Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Bir ürünün üretimi mi, yoksa pazarlanması mı?

Biliyorum, soru biraz anlamsız oldu. 

Üretimi olmayan bir malın pazarlanması olur mu?

Önce üreteceksin…

Kaliteye önem vereceksin…

Kalite, üreticinin alnının akıdır.

Tüketicisinden, emeğinin bedelini isterken ürününün kalitesini aslanlar gibi savunabilmelidir.

***

Yukarıdaki “şablon” fındık üreticisi için geçerli değildir.

Bir defa fındık üreticisi, tüketicisini görmez.

Aracıyı görür, aracı dediğimiz manavdır, tüccardır. Bir değil, bir iki kademe daha vardır arkada… Görünmez olanlar para babalarıdır.

Sistem şöyle çalışır. En tepedeki, ihtiyacı olan fındığın dalından koparılmasını, kurutulmasını, pazara inmesini beklemez. 

Bölgemizde finansman zorluğu çeken firmalar önceden (alivre) satışa  –mecbur- bırakılır.

Sizin anlayacağınız üreticinin daldaki fındığı çoktan satılmıştır.

Tabii -serbest piyasa kuralları gereği- fındık pazara indiğinde fiyatı alivre satışların altında tutulacaktır.

***

Bölge’de üretici cephesinden sesler yükselir: 

“Devlet, taban fiyat versin!”

Arkadaşlar, eğri oturup, doğru konuşalım:  Devlet taban fiyat verse de üretici ile tüketici arasındaki mesafe o kadar uzak ki… Bu ses duyulduğunda çok geç olmuştur.

2002 yılında BİRLİKLERE,  A.Ş. statüsü kazandırılmıştır. Devlet güdümlü FİSKOBİRLİK, devlet adına alım yapmaktan uzaklaştırılmıştır.

Demem o ki; serbest piyasa kuralları tüm müdahalelerden arındırılmıştır.

Üretici, kooperatif ve onların bağlı olduğu birlikleri hep birilerinin arpalığı olarak görmüştür.

Böyle gördüğü için de yok olup gitmesine seyirci olmuştur.

***

Alan Bazlı Gelir Desteği artan girdi maliyetleri karşısında devede kulak kalmıştır. Dekar başına üretim artmamış, ürün kalitesi yükselmemiş,  kuruluş amacı buğday gibi stratejik ürünleri depolamak olan TMO devreye sokulmuştur… Uygulanan fiyat politikası, ödemelerinin zamana yayılması gibi nedenlerle TMO piyasada dengeleyici bir rol oynayamamıştır.

***

Ülke genelinde son yıllarda –daha çok CHP’li belediyeler-  üretici ile tüketici arasındaki aracı sayısını azaltmaya yönelik çalışmalar yaptı. Doğrudan alış ve tüketiciye direkt ulaşım kanalları açıldı.

Şu an tüketici piyasasının yüzde1’ni dahi kontrolden uzak bu kooperatifler, yine de teşvik edilmelidir!

***

Toparlayacak olursak, fındık üreticisinin kolu kısa, Avrupa’ya kadar uzanamıyor. Fındığın iç piyasada tüketimi ise tamamen özel sektörün elinde!

Bu el de yeterli değil.

Aklıma takılan, bölgeye çalışmaya gelen işçileri “BEN” konuk edeceğim, onlara sağlıklı bir ortamda kamp kurmalarını sağlayacağım diyen Büyükşehir Belediyesi, pek ala fındık satış büfeleri açabilir.  Kâr payı masrafları karşılayacak seviyede tutulabilirse, pek ala başka başka şehirlerden gelecek taleplere de cevap verilebilir.

***

MEDYA  NOTU:

Gülyalı İlçesi “Çikolata Parkı” daha farklı bir çalışma. Bilgi sahibi olmadan fikir yürütmeyeceğim!

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.