Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Aş kapısı Devlet kapısı

İlk sayı 110 bindi. İşsizliğin yoğun olduğu illere kafadan 2 bin kontenjan ayrıldı. Devlet destekli bu projeye ilk toplu müracaat Rize’de oldu. İŞKUR’un önünde kadınların çoğunlukta olduğu uzun kuyruk oluştu.

Ordu İŞKUR kapısı önünde henüz bu sayıda bir yığılma olmadı. Olmadı diyoruz, olmayacağı anlamına gelmez. Bizim işsizimiz, Rize’nin işsizinden daha az değil!

Biraz geriye gidildiğinde, yıllık kazancı 1500 doların altında olan ve süper süper teşviklerden yararlanan iller arasında olduğumuz unutulmamalıdır. O zaman, bu teşviklerden yararlanan 36 ilin ekonomisi bugünde düzelmiş değil. Bugün kişi başına yıllık gelir ‘göreceli’ 11 bin dolara çıktı ama bu illerin yoksulluğu bitmedi. Hâlâ devletten, yoksuluna/işsizine kol kanat germesi isteniyor.

***

Türkiye’nin işsizler ordusu TÜİK’e göre 3,5 milyon.

Bu kadar işsizin olduğu yerde ilk sayı 110 bin. Bir de bu sayı referandum öncesi az bulunmuş olmalı ki sayı 2 milyona çıkarıldı.

Ordu ili bu bakımdan (yukarıda saydığım gerekçeler dikkate alınırsa) şanslı illerden… 110 binde 2 bin, 2 milyonda ise 20 bin işsizimize iş kapısı açılmış demektir.

Yalnız, bu sayıda insanımızı hemen mi işe yerleştirecekler yoksa bir yatırım planı dâhilinde önümüzdeki 6 yılda mı?

Söylemlerde bu açıklığı göremedik.

 2023 Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yılı. Her bakımdan büyük hedefler yılı.

***

AKP, 2002 yılında iktidar oldu. Türkiye 15 senede “Yeni Türkiye” oldu. Eskisi Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel’in “Büyük Türkiye”siydi. 

DSP’nin Genel Başkanı Bülent Ecevit’in Türkiye’si ise daha farklı bir Türkiye idi: “Toprak ekenin, su kullananındı”!

İşte o yıllarda Başbakan Bülent Ecevit: İşsize iş buldu. Dağ/bayır taş… Taş toplamak, yeni tarım alanları açmak umut kapısı oldu. Bugün ne kadar alan taşlardan temizlendi, tarıma açıldı bilemiyoruz.

Örneğin Buğday üretimi, bildim bileli 20 milyon ton civarında…  Her türlü gelişmiş tarım aletleri kapımızda ekip/biçiyoruz, yetmiyor. Buğday açığımızı ithalatla karşılıyoruz.

***

Şu an önümüzde “uyum yasaları” var. Sen şu kadarını üreteceksin, şu kadarını bizden alacaksın… Ülkenin yıllık şeker tüketimi 2 milyon ton mu? Bir milyon tonunu kendi üretiminden karşılayacaksın, bir milyon tonunu “uyum yasaları” gereği ithal edeceksin.  

***

Konu giderek dal budak salmaya başladı. Toparlarsak, 2 milyon istihdam da hangi alanlarda istihdam?

Tarım da mı, sanayi de mi?

Tarım deyince biraz firene basalım. 

Hangi tarım!?

Örneğin; 20 milyon ton şeker pancarı üretecek ve bundan 2 milyon ton şeker elde edeceksiniz.

Yahu, nüfus nerede?

Nüfusumuzun bir zamanlar (benim çocukluğumda) yüzde 77’si kırsalda idi. İnsanlar, tarım ve hayvancılıkla uğraşırlardı. Türkiye’de bugün tam tersi bir durum söz konusu…  Kırsal nüfus hızla kentlere taşındı. Artık işsizler ordusu kırsalda değil kentlerin varoşlarında!

Ne verirse mabud, ne eylesin Mahmut” deyip yaşayıp gidiyorlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.