet modeli bize göre değil dedim!

Yüzde 65 doluluk ne demek? Yeteri kadar hasta gelmeyince, hastaneyi yapıp işleten firmaya devletin, bir “müşteri” güvencesi mi?

 Çalışan doktorlar, döner sermayeden pay alamaz… Onlar maaşlarını bilecek; ne demek?

***

Nitekim duymak istediğim ses Tabipler Odası Başkanı Doç. Dr. Özgür Enginyurt’tan geldi.

Enginyurt; basın açıklamasında, “Sağlıkta sınıfta kaldık” dedikten sonra, önemle bir hususun altını çiziyor:

Ordu’da yapımı planlanan 800 yataklı şehir hastanesi elbette sağlık anlamında şehrimizin birçok problemini çözecektir ama gerek işletme modeli, gerek üniversite kampüsüne uzaklığı, gerekse kapasitesi nedeniyle Tıp Fakültemizin eğitim anlamında ihtiyaçlarını karşılamada eksik kalacaktır.”  

Ah ah; bu da oldu!

 Üniversite kampüsü içinde düşünülmesi gereken hastane gele gele Botanik Parka geldi.

 Yanarım yanarım, Botanik Parka yanarım!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.